ALİ ŞERİATİ

Ali Şeriati Hüseyniye-i İrşad

Kull. Adı    

:

Şifre 

:  
     

Yeni Üye - Şifremi Unuttum

Modernizm’le Hesaplaşma Çabasında Bir Aydın: Ali Şeriati Portresi / Aydın HIZ
Kendisi Olmayan İnsan
Dünya Görüşü ve İdeoloji
Şia
İran ve İslam
Tüm medyalar için tıklayınız...
Tefsir Dersi

Sesli ve Görüntülü Medya

Ali Şeriati Belgeseli
Belgesel

Tüm Arşivler İçin Tıklayınız...

Aşk ve Sevgi... / Dr. Ali ŞERİATİ
Hangi Kur’an / Ali ŞERİATİ
DİNE KARŞI DİN
DUA / II
Sendin / Muhammed CAN

İSLAM BİLİM DERSLERİ BAŞLIYOR

TARİH :19-03-2009

23.03.2009 tarihinden itibaren İslam Bilim dersleri başlıyor

Dr. Ali Şeriati'nin İslam-Bilim adlı konferanslarından oluşan eserini dersler halinde yayına hazırladık. Site üyelerimiz ve ziyaretçiler burada yayınlanacak dersleri takip edebileceklerdir. Pazartesi ve Perşembe günleri yayınlanacak olan dersleri muntazam takip edip tartışan takipçiler muayyen bir vaktin sonunda bu önemli dersleri bitirmiş olacaklardır.

Derslerin bitiminde takipçiler tarih bilinci, tarih felsefesi, toplumsal tevhid ve toplumsal şirk, ideal insan, toplumbilim, tevhidi dünya görüşü, altyapı ve üstyapı, ideoloji olarak İslam, varoluşçuluk, materyalizm, alinasyon, Marksizm gibi birçok önemli konu hakkında önemli bilgiler edinmiş olacaklardır. Hem derslerin takibi hem de dersler üzerine yapılacak tartışmalarla Doktor'un öğrencileri olarak O'nun fikirlerini tanımış, tartışmış ve belki ümidimiz odur ki ilerilere taşımız olacağız



Tüm haberler
.....................................................

ÜYE OLUN

TARİH :17-03-2006

Siteye üye olun yeniliklerden hemen haberiniz olsun.

detay
Tüm haberler

.....................................................

TARİH : 2012-11-01 -- 10:40:30 tarihinde mesut tan tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : hakkari
s.a,,, acaba ali şeriatinin külliyatinin fiyati ne kadar...

Bugün 296
Toplam 2925692
En Fazla 24295
Ortalama 957
Üye Sayısı 4878
Bugün Üye Olan 0


.: Yazarlar :.
Hangi Kur’an / Ali ŞERİATİ

Evet, sen Kur'an diyorsun, ama hangi Kur'an? Cehaletin elinde teberrük edilip kutsanan bir nesne olan Kur'an mı? Cinayetin mızraklarının ucundaki Kur'an mı? Yoksa çeyrek yüzyıldan daha az bir sürede, çölün dağınık ve düşman kabilelerini birleştirerek, dünyanın egemen güçlerini -Bizans, Sasani- çökerten, insanlığın kaderini ele geçiren, devrimci yapısıyla insanlık tarihinde yepyeni bir medeniyet ve kültür meydana getiren bir kitap olarak mı Kur'an?

 

Daha çok hayata, bilgiye, izzet, kemal ve cihada yönelik! Yaklaşık yetmiş suresinin adını insanı ilgilendiren konulardan alan bu kitap; yaklaşık otuz süresinin adını maddi fenomenlerden alırken, yalnızca iki süresinin adını ibadetlerden alan bir kitap!.

 

Bu kitap, "dostunun cehaleti" ve "düşmanının hilesiyle" yapraklan açıldığı günden beri, yaprakları masraflı olmaya başladı. "Metni" terk edilip "cildi" revaç bulduğundan beri adı "okumak" anlamına gelen bu kitap, okunmaz oldu. Kutsama, teberrük ve mal kazanma işleri gördü. Toplumsal, ruhsal ve düşünsel mesele ve dertlerin cevabı bu kitapta aranmadığından beri, onda soğuk algınlığı, romatizma türünden bedensel hastalıkların şifası aranır oldu. Uyanıkken terkedip, yatarken başlarının üstüne asarak uyuduklarından beri, görüyorsun ki ölülerin hizmetine sunulmakta, ölüp gitmişlerin ruhlarına ithaf edilmekte ve sesi yalnızca mezarlıklardan duyulmaktadır.

 

[Anne Baba, Biz Suçluyuz]

 

Kur'an ve Sapma

 

Okumanın, düşünmenin, aydınlanmanın, kavramanın, bilinçlenmenin, yol bulmanın [hidayet], ayağa kalkmanın [kıyam], amel etmenin kitabı olan Kur'an; izleyicilerinin, yükümlülük, seçebilirlik [furkan] ve insani sorumluluğu adına önerdiği tek çözüm; "İstihare" olan, teberrük edilen bir kitap biçimine dönüştürüldü. İzleyicilerinin ona" karşı görevi: Kupkuru bir yüceltme, takdis, tazim, teberrük ve öpmek.. Abdestsiz el sürmemek, bir kılıfa geçirerek aynanın kenarına veya duvarın yüksek yerine asmak... Kundağın yanına, yeni evin kapısına, misafirin başucuna... Bazı sureleri / ayetleri de cadıca işlevler, özel törenler, tılsım ve büyüler, cin ve romatizma kovup-gidermeler, büyük büyülerin düğümlerini atmalar... için kullanılır oldu.

 

Bundan önce dindarlar, sömürgecilik ve emperyalizmin boyunduruğunda olmalarına rağmen; gündeme gelen dini amel; dini tavır onlar için şu anlama geliyordu: Bireysel günahlardan arınmak, ibadetle ahiret için sevap devşirmek, Rasul ve imamlar ile salihlerin şefaatini kazanmak... Peki ya emperyalizm ve sömürgecilik?!!

 

...Fakat Kur'an, kutsal rafından eğitim, öğreti ve düşünme saikiyle inince, onlara; Ahiret'teki kurtuluşun, bu dünyadaki kurtuluşa bağlı olduğunu, Cennetin yolunun, özgürlük, izzet, uyanıklık, bilgi ve bilinçten geçtiğini, bu dünyada zillet üzere ölenin orada zillet üzere kalkacağını, burada kör olanın orada kör olacağını öğretti.

 

... Bildiler ki; "zulme rıza gösteren zalimin ortağıdır". Müslümanın yaşamı "akide ve cihad ile sağlamdır". Peygamber ve izleyicilerinin sünneti; bireysel riyazetler, kulluk, telkin ve uyuşturucu ibadetler değildir, "cihad ve şehadettir." Kur'an'ın getirdiği ruhbanlık değildir. "Peygamber silahlıdır", Risaletin hedefi bilgi-bilinç ve adalettir.

 

...Kur'an halkı uyandırdı. İslam'ın en büyük görevi, her şeyden önce toplum ve düşüncedeki çöküş etkenlerini kökünden kazımaktır. Taharet ve necasette yeni bir bölüm keşfetme, ziyaret yoluyla şehid sevabını kazanma[!], kelam-fıkıh çekişmeleriyle uğraşma yerine, silahını kapıp Fransız sömürgeciliğini yok etmektir.

 

...Eğer Kur'an, kitap olsa, okunup anlaşılsa, gündemi İşgal etse; eğer mü'minlere, "O konuşuyor, hitabı sanadır, kulak vermeli, ne dediğini dinleyip kavramalısın" dense, kurtuluş bağışlar, izzete ulaştırır, uyandırıcı ve yapıcı olur. Kur'an bu gücü yalnızca geçmişte göstermiş değildir, bugün de böyledir. Salt geçmiş, Roma-Sasani emperyalizmine karşı değil, çağdaş/modern sömürgecilik ve emperyalizme karşı da bu gücü verir.

 

... Kur'an'ın tarihteki izleri araştırılmalı. Son yüzelli yıldır sömürgeciliğin Asya ve Afrika toplumlarındaki düşünsel, kültürel ve politik saldırılarına karşı koyuş yöntemlerini incelemeli. İşte bundan sonra tanır ve görürsün ki, bu kitap, düşünce, özgürlük ve adaletin kitabıdır.

 

[Anne Baba, Biz Suçluyuz]

 

Kur’an’ı Anlamak

 

Şimdi yine aynı kitap önümüzde bulunuyor; gerçi mesaj getirici değil; ama mesajı var. Bu mesaj bize sorumluluk yüklüyor. İşte bu yüzden ben tarih dersini bu aşamadan sonra Kur'an'dan alacağım. Bundan sonra bütün incelemelerimi Kur'an üzerinde yoğunlaştırmaya karar verdim. Bugüne kadar çeşitli konuları, çeşitli alanlarda ortaya koyduğumda dayanaklarımda ve şahit getirmelerimde Kur'an'dan fazla yararlanmadığımı görmenizin iki sebebi vardı: Birincisi, esasen, her şeyden önce düşünmenin, bağımsız ve mantıklı düşünmenin, bir söze dayanmadan düşünmenin kendisi başlamalıdır. Bir diğeri de daha çok şu sebeptendir. Ben sade bir araştırmacı, kitap ve inceleme ehli bir insan olarak, nazari ve ilmi bir mesele ortaya koyduğumda, kesinlikle benim gözüme çarpan, sonuç çıkardığım, delil getirdiğim şeyin bir yanılma payı vardır. Bundan dolayı benim veya benim gibi olanlar tarafından "şu ancak böyledir, başka türlü olamaz" şeklinde bir görüş öne sürülmemiştir, olamaz da. Bizim inandığımız ve emin olduğumuz şey, daima daha iyi ve doğru anlama çabasında olduğumuz, bu iş için herkesten yardım dilediğimiz, hatta düşman ve kötü adlı kimselerin bu yolda bize yardım edecekleri, ettikleri konusudur.

 

Bunun için, bir tez ve bir ilmi görüş çıkardığımda veya inandığım bir mektepten söz naklettiğimde; eğer Kur'an'ın uygun, büyükçe bir suresini, bir ayeti alıp, o konunun altına yazar, ona dayanırsam, bu, Kur'an'ı, kendi fikrimi ispatlamak yolunda kullanmam demektir. Kur'an daima böyle bir araştırma veya tebliğ yönteminin kurbanı olmuştur. Kur'an, daima buyruklarımızı -ne olursa olsun- ispatlamak için bir alet olmuştur. Hiç bir zaman hiç kimse, her şeyi, -mezhebi, ilmi, edebi- bütün zihniyetini ve bilgisini bir tarafa fırlatıp; önceki görüşlerinden arınmış bir zihinle Kur'an'a yönelmemiştir. Söylediğime uygun bir hadis vardır: "Her kim Kur'an'ı kendi görüşüyle tefsir ederse, yeri ateştedir,", Bu "görüş"e "akıl" dediler, yani her kim Kur'an'ı aklıyla tefsir ederse...! Öyleyse neyle tefsir etmek, doğru tanımak için akıldan başka bir yolumuz yok. Sonra hayır diyorlar, bizim maksadımız her ayetin altına imamdan bir rivayet getirmektir! Efendi! Yoksa bu rivayeti de akılla seçmek gerekmez mi? Yoksa, bu ayetin tefsiri olan rivayeti aklımızın seçmesi, anlaması gerekmez mi? Bunu ayetin altına getir, sonra da bu ayetin manasının bu olduğunu anla?!! Akılsız adamın başına istediğin kadar ayet, istediğin kadar rivayet döksen yine de fayda etmez. Sağırlara çağırını işittiremezsin, hele bu sağır ve dilsiz insan, o sesi çağrıyı anlamıyor, duymuyorsa. Bu adamın canı sıkılır, sinirlenir de, senden bezer, kaçar, sırtını döner. Artık peygamberin kendisi bile ona bir şey duyuramaz.

 

Öyleyse mesele Kur'an'ı "görüşle tefsir etmemektir. "Görüş" ne demek? Yani daha önceki fikir ve inançlarımız. Önce filan ilmî, fiziki, kimyevi, fıkhi, mezhebi, görüşe inanıyor, ondan sonra gidip Kur'an'da, önceki görüş ve inancımızın ispatı peşinde dolaşıyoruz. İşte bu yüzden bakıyoruz ki Şia, Kur'an'ın ardından gidiyor, Şia çıkıyor; Sünni gidiyor, Sünni çıkıyor; Vehhabi gidiyor, Vehhabi çıkıyor; Cebri gidiyor, Cebri çıkıyor; Nasibi gidiyor, Nasibi çıkıyor; İhtiyari gidiyor, İhtiyari çıkıyor,.; . İyi ama o halde Kur'an ne yapıyor? Bütün bunlar görüştür ve bütün bunlar görüşle yapılmış tefsirlerdir. Öyleyse nasıl olmalıyız? Önceki bütün görüşlerden arınmış, veraset yoluyla veya zorla yüklenmiş bütün önceki inançlardan temizlenmiş bir akıl; idmanlı, uyanık bir zihin olarak; mantıki ve akli, kudretli, uyanık, mana çıkarıcı, ama daha önceki herhangi bir görüşü ispatlamaya taassubu ve taahhütü olmayan bir görüşle, Kur'an'a gitmeli ve Kur'an'ın içinden neyin ne olduğunu görmeli ve çıkarmalıdır...

 

[İki Sure, İki Yorum]


         -        

 


Bu Yazı 72277 defa okunmuştur
 

 Bu haber için toplam 37 yorum yapılmıştır...

rabia 16-12-2009, 20:46:46
özne olmaktan çıkıp nesne haline getirilen Kuran, o toplumu tarihin dipsiz kuyusuna fırlatıverir...
öyle ki tarihin yapıcıları olması gerekirken ancak bakıcıları olarak kalır,zillete düçar olurlar...
Allah aklını kullanmayanı pisliğe mahkum edeceğini söylüyor....
pis-lik....evet,Kuranın hakkını vermeyenin yeri....
Kurandan hakkını almayanın desek daha doğru olur gerçi...
 
veysel menekşe 16-12-2009, 21:02:58
KENDİ YÜREĞİNDEKİ KURANI OKUMAYAN ...
Temizlenmişlerin dokunduğuna dokunamayan.
Her görüşün bir parmak attığı şu güya Kur'an denilen onca tefsir arasında..
Bir ömür tüketir gider de..
Hala dokunabilmiş olmaz ol Kur'an'a.

İnsana DOKUNMAYAN...
İnsanı okumayan.
İnsana yanaşmayan
İnsanlaşamayan.
Müslüman olmasa da olur.
Kur'an okumasa da.

Bu öğretmenimiz bi cevher ammaa..
Ne cevherleri yedi bu güya müslümanlar da.
Doymadılar bi türlü.

Wesselam.!
 
ismailsaykal 01-05-2010, 03:27:40
insan fıtratını tanımadan yaratanını tanımaz. Ama kolaycılığa her zaman kaçmıştır. ali şeriati bunu fark eden ilk doğu kökenli bir düşünürdür.yazısını okurken kendimi anlatıyorsandım.Mümkünün var olmasıyla birlikte devreye bilim girer. Bizim dinciler hemen devreye kerameti sokarak vatandaşın aklını kullanmasına engel olurlar. Bundanda kendilerini sorumlu tutmazlar.. İnsan Allahın aynası müslümanların buhaline bakıp nasıl ayna olduğunu görmeye kalkmasından korkarlar. Ali Şeriati bunu aşan ilk karşılaştığım düşünür.İnsan yolculuğunun sorumluluğunun bilincinde olmaz ise işi Keramete kalır. Keramet sorumluluk yükler.DEvamlı keramet örnekleri vererek kişinin sorumluluğundan kaçması veya bağnazlaşması için uğraşanları görünce Allahın keremine şükür seni i
nsanlığa sunan Alaha..islami düşüncenin kavrama yolunda Önceki düşünce insanların yeni kavramasınınboyutunu insan ve İslam alemimine sunan insan ..Allah rahmet eyleye..
 
sigmund 29-06-2010, 12:00:16
onu iyi anlamak ona peygamber gözüyle bakmak onun mesajlarını çıkarsız içselleştirmek ona başkasının gölgesinde değil de kendi iradenle fehm etmek arzı küreye sıhhat selam ve saadet getrir.
 
kahraman 15-07-2010, 14:07:46
işte ali şeriatı, kendı göruşumuzun kurana yamanmaması gerektığını ifade ederek, tam bağımsız , tam saf bır akılla kurana gıtmek gerektığının altını çizmiştir.bunu yapabılsek, her bırımız bır, yol tutsak, fakat hıçbırımız dığerımıze kendı yolumuzu tahakkum tmessek, o zaman gerçek, ideal ıslam toplumunu oluşturmuş oluruz..yanı her bırımız ıslam cumhurıyettı içinde özerk bir cumhurıyyet olmallıyız. tabı bu tabır, bır benzetmedır.bıyersel özgürlüğü vurgulamak için söyledım.
 
erhan 14-10-2010, 19:39:03
Kur-an'ı anlamak,İmam humeyni,Ali şeriati,Seyyid kutubu,Bediüzzemanı,Hasan el benna ve daha binlerce kur-an'ı kavramış ve hayatına tatbik etmiş alimi anlamaktır.Onlar attıkları her adımda islamı insanlara daha iyi nasıl aktarabileceklerini düşünerek ilerlediler ve onları ülkeler toplumlarının içerisinde birer şahsiyet kadar yer kaplamalarına tahamül edemeyenler onlar alemlerin Rabb'i olan Allah'a kavuşunca geride yeniden filizlenenleri gördüklerinde yaptıkları ahlaksızlıkların firavun ve nemrutun kinden pekte farksız olmadığını gördüler ve Kur-an nurunun altında karanlığa gömüldüler feryat figan edip ayaklarıyla teptikleri toprağın altına girdiler.
söz Kur-an olunca biz kullara Rabb'imize secde etmekten başka hiç bir şey düşmez çünkü,Kur-an insanın kendini bulmasını sağlamıştır bunu kavrayamayan yada kavrayıpta amel etmek nasibinde olmayanlardan Allah (c.c) bizleri uzak tutsun....
 
beyza 04-03-2011, 11:44:11
ali şeriati,üstad işte doğru bi tesbitten öte süper bi paylaşım.böyle bir adam iyiki varmış.allah ondan razı olsun...........
 
bilal yaşik 08-03-2011, 10:49:12
ali şeraiti selamlıyoruz
 
gülsün 10-03-2011, 21:11:18
adam gibi bir adam iyiki onun kitaplarını okuyarak büyüyoruz.allah ondan razı olsun
 
ali rıza 02-04-2011, 22:45:16
ali şeriti cokmükemelbiraydın islamın ve toplumların özlerine dönmelerini sosleyen aydı ali şeriati bunu kedikonferasında özedönüş adıaltında yazmıştır.burdada özdeki ile bugünkünü değerlendirmiş .veyine harika
 
hasankömür 16-12-2011, 00:15:54
ESas anlamaadigimiz kuran arabcadir özu türkce olsa hermiletin dilince tercüme edilse herkes ibateni
diliyle yapsa kendi diliyle okursa özünü anlar ve nedemekistedigini anlar inanlarda allahi anlar allahta
inanlari anlar herkes birbirinde razi olur
 
ibrahim yiğit 21-01-2012, 01:45:48
sizce büyük üstad saidi kürdi, ali şeriati vs. gibi alimlerden öğrendiklerimizi siyasi tercihimizde, günlük aile yaşamımızda, kişisel duruşumuza, ahlakımıza ne kadar yansıtabiliyoruz. bugun hemen herkes, fethullah gulen tarikatı dahil, taplumun yarısından fazlası kapitalizmden, sömürgecilikten, amerikan emperyalizminden yakınıyor. çokça tartışılıyorda. bunun önünün alınması gerek deniliyor. süphesiz bunun formülasyonunu bırakın kuran-ı kerimi hz. muhammed,in kişiliği ve sassanilere, bizansa yani merkezi uygarlığa karşı verdiği mücadele tattırdığı yenilgiler, uğradıkları yok oluş ve oluşturulan asrı saadet açık ve net bir biçimde gösteriyor. sadece böyle de görmemek gerek zaten bütün peygamberlik çıkışları emparyalizmin ahlaksızlaştırmalarına, sömürüsüne kokuşturmasına karşı çıkmıştır. hz ibrahimin merkzi uygarlığın ölümsüz kralı nemruda karsı mücadele verip kırması(dikkat edilirse nemrut sineğin kulağından girip beynini öldürmesiyle yenilmiştir. yani tanrı krallık zihniyeti hz ibrahim ile birlikte yıpratılmıştır.bunu tarihtede görmekteyiz. aynı şekilde hz. eyüp sabrıyla merkezi sümer tanrı kralına direnmiş ve büyük kazanmıştır. hz. musa firavuna karşı direnmiştir. zaten merkezi roma imparatorluğunu çöküş dönemine sürükleyen hz. isadır. tabi döneminin yoz yaşamını alt üst eden en büyük direnişi sabrı cesareti gösteren süphesiz hz.muhammed(s.a.v)dir.sırasıyla ilk merkezi devletten günümüze doğru sıralarsak.sümerlere(hz.eyüp), hz.eyüpün yıprattığı sümerleri bitiren (hz. ibrahim)
 
ibrahim yiğit 21-01-2012, 02:01:53
merkezi mısıra karşı(hz.musa), romaya karşı hz.isa romanın kırıntısı doğu ramayı ve sasanileri ise hz.muhammed(s.a.v) bitirmiştir. (ki abd den önceki merkezi sömürücüuygarlıkları yani ingilter fransa italya gibi uygarlıkları bitirende hz. muhammed(s.a.v)ın yolundan yürüyen ömer muhtar gibi sanına değer direnişçilerdir. asıl kuranı kerimi allahu taalanın buyruklarını ve peygamberimizi anlayan işte ömer muhtar gibi zatlarır.) peki bugünkü merkazi uygarlık abdye karşı müslüman aleminin savunuculuğunu yaptığını idda eden çok radikal ve abdnin oyunlarıyla oluşturulan örgütlr. tabi şimdi abd onların kontrolünü kaybettiği için onları yok etmek üzere. yeni stratejisi abd düşmanı gibi görünen ama abdnin köynunda finansal destek sunulup muslumanları keyfe paraya sermayeye kaptırtıppasifize etmek isteyen fethullah gülen ve akp hükmeti. evet bunların sahneye çıkışını bu perspektiften ele almak gerekiyor. zaten gülen hareketi de abdnin altında bir mikra merkezi uygarlık ki afrikayı abdnin köleliğine soyuşu(türkiye dahil) görüyorsunuz.
 
Rıza ÖZDEMİR 08-06-2012, 21:38:08
iNCİL'İN ÜZERİNDE KOPARILAN FIRTINLARI SANIRIM HERKES BİLİYOR.
Gelelim KUR'AN a acaba ilk toplatan Hz Osman bir cinayete kurban gidiyor,muhalifleri öldürüyor,acaba ne kadar doğru toplattı.Daha sonra ise Muaviye,İslama nifak tohumları eken kişi.Ne idiğü belirsiz,ehlibeyt düşmanı...O , KUR'AN' ı doğru bir şekilde bir araya getirebilir mi?...
KUR'AN safmı derken diğer kıstasımız ise köleler,hangisine yer vermiş kölelerden...
KUR'AN'ı bilenler onu saf haline getirecekler ki,kendileri taraf olmada
 
Barış 06-08-2012, 10:15:50
Ali Şeriati'nin tanımı çok önemli. uyuşturucu ibadet...Bugün Türkiye'de halkın uyuşturucu müptelasının yatağa düşüp kollarının bacaklarının bağlanacak hale geldiği o delirmiş haline benzercesine, ibadeti uyuşturucu olarak kullanıyor. beynini gerçeklere kapatmak için budizmden gelen bazı ritüellere benzeyen aynı cümleyi binlerce kez okumak, hatta inanın onbinlerce kez okumak, yetiştirmeye çalışırken başkalarından da yardım almak(parayla.(5000 tane oku, bende okunmuşu var ) , bunlar oluyor,
 
 

BU KATEGORİDEKİ DİĞER ESERLER

Kapitalizmin Rasyonelleştirilmesi / Dr.Ali ŞERİATİ
Bugünkü İnsanın Burjuvazi Cennetinde İsyanı
İnsan Niçin Efsane Üretir?
Dünya Görüşü; Tevhid / Dr.Ali ŞERİATİ
Hür
Kurtarıcı Bekleyen Sanat / Dr.Ali ŞERİATİ
Bugünün Medeniyetinde İnsan
Hacc / Dr.Ali ŞERİATİ
Aşk ve Sevgi... / Dr. Ali ŞERİATİ
Şehadetten Sonra / Dr.Ali ŞERİATİ
Hangi Kur’an / Ali ŞERİATİ
Şehâdet: Hacc'dan Daha Büyük İbâdet
Bir Kez Daha Ebu Zer
HACC
Rehberlik Ve Diktatörlük
Yunanlı Hatip Demostenes'in Mağarası
İKBÂL'DE YENİDEN YAPILANMA / İNŞA
ÇAĞIMIZIN MÜSLÜMAN KADINDAN BEKLENTİSİ
TARİH FELSEFESİ: "HABİL - KABİL"
HİCRET
Biz Suçluyuz! / Dr.Ali ŞERİATİ
Biz Ve İkbal / Dr.Ali ŞERİATİ
[Hacc’dan] Dönüş / Ali ŞERİATİ
Hizmet ve Islah / Dr. Ali ŞERİATİ
 
 
 
 

 

www.aliseriati.com         www.aliseriati.net        www.aliseriati.org

NETWOR YAZILIM