ALİ ŞERİATİ

Ali Şeriati Hüseyniye-i İrşad

Kull. Adı    

:

Şifre 

:  
     

Yeni Üye - Şifremi Unuttum

Modernizm’le Hesaplaşma Çabasında Bir Aydın: Ali Şeriati Portresi / Aydın HIZ
Kendisi Olmayan İnsan
Dünya Görüşü ve İdeoloji
Şia
İran ve İslam
Tüm medyalar için tıklayınız...
Tefsir Dersi

Sesli ve Görüntülü Medya

Ali Şeriati Belgeseli
Belgesel

Tüm Arşivler İçin Tıklayınız...

Hangi Kur’an / Ali ŞERİATİ
Aşk ve Sevgi... / Dr. Ali ŞERİATİ
HACC
DUA / II
Ne Okumalı? -Dört Aşamalı Alternatif Bir Okuma Programı- / Ali BULAÇ

İSLAM BİLİM DERSLERİ BAŞLIYOR

TARİH :19-03-2009

23.03.2009 tarihinden itibaren İslam Bilim dersleri başlıyor

Dr. Ali Şeriati'nin İslam-Bilim adlı konferanslarından oluşan eserini dersler halinde yayına hazırladık. Site üyelerimiz ve ziyaretçiler burada yayınlanacak dersleri takip edebileceklerdir. Pazartesi ve Perşembe günleri yayınlanacak olan dersleri muntazam takip edip tartışan takipçiler muayyen bir vaktin sonunda bu önemli dersleri bitirmiş olacaklardır.

Derslerin bitiminde takipçiler tarih bilinci, tarih felsefesi, toplumsal tevhid ve toplumsal şirk, ideal insan, toplumbilim, tevhidi dünya görüşü, altyapı ve üstyapı, ideoloji olarak İslam, varoluşçuluk, materyalizm, alinasyon, Marksizm gibi birçok önemli konu hakkında önemli bilgiler edinmiş olacaklardır. Hem derslerin takibi hem de dersler üzerine yapılacak tartışmalarla Doktor'un öğrencileri olarak O'nun fikirlerini tanımış, tartışmış ve belki ümidimiz odur ki ilerilere taşımız olacağız
hgs bakiye yükleme
trafik cezas? ödeme
kredi kart? borç sorgulama
kredi kart? borç sorgulama
yap?kredi kredi kart? borç sorgulama
tl yükleme
hgs yükleme


detay
Tüm haberler

.....................................................

ÜYE OLUN

TARİH :17-03-2006

Siteye üye olun yeniliklerden hemen haberiniz olsun.
hgs bakiye yükleme
trafik cezas? ödeme
kredi kart? borç sorgulama
kredi kart? borç sorgulama
yap?kredi kredi kart? borç sorgulama
tl yükleme


detay
Tüm haberler

.....................................................

TARİH : -- tarihinde tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke :
Şehir :



.: Yazarlar :.
Şehadetten Sonra / Dr.Ali ŞERİATİ

Kardeşlerim!

 

Şimdi şehitler ölmüştür. Biz ölülerse diriyiz. Şehitler, söyleyeceğini söyledi. Biz sağırlara ise seslenildi. Ölümü seçme yürekliliği gösterenler gitti. Artık bir an bile yaşayamazlardı. Biz utanmazlarsa kaldık. Asırlardır bekliyoruz. Alçaklığın sembolü dünya, yüceliğin sembolü olan Hüseyin ve Zeynep için ağladığımıza gülse de yerindedir. Biz alçakların o yüceler arasında bulunması ise tarihin başka bir zulmüdür.

 

Bugün şehitler, çağrılarını kendi kanlarıyla duyurmuş bulunmaktadır. Tarih boyunca oturanları ayaklanmaya çağırmak üzere gözlerini gözlerime dikip yere serilmişlerdir.

 

Kendi kültür ve tarihimizde; insanlığın yaratmış olduğu yüce cevherler, tarihi diriltip harekete geçiren canlı maddeler ve insana “Allah”a doğru yükselebileceğini öğreten ilahi dersler saklıdır. Bütün bu yüce ve ilahi değerlerin mirası da biz güçsüz ve alçakların eline düşmüştür.

 

Biz İslam tarihinde cihatların, şehadetlerin ve yüce değerlerin varisiyiz. İşte biz bunların varisiyiz. Öyleyse içimizden insanlığa örneklik edecek ümmet çıkarmalıyız.

 

“Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık!

İnsanlar üzerine tanık olasınız;

Rasul de sizin üzerinize tanık olsun diye” [26/43]

 

Biz; şehitlerimizin, mücahitlerimizin, imamlarımızın, inanç ve kitabımızın mirasından örnek bir ümmet oluşturmakla yükümlüyüz. Böylece insanlar üzerinde tanık olacağız. Rasul de bize örnek ve tanık olacaktır.

 

İnsanlığı diriltecek ve harekete geçirecek bu ağır risalet, günlük hayatlarını bile sürdürmekten aciz olan bizlerin sırtına yüklenmiştir.

 

Allah’ım! Bu ne hikmettir?

 

Vahşet dolu günlük yaşantımızın pislik ve bataklığında yüzmekte olan bizler, Allah katındaki şehadet ve huzurları Kerbela’da kanıtlanmış kadın, erkek ve çocukların yasında bulunuyoruz.

 

Bu nedir? Allah’ım!

 

Hüseyin soyuna başka bir zulüm mü?

 

Şimdi şehitler işlerini bitirmiş bulunmaktadır. Biz de kimsesizler akşamında ağlayıp bu işin bitmiş olduğunu duyuracağız.

 

Oysa biz, Hüseyin için ağlama, Hüseyin’i sevme görüntüsü altında Yezid’le el ele vermiş, aynı yaşam öyküsünü paylaşmaktayız. Hüseyin ise bu öykünün son bulmasını istiyor.

 

Şimdi şehitler işlerini bitirmiş bulunmaktadır! Sönüp gitmişler! Hepsi rollerini güzelce oynadı. Öğretmen, müezzin, yaşlı, genç, kadın, hizmetçi, efendi, soylu ve çocuk… her biri bütün çocuklara, yaşlılara, kadınlara; büyük küçük herkese örnek olacak bir ölümü seçerek orada kendi sınıflarını temsil ettiler.

 

Bu şehitler o gün iki şey yaptı. Hüseyin’den kölesine, çocuğundan kardeşine, öğrencisinden, öğretmenine, soylusundan sade vatandaşına kadar hepsi, tarih boyunca yaşayacak bütün insanlara; güç yetirdiklerinde nasıl yaşamaları gerektiğini, yetiremediklerinde ise nasıl ölmeleri gerektiğini öğretmek üzere, şahadetle yüz yüze gelmiştir.

 

Bu şehitler bir şey daha yapmıştır: Her biri, egemen rejimlerin politika, din, sanat, felsefe, ahlak, duygu, düşünce ve insanlığı kendi isteklerine kurban edip zulüm ve cinayetlerine araç olarak kullandıklarına tanıklık ettiler.

 

Tarihe egemen olan kişi zalim ve canidir. Birçok kadın celladın kırbaçları altında solumuştu. Kan pahasına ahırlar yapmışlardır. Tarih boyunca bütün dönem ve kuşaklarda kölelik ve katliam genellikle kadınlar, çocuklar, erkekler, kahramanlar, köleler ve öğretmenlere uygulanmıştır.

 

Şimdi, ise Hüseyin, bütün varlığıyla tarih mahkemesinde tüm mazlumlar yararına tanıklık etmek üzere Fırat’ın yanı başına gelmiş bulunmaktadır.

 

Tarihe egemen olan bu celladın tarih boyunca genç beyinleri yediğine tanıklık edecektir.

 

Ali Ekber’le tanıklık edecektir.

 

Cinayet rejimlerinde kahramanların nasıl öldürüldüğüne tanıklık edecektir.

 

Kendisini adayarak tanıklık edecektir!

 

Tarihe egemen rejimlerde kadınların ya tutsaklığı seçerek harem kulları olmaları gerektiğine ya da özgürlüğü seçerek şehid olmaları gerektiğine tanıklık edecektir.

 

Zeneb’iyle!

 

Zulüm ve cinayet rejimlerinde celladın, bebeklere bile acımadığına tanıklık edecektir.

 

Kendi bebeğiyle!

 

Ve Hüseyin bütün canlılığıyla;

 

Tarihin cinayet mahkemesinde, mazlum ve savunmasız kalmış kimselerin yararına tanıklık etmek üzere gelmiştir.

 

Mahkeme artık bitmiştir. Hüseyin davetini, bütün varlık ve imkanlarıyla duyurmuştur.

 

Arkadaşlar!

 

Sizin de gördüğünüz gibi düşmandan önce dostun eliyle kurban edilen şu Şia’da; toplum ve tarihi diriltecek büyük dersler saklıdır. Büyük sermayeler, yüce ruhlar ve ilahi değerler vardır.

 

Tarihimizde var olan sermayelerin en değerlisi şehadettir. Celal’in deyişiyle biz:

 

“Şehadet geleneğini unutup,

Şehitlere mezarcılık

Yapmaya başladığımız günden beri

Kara ölüme boyun eğmişiz.

Kadın ve erkeklerimiz,

Ali şiası olacağı yerde,

Hüseyin ve Zeynep şiası olacağı,

Yani şehitlere uyacağı yerde

Şehitlerin yasını tutmaya başladığı

Günden beri sürekli

Yasta kalmışız”

 

Hüseyni mesajı, sevgili arkadaşlarının mesajını ne  kadar da ustaca değiştirmişlerdir.

 

Tüm sevdiklerini kanlar içinde gören Hüseyin, karşısında kindar ve yağmacı düşmandan başkasını göremeyen Hüseyin seslenir:

 

“Bana yardım edip öç alacak kimse yok mu?”

 

Ona yardım edip öç alacak kimse olup olmadığını bilmiyor mu? Bu soru geleceğe ve bize sorulmuş bir sorudur. Bu soru, Hüseyin’in beklentisini açıklıyor. Şehitleri sevip sayan herkese şehadet çağrısı yapıyor.

 

Ancak biz, her dönemde taraftar isteyen bu çağrıyı, bu yardım beklentisini söndürdük. Nasıl? İnsanlara “Hüseyin’in istediği gözyaşıdır, iniltidir; başka bir mesajı yoktur” diyerek! “Ölmüştür, dolayısıyla yasını tutacak kimseler arıyor; her yerde ve dönemde açtığı yolda yürüyecek kimseler arayan tanık, şehit ve hazır biri değil”, diyerek!

 

Evet bize bunlar söylenmiştir ve hala da söyleniyor.

 

Her devrimin iki yönü vardır:

 

“Kan” ve “Mesaj”

 

Ve şehit, yani hazır!

 

Kızıl ölümü, yüce değerle uğruna girişeceği cihatta kullanabileceği tek silah olarak kendi elleriyle seçen kimseler şehittir. Tanık yaşıyor, bulunuyor, gözlüyor… yalnız Allah’ın katında değil, insanların katında da yaşıyor. Her yerde ve her zaman.

 

Her türlü aşağılığa sessiz kalanlar ise yaşadıkları sürece tarihin sönük ve aşağılık ölüleri olmaya mahkumdurlar. Bir bakın! Bugün; kaçabilecekleri yüzlerce sığınak, sığınabilecekleri yüzlerce şeri hüküm varken Hüseyin’le birlikte ölümü seçenler mi, yoksa Hüseyin’i bırakıp Yezid karşısında susmayı tercih edenler mi yaşıyor? Hala diri olanlar kimler?

 

Diriliği, hareket eden bir vücut olarak algılamayan herkes, Hüseyin’in diri ve tanık oluşunu bütün varlığıyla duyumsar. Aşağılık karşısında susmuş kimselerin de yaşadıkça ölü olduklarını bilir.

 

Onlar güç yetirememenin, zulme karşı cihattan muaf kıldığını düşünen kimselerle düşmana üstün gelmeyi yenmek olarak algılayan kimselere “Hayır!” diyorlar. Böylece şehit, “güç yetirememe” ve “yenememe” dönemlerinde düşmana kendi ölümüyle üstün gelen; yenemezse de rüsvay eden kimsedir. İşte Hüseyin bu mesajı öğretti ve bunun gerçekleşebileceğini gözler önüne serdi.

 

Şehit tarihin kalbidir.

 

Kalbin kurumuş damarlara kan gönderip dirilttiği şehit; ölüme kendiliğinden koşan bireylerin imanlarını kendiliğinden bıraktığı aşamalı bir ölümle karşı karşıya gelmiş, boyun eğen, sorumluluğunu unutmuş, insan olma inancını yitirmiş bir toplum ile yaşam, hareket ve yaratıcılıktan yoksun bir tarihi diriltir. Kalp gibi, toplum da kurumuş damarlara kendi kanlarını ulaştırır. Şehadetin en büyük mucizesi ise her kuşağa yeni bir “kendine inanma duygusu” kazandırmasıdır.

 

Şehit aramızda bulunuyor!

Sürekli olarak yaşıyor!

Nasıl kaybolsun!

 

Hüseyin bize, şehadetinden de büyük bir ders vermiştir. Bu ders, haccı yarıda bırakıp, şehadete doğru yola çıkmasıdır. Bütün atalarının bu geleneği diriltmek için cihad ettiği haccı yarıda bırakıp şehadete koşar. İbrahimi sünnet hacc merasimini, imametin tavafa denk olduğunu öğretmeden bitirmez. Hüseyin’in haccı yarıda bırakarak Kerbela’ya doğru yola çıktığı an tavaflarını onsuz sürdürenler, o esnada Muaviye’nin Yeşil Saray’ını tavaf edenlere denktir. Çünkü şehit, adalet savaşlarına tanıklık eder. Hazır oluşuyla da bütün insanlara, “Hak ile batıl arasında geçen savaşa katılmadıktan sonra nerede olursan ol, ne fark eder?” mesajını verir.

 

Hak ile batılın çarpıştığı savaş alanında olmadıktan sonra; çağının şahidi, toplumunun şehidi olmadıktan sonra nerede olursan ol! İster namaza dur, ister içki sofrasına otur; ne fark eder!


         -        

 


Bu Yazı 14339 defa okunmuştur
 

 Bu haber için toplam 79 yorum yapılmıştır...

rananur 20-01-2008, 16:02:48
Rabbim bizlere şehadet şerbeti içmeyi nasip etsin inşallah...
 
halil 20-01-2008, 20:35:49
biz düğüne gider gibi ölümlere hep kosarız allah dini ugrunda carpışıpta can verenleriz.sehadeti saadet bilen br millet içi esaret yoktur.kan medresenin bir icazesidir.kan gidilen dogru yolun bir göstergesidir.kan tarihlerden bir cagrıdır yüregimize.kan kavuşmamızdır kerbelada hüseyin imize....
 
şeriati nurettin meriç 21-01-2008, 13:14:44
dilin tutulduğu an.manevi mirası önünde saygıyla eğilirken şahit ve şehit olma yolunda yürümeye gayret edeceğim.
 
ise 21-01-2008, 17:07:16
bazen nasıl ince bir çizgi seçim yapmamız istenen şeyler. bazen ne kadar zor onları seçebilmek ,denendiğini anlayabilmek. ve hatta islam kisvesi ile kendini kandırmak bazen ,ne kadar kolaycılık.Rabbim bizi bize bırakma,zira biz kendisine zulmedenleriz...
 
nihat 22-01-2008, 14:38:44
dr.ali şeriati kardeşimizi burdan en içten duygularımla anıyor ...tüm yazılarını dikkatle tekrar tekrar okuyorum..kendisine ve tüm şehitlere selam onlara..selamet onlar için...
 
beyazpolat 24-01-2008, 13:11:21
Allah bizi de şehitlik mertebesine çıkarsın bizleri islam dinin yükümlülüklerini yerine getiren kullarından eylesin biz müslümanları yine ümmet olarak birleştirsin Dr.Ali şeriati çok güzel yazı yazmış. TÜM MÜSLÜMALARA SESLENİYORUM NE OLUR BİRLEŞELİM HEPİMİZ AYNI ALLAHA TAPIYOR E AYNI PEYGAMBERİN YOLUNDA GİDİYORUZ FARKLILIKLAR OLABİLİR AMA FARKLILIKLAR %5 ORANINDA dır.şii si sünnüsi birleşip siyornist ve ALLAHIN DÜŞMANLARINA KARŞI CİHAD ETMELYİZ.ALLAHA EMANET OLUN.
 
CESUR_2080 25-01-2008, 15:11:18
ZAMANIN KÖHNE GİDİŞATINDA KENDİ RUHUNUN BÜTÜN KÖHNELİĞİYLE PASİF BİR RUHUN BÜTÜN DETAYLATRINI BİR BİR YASAYAN BEN VE GÜNÜMZ İNSANI RAHATIN SERSEMLETİCİ REHAVETİNDEN ASLA VAZGECMEYİ DÜŞÜNEMEYECEK KADAR MEŞGULDUR VE BU MÜZMİN HASTALIĞIN BAŞ AKTÖRÜ HER UYUŞUK İNSAN ŞEHADET KAVRAMINI COOOK DAHA GEÇ ALGILAYACAKTIR...VESSELAM..
 
zeynep 02-02-2008, 11:16:06
ali şeriati gibi din uğruna vermemiz gereken savaşı dile getirerek gençlere şuur kazandıran büyük islam aliminin ağzından çıkan her harf kalbimize saplanıp düşün...
 
lütfiye 07-02-2008, 19:05:59
Meselenin aslına inebilmek gerekir. Şeriati kendi döneminden ses veriyor hala. Bu siteyi ve bu ortamı bu sebeple seviyorum. Kendi bulunduğu noktadan şia diyerek anlatıyor olsa da, mesele sosyal sınıfları ortadan kaldıran Hz. Muhammet Mustafa sav. İn devrimci yapısına kadar genişletilebilecek bir konuyu ele alıyor bu yazıda. Bugün itibariyle baktığımda gördüğüm manzara çok da memnun edici görünmüyor. İnsan hak ve özgürlükleri denilen noktada hala bilinçsizlik hükmünü sürdürüyor. Genel anlamda bakılamıyor.

Şu mihvalden bakabiliyor muyuz ?

Her birimiz Hz. Adem as. ın çocuklarıyız ve hangimiz Habil hangimiz Kabil neslinden fıtratındanız. Önümüze serilen bir imtihan cennetinin içinde BİZ gözüyle bakabiliyor muyuz her gördüğümüze. Farklılıklarımızdan ziyade aynılıklarımızı bulup çıkartabiliyor muyuz.

İlmi olanlar konuşup durmakla mı kalıyor yoksa yalnızca. Pratik olarak hayata geçiremediğimizde felsefelerin bizim hayatımızda en ufak bir etkilerinin olmadığından başka bir katkısı olmadığı açık.

Dr. Ali Şeriatiyle her anlamda aynı düşünmek zorunda olmadığımı kabulle kendilerinden ziyadesiyle yararlandığımı ve dolayısıyla bu yazılarıyla ilgili daha sıklıkla siteden mail beklediğimi vesileyle bildirmek istiyorum.

Saygılarımla...
 
muhammed şeriati 23-04-2008, 18:32:40
seLamuLLahi aLeykum ve rahmetuhu....

Şehadet en büyük aşk,şehit en büyük aşıktır....

Ne güzel demiş....'' Şehid Tarihin Kalbidir''

Tüm nefislere (öncelikle kendime) şunu öğütlüyorum '' Ölmek istemiyorsanız Şehid Olun''

VesseLam....
 
jihat 21-06-2008, 20:44:47
gerçekten ali şeriati eserlerini çok severek okuduğum büyük bir kişilik. kendisini hep takdir etmişimdir.
 
MESİH 06-07-2008, 22:13:13
Ali ŞERİATİ nin satırları imrenilecek doğrulukları içerdiğini her vicdan ve akıl kabul edecektir.Lakin bir konuda yeterince cesur olamamıştır.HZ HÜSEYİN in (Ranh) bu ikilikten razı olmadığını akıllara ,kalplere sormak gerek nedir bu ŞİALIK Yezide yapılan bir missilememi? tarihin bir sayafasında böyle olduğu ve hakkaniyetli bir tepki olduğu tartışılmazken sonraki dönemlerde İSLAM ümmeti içerisinde bir ikilikten ve farisilere özellik veren kendilerini doğru=üstün hissetiren bir taraftarlıkmı,nedir bu şialık seyyidlere özel hürmet gösteren bir taraftarlıkmı hayır Osmanlı seyyidlere daha hürmetliydi peki şia mıydı Osler ,Hayır.peki türkiyede adıyamanda MENZİL köyü var burdaki büyük veli SEYYİT dir şia lar seyyidlere bu kadar ittatkarsa gitsin sorsunlar şialık günümüzde neye hizmet eder nasıl hareket etmeliler.hayır onlarda o kadar cesaret yok kendilerini yermeleri bile aslında yanlış istikametlerini övmekten öte diil.velhasıl uydu anteninden toplum yapılarını takip ediyorum.ve onları seviyorum keder üzerine kurulu bir toplumun nasıl bir yapıya sahip olduğunuda bu arada tahlil etme fırsatı buluyorum.sonuç olarak belirtmek istediğim bu ikilik yüreğimi çatlatıyor.ve eskinin Roma sı günümüzün Amerikasının Horosana yapmış olduğu baskılar şiasını biraz uyandırmalı diilmi Bağdat ta tarih te ve günümüzde yaşanan şia sünni çatışmaları bu cesur yazarları harekete geçirmeye yeterli gelmedimi.Hayır herkez kendini ve üstünlüğünü hesap etti gerçek manada ALLAHUTEALA yı düşünen yoktu
 
mesih 06-07-2008, 23:50:39
on ikinci msj=onikinci imamdan mesaj :))
 
hasan 01-08-2008, 16:38:54
islami alanda gençlik üzerinde en etkili kişisi olmuştur ali şeriatı, devamlı devrimci bir ruhun kıvılcımını oluşturmaya çalışmış ve iradeli insan olma noktasına getirmiş bir kişi allah rahmet etsin
 
hamza 28-08-2008, 09:42:15
Biz müslümanlardan ne köy olur ne kasaba.inşallah aramızdan biri çıkarda cihad edilir.bizde o savaşta yer alırız belki.bir sürü büyük islam devletleri var.hepside birbirinden sessiz.orta doğuda israilin üzerine tükürse araplar israil boğulur.bu yüreksizlik nedir bizlerde bilmiyorum.
 
naciye 10-09-2008, 12:02:27
ali şeriati ve eşi asıl onlar gibi mümin mümine olmak ve onun gibi mücadele etmek, müslüman kardeşlerime söz veriyorum allah rızası için şehitliği ve şehadeti arzulayan müminlerden olucam selam olsun islam kardeşlerime ve ülkelere...........
 
FEVRA 17-12-2008, 16:10:14
BENCE ARTIK SÖZ SÖYLEME DÖNEMİ ÇOKTAN GEÇMİŞTİR. ASLOLAN HEDEFE ULAŞMAKTIR. BU HEDEF İSE MEZAR BEKÇİLİĞİNİ BIRAKIP MEZARA GÖMECEK ADAMLAR YETİŞTİRMEKTİR. ALLAHA EMANET OLUN
 
SÜKUT 03-06-2009, 21:39:57
ROMA_AMERİKA
YARIM KALAN HESAPLAR KAPANACAK
SON ANLARINDA SON KEZ İSLAMIN SAADET ASRINI SON KEZ TADACAK ALEM
 
ammar 25-02-2010, 22:46:43
bu satırları yazan Ali Şeriati'nin de şehit olması ne büyük şeref ve saadet tabii aynı zamanda Allahın bir lütfu. O, sözde değil samimi müslümandı ve yazdıkları da kuru satırlar olarak kalmadı. Rabbim ona nasip ettiği gibi bizi de hem yaşarken hem de ölürken dinine hizmet eden mümin kulları arasında eylesin inşallah.
 
esedullah63(cemil kırmızı) 24-07-2010, 18:39:36
bizler sadece falan bu hatayı etti filan şunu yaptı ,falan halife böyledir şöyledir vs. demekle yetinen insanlarız.allah resülünün s.a.a ahlakıyla ,imam ali nin ahlakıyla ahlaklanmayı hiçmi hiç düşünmedik.bu iki eşsiz zatı sadece yüceltik.onları yüceltmeye değil ,ahlaklarıyla ahlaklanmaya ihtiyacımız var .fakat nasıl oluyorsa bilmiyorum ama bunu bir türlü yapmıyoruz.allah bize bu büyük şahsiyetlerin yüzü suyu hürmetine bize rahmet etsin.
 
eda nur 09-09-2010, 22:22:28
BEN MERHUM ALİ ŞERİATİNİN YAZILARINI ÇOK BEĞENİRİM...BAKIŞ AÇISI BENİ ÇOK ETKİLER VE KİTAPLARINI ÖZENLE OKURUM...FAKAT ALİ ŞERİATİNİN İLK DEFE SÖYLEDİĞĞİ BİE SÖZE KTILMIYORUM ''Hüseyin bize, şehadetinden de büyük bir ders vermiştir. Bu ders, haccı yarıda bırakıp, şehadete doğru yola çıkmasıdır. Bütün atalarının bu geleneği diriltmek için cihad ettiği haccı yarıda bırakıp şehadete koşar. İbrahimi sünnet hacc merasimini, imametin tavafa denk olduğunu öğretmeden bitirmez. Hüseyin’in haccı yarıda bırakarak Kerbela’ya doğru yola çıktığı an tavaflarını onsuz sürdürenler, o esnada Muaviye’nin Yeşil Saray’ını tavaf edenlere denktir. Çünkü şehit, adalet savaşlarına tanıklık eder''...HÜSEYİNİN ŞEHADETİ HEPİMİZE BİR MESAJ VERMİŞTİR.ONUN GİBİ ŞEHİT OLMAK RABBİM HEPİMİZE NASİP ETSİN...AMA HACC DA BİZ MÜSLÜMANLARA FARZDIR VE TAM YAPILMASI GEREKEN BİR İBADETBİZ MÜSLÜMANLARA CİHADDA FRZDIR...RABBİM İKİSİNİDE TAM BİR ŞEKİLDE İHYA ETMEYİ NASİP ETSİN VE BİZİ ŞEHİTLERİN YOLUNDAN AYIRMASIN...
 
 

BU KATEGORİDEKİ DİĞER ESERLER

Kapitalizmin Rasyonelleştirilmesi / Dr.Ali ŞERİATİ
Bugünkü İnsanın Burjuvazi Cennetinde İsyanı
İnsan Niçin Efsane Üretir?
Dünya Görüşü; Tevhid / Dr.Ali ŞERİATİ
Hür
Kurtarıcı Bekleyen Sanat / Dr.Ali ŞERİATİ
Bugünün Medeniyetinde İnsan
Hacc / Dr.Ali ŞERİATİ
Aşk ve Sevgi... / Dr. Ali ŞERİATİ
Şehadetten Sonra / Dr.Ali ŞERİATİ
Hangi Kur’an / Ali ŞERİATİ
Şehâdet: Hacc'dan Daha Büyük İbâdet
Bir Kez Daha Ebu Zer
HACC
Rehberlik Ve Diktatörlük
Yunanlı Hatip Demostenes'in Mağarası
İKBÂL'DE YENİDEN YAPILANMA / İNŞA
ÇAĞIMIZIN MÜSLÜMAN KADINDAN BEKLENTİSİ
TARİH FELSEFESİ: "HABİL - KABİL"
HİCRET
Biz Suçluyuz! / Dr.Ali ŞERİATİ
Biz Ve İkbal / Dr.Ali ŞERİATİ
[Hacc’dan] Dönüş / Ali ŞERİATİ
Hizmet ve Islah / Dr. Ali ŞERİATİ
 
 
 
 

 

nike huarache Scarpe Abbigliamento Asics nike blazer michael kors Adidas Scarpe Ray ban nike flyknit longchamp scarpe converse nike free air jordan scarpe da calcio nike cortez Cinture air max new balance Scarpe nike roshe louis vuitton Ray ban adidas oakley converse Scarpe Adidas scarpe Nike Adidas superstar air max
new balance nike air max adidas nike roshe michael kors air max nike free nike blazer new balance oakley converse Scarpe Adidas nike huarache Scarpe Ray ban scarpe converse Adidas Scarpe Abbigliamento Asics Scarpe air jordan scarpe da calcio nike free nike cortez nike flyknit

www.aliseriati.com         www.aliseriati.net        www.aliseriati.org

NETWOR YAZILIM