ALİ ŞERİATİ

Ali Şeriati Hüseyniye-i İrşad

Kull. Adı    

:

Şifre 

:  
     

Yeni Üye - Şifremi Unuttum

Modernizm’le Hesaplaşma Çabasında Bir Aydın: Ali Şeriati Portresi / Aydın HIZ
Kendisi Olmayan İnsan
Dünya Görüşü ve İdeoloji
Şia
İran ve İslam
Tüm medyalar için tıklayınız...
Tefsir Dersi

Sesli ve Görüntülü Medya

Ali Şeriati Belgeseli
Belgesel

Tüm Arşivler İçin Tıklayınız...

Hangi Kur’an / Ali ŞERİATİ
Aşk ve Sevgi... / Dr. Ali ŞERİATİ
HACC
DUA / II
Ne Okumalı? -Dört Aşamalı Alternatif Bir Okuma Programı- / Ali BULAÇ

İSLAM BİLİM DERSLERİ BAŞLIYOR

TARİH :19-03-2009

23.03.2009 tarihinden itibaren İslam Bilim dersleri başlıyor

Dr. Ali Şeriati'nin İslam-Bilim adlı konferanslarından oluşan eserini dersler halinde yayına hazırladık. Site üyelerimiz ve ziyaretçiler burada yayınlanacak dersleri takip edebileceklerdir. Pazartesi ve Perşembe günleri yayınlanacak olan dersleri muntazam takip edip tartışan takipçiler muayyen bir vaktin sonunda bu önemli dersleri bitirmiş olacaklardır.

Derslerin bitiminde takipçiler tarih bilinci, tarih felsefesi, toplumsal tevhid ve toplumsal şirk, ideal insan, toplumbilim, tevhidi dünya görüşü, altyapı ve üstyapı, ideoloji olarak İslam, varoluşçuluk, materyalizm, alinasyon, Marksizm gibi birçok önemli konu hakkında önemli bilgiler edinmiş olacaklardır. Hem derslerin takibi hem de dersler üzerine yapılacak tartışmalarla Doktor'un öğrencileri olarak O'nun fikirlerini tanımış, tartışmış ve belki ümidimiz odur ki ilerilere taşımız olacağız
hgs bakiye yükleme
trafik cezas? ödeme
kredi kart? borç sorgulama
kredi kart? borç sorgulama
yap?kredi kredi kart? borç sorgulama
tl yükleme
hgs yükleme


detay
Tüm haberler

.....................................................

ÜYE OLUN

TARİH :17-03-2006

Siteye üye olun yeniliklerden hemen haberiniz olsun.
hgs bakiye yükleme
trafik cezas? ödeme
kredi kart? borç sorgulama
kredi kart? borç sorgulama
yap?kredi kredi kart? borç sorgulama
tl yükleme


detay
Tüm haberler

.....................................................

TARİH : -- tarihinde tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke :
Şehir :



.: Yazarlar :.
Röportaj [Cevdet SAİD]: Adalet Allah’ın Emridir, İslam Ülkeleri Onu Kaybetmiştir… / Emine DOLMACI

İslam dünyasının yaşadığı sorunlar, İslami düşüncenin yeniden tashih edilmesi, şiddetin reddi, değişim, diyalog ve uzlaşma kavramları üzerine yaptığı çalışmalar ile tanınan Suriyeli düşünür Cevdet Sait, bugünün toplumlarına ‘manifesto’ niteliğindeki görüşler sunuyor: “Herhangi bir ülke demokrasiye karşı ise İslam’a da karşıdır.”

İslam’ın temeli olarak ‘adalet’i gösteren ve bunun asla vazgeçilemeyecek bir ilke olduğunu belirten Sait, Müslüman toplumlarının bunun çok uzağında olduğu eleştirisini getiriyor. Doğduğu yer olan Suriye’nin Golan bölgesindeki Bi’ri Acem köyünde yaşayan Sait, 50 yıldır devam ettiği dersler ve konferanslarını hâlâ sürdürüyor. Şam’da kızının evinde görüştüğümüz Cevdet Sait’le İslam, demokrasi, İslam toplumları ve Türkiye’yi konuştuk:

İslam dünyası ile birlikte Türkiye’de de tanınan ve sevilen bir insansınız. Bize kendinizden bahsedebilir misiniz?

Ben sadece Müslümanların problemleriyle ilgilendim ve bu problemleri nasıl kavradıysam öyle yazdım. Bunu Müslümanlara bir yardım olsun ve şu anki yaşadığımız dünyadaki konum ve statüleri iyi bir şekilde anlamaları için yaptım. Bazı Türk arkadaşlar kitaplarımı yayınlamak isteği gösterdiler, ben de buna çok sevindim. Tabii ki, Türkiye’deki durumlar bizi yakından ilgilendirmektedir. Çünkü; Türkiye Müslüman ülkeler arasında ilim, teknoloji ve demokrasi dallarında bir öncelik ve üstünlük sağlamıştır.

Dünya hızlı bir şekilde değişiyor, İslam dünyası da değişiyor. Şu anda İslam dünyasının bulunduğu noktayı nasıl görüyorsunuz?

Allah; İslam, Kur’an ve peygamberleri yoluyla adaleti ve doğruluğu emretmektedir. Peygamberlerin gönderilme sebebi insanlar arasında adaleti ve doğruluğu düzenlemek ve ikame etmektir. Ne yazık ki, Müslüman ülkeler bunu kaybetmiştir. İslam’da Hulefa-i Raşidin devrinde gerçek adalet uygulanmıştır. Müslümanların, gerçek adaletin kaynağını bilmek için bu dört halifenin yaklaşık 30 yıllık süreçte uyguladıkları adaleti kusursuz bir şekilde kavramaları lazım.

Adalet İslam’ın en temel ilkesidir, diyorsunuz, peki bu ilkeyi Müslüman ülkeler uygulayabiliyor mu?

Şu anki İslam dünyasında adalet yoktur. Mesela Suudi Arabistan kralı hep kuvvet ile hükmetmiştir, onların gücü kanundan daha üstün bir güçtür. Hz. Peygamber buyuruyor ki; “Sizden önceki toplumları helak eden şey, onlardan ileri gelen bir kişi hırsızlık yaptığında onu bırakırlardı, şayet zayıf ve güçsüz biri hırsızlık yaparsa ona hak ettiği cezayı uygularlardı.” Bugün biz bu çağı yaşıyoruz, insanlar arasında uygulanan bir adalet yoktur, hüküm mirasmış gibi kraliyetler ve hatta bazı cumhuriyetler bunu uygulamaktadır. Allah peygamberleri adalet ile göndermiştir, Allah, Kur’an’da şöyle buyurmuştur: “Dinde zorlama yoktur.” Bu ayet kendi başına bir felsefedir. İnsanoğlu öyle yaratılmıştır ki; ona zorlama etki etmez. Çünkü insanın kalbi sadece onu yaradan Allah’ındır.

Batı ülkelerinin adalet konusundaki yerini nerede görüyorsunuz, onlar gerçek noktada bir adalet uygulaması içindeler mi?

Bugün, Avrupa ülkeleri birleşmeye başladı, kuvvet ve kabalık ile değil ancak. Görüyoruz ki; bu ülkelerin komşuları “Bizi de bu birliğe alın.” diye haykırıyorlar. İşte gerçeği ve doğruyu belirten fetih budur. Biz büyük bir hurafe içinde yaşıyoruz, kusursuz fethi bilmek için AB’ye bakıp ondan öğrenmemiz lazım. Onlar güçlü orduları gönderip komşu ülkeleri zorla ve dayatma içinde kendilerine katmadılar. Güç hiçbir işe yaramaz, atom bombası hiçbir işe yaramaz. O sadece insanların yonttuğu bir put gibidir. Eskiden insanlar kendi elleri ile taştan, demirden put yontup onlara taparlardı. Atom bombası da insanları köleleştirmek amacındadır, ama bütün bunlara rağmen galip gelecek tek şey vardır, o da akıldır.

Bu noktada, Türkiye’yi hangi kategoride değerlendiriyorsunuz? Türkiye demokrasi konusunda mesafe kat etmiş görünüyor mu dışarıdan?

Türkiye demokrasiyi öğrenmiş bulunmaktadır. Amerika, Irak’a girmek istediği zaman Irak’a Türkiye’nin üzerinden girmek istedi, Türkiye’den bunu istedikleri zaman Türk hükümeti, “Bunu halkımıza soracağız, çünkü onlar bizi seçti. Onlar kabul ederlerse girmenize izin vereceğiz.” demişti. Bu olaya çok sevindim, böyle bir olay İslam dünyasında yeni bir davranıştır. Hz. Ali vefat ettikten sonra yeni bir dönem başladı, demokrasi kayboldu. Demokrasi ile hükmetmek ilk kez Türkiye’de canlanmaya başlamıştır. Bu çok iyi bir göstergedir. Allah onları bu davranışlarında sabit kılsın.

Peki, tüm bu değerlendirmeleriniz çerçevesinde, demokrasi-İslam bağlamı nedir, İslam demokrasiye nasıl bakıyor?

Herhangi bir ülke demokrasiye karşı ise o İslam’a karşıdır. İnsan aklı artık adalete ulaşmıştır. Avrupa’da demokrasiyi kiliseler veya din adamları gerçekleştirmedi, demokrasiyi halk gerçekleştirdi. Dünya adalete çok muhtaçtır. Ne namazın ne orucun ne de haccın adalet olmasa bir önemi vardır. Teknolojiyi elde etmek zordur; ama ondan daha zoru demokrasiyi elde etmektir. Kim ki demokrasi ile hükmederse o kimse hiç kimseden korkmaz ama demokrasiye karşı gelen kimse hem düşmanından hem de halkından korkar. Allah diyor ki: “Dinde zorlama yoktur.” Bunun anlamı Allah kendi hak dinine inanmayı bile bir zorunluluk kılmamıştır, işte gerçek demokrasi budur.

Demokrasinin İslam’ın en temel değerlerinden biri olduğunu söylüyorsunuz, peki demokrasinin en büyük gücü nedir?

Halk çok büyük bir güçtür, halk Amerika’yı da hatta emperyalistleri de yok edebilir. Bunun en açık örneği de Somali’de olanlar. Lübnan’da da buna benzer olay yaşandı. Hizbullah’ın halk desteği ile İsrail’le nasıl başa çıktığını bilmeyen kimse yoktur. Yaşadığımız asırda iki büyük devrim yaşanmıştır, birincisi ilim devrimi; 500 yıl öncesine kadar dünyanın sabit olduğuna inanan kişiler vardı, ikincisi de toplum devrimidir. Eskiden toplumlar, halklar, zayıf ve düşüncesi sorulmayan varlıklardı. İslam toplumları demokrasi gelirse din yıkılır korkusuna kapılıyorlar, hâlbuki din demokrasinin ta kendisidir.

Gelişme açısından İslam ülkeleri yeterli ivmeyi gösterebiliyor mu peki?

Bu önemli değildir, gelişme ve teknoloji hiç kimseye mahsus değildir, bundan daha önemlisi akide ve inançtır. Bizim ülkelerimizde gençler öğreniyorlar, ama hizmetlerini Batı’da sunuyorlar. Bunun nedeni de bizim buna önem vermememizdir. Atom bombası ölü bir şekilde yaratılmıştır, onun hiçbir gücü yoktur. İnsan aklı ile güçlüdür, silahı ile değil. Bunun en büyük örneği Kosova’nın istiklali bu güçle olmadı, akıl ile oldu. Artık savaşlar ve dövüşmeler geride kaldı, sadece cahiller dövüşür.

11 Eylül ile başlayan süreç Müslümanların hayatını daha da zorlaştırdı. Hep kendilerini savunmak zorunda kaldılar. Bu savunma psikolojisinden kurtulmak mümkün müdür?

11 Eylül olayı saçma bir olaydır, Müslümanlar çevrelerinde neler olduğunu kavrayamıyorlar. Usame bin Ladin’in prensibi İslam değildir, onun prensibi BM’nin insan hakları kanunlarıdır. Bu anayasalar da emperyalistleri bütün vasıtalar ile öldürülmelerini hak ve doğru buluyor. Bin Ladin bu düşünceyle ABD ile savaşıyor, İslam’la değil. Eğer ki İslam ile savaşsaydı şunu demesi gerekirdi: “Bizden bin kişi öldürseniz bile kendimizi savunmayız.”

İslam coğrafyasının sorunlu bölgelerinde örneğin Filistin’de demokrasinin işlemediğini gördük. Bu da gerçekleşmeyince insanlar canlı bomba olarak vücutlarını ortaya koyuyorlar. Üçüncü bir yol yok mu?

Bu çok yanlıştır, canlı bomba olmak yanlıştır. Kaba kuvvet hiçbir işe yaramaz. Üçüncü bir yola da gerek yoktur. Demokrasinin herkese yararı dokunur. Demokrasi BM’ye ulaştığı zaman dünyaya sükûnet ve huzur hâkim olacaktır.

İslamcılık bir döneme, 70’li 80’li yıllara damgasını vuran bir gelişmeydi. 90’lı yıllardan sonra zamanla azaldı, şimdi de göremiyoruz. Ne oldu İslamcılık akımına?

İslam hâlâ güçlüdür, gücünü kaybetmedi, ama Müslümanlar akıllarını çalıştırmayı bilmiyorlar. Biz topluma liderlik, önderlik yapmayı bilmiyoruz. İslam konvansiyonel olarak hiç azalmamıştır, ama demokrasiye inanç olayında gerileme vardır.

Sizi diyalog konusundaki görüşlerinizden tanıyoruz, bunu savunuyorsunuz. Ancak Müslümanlar diyaloğa diğer dinlerden ve toplumlardan daha açık oldukları halde yine Müslümanlardan diyalog bekleniyor...

Sadece Müslümanlardan beklenilmemesi lazım elbette. Herkesin üzerine düşeni yapması lazım.

Türkiye’ye geldiniz mi hiç?

Hayır, Türkiye’ye hiç gitmedim.

Peki gelmek ister misiniz?

Gelmek isterdim elbette; ancak yaşlandığımdan dolayı Türkiye’yi ziyaret edebileceğimi pek zannetmiyorum.

Türkiye’deki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz, AKP hükümetini nasıl buluyorsunuz, doğru yönde mi ilerliyor?

Türkiye’nin mevcut gelişmeleri, Arapça bir kanal kurup oradan dünyaya anlatmasını öneriyorum. Eğer AKP partisinde bazı eksikler varsa onu tamamlamaları gerekir. Adalet Allah’ın dinidir, Türklerin bu adalete sıkıca sarılmaları lazım, bazı alimler şöyle demektedirler: “Nerede adalet varsa Allah’ın dini oradadır”. Türkiye’deki şu anki hükümetten memnunum, adaleti yayma yolunda gittiklerine inanıyorum ve başaracaklarını hissediyorum. Çünkü AKP halka hizmet ediyor, buna devam etsinler.

Hâlâ derslerinize devam ediyor musunuz?

Devlet üniversitelerinde ders vermem 40 yıl önce yasaklandı. Bundan sonra özel dersler ve konferanslar vermeye başladım. Şimdi ayda bir düzenlenen seansta özel dersler veriyorum, ayrıca camide de haftalık dersler var.

Kaç talebeniz oldu 50 yıl içinde?

Bunu saymak mümkün değildir; çünkü benim dünyanın dört bir yanından talebelerim vardır. Yani, sadece Suriye’den değil, Kenya, Fas ve Cezayir’den de talebelerim oldu.

Bu süreçte pek çok esere de imza attınız. Şu anda üzerinde çalıştığınız bir kitap var mı?

Şu an bir kitap yazmayı düşünüyorum, çocuklara tecvit öğretme kitabı olabilir bu.

 

Kaynak: Zaman Pazar, 23 Mart 2008, Sayı: 69


         -        

 


Bu Yazı 11450 defa okunmuştur
 

 Bu haber için toplam 72 yorum yapılmıştır...

cesim 08-05-2008, 12:09:24
Demokrasi denilince batının çifte sıtandartlı demokrasisi anlaşılacaksa bizler bunun destekçileri olmayacağız Bunun yerine islamın adalet anlayışı konularak anlatılacaksa sonuna kadar arkasındayız bizler şunu çok iyi biliyoruzki islamdaki adalet anlayışı ne demokraside nede diğer beşeri ideolojillrin hiç birisinde yoktur neden bizler kendi değer anlayışımızı kaynağından olduğu gibi anlayıp yaşamıyoruzda beşeri mantıktan çıkan her yanından zaaflarla dolu kapitalistbir mantıktançıkan beşeri ideolojileri hatsızmış gibi algılıyoruz batı dediğimiz bosnada bir katliam oluşurken nerdeydiler bizler onladanmı demokrasiyi öğreneceğiz hayır asla çünkü bizler demorasinin çıktığı kaynağı çok iyi biliyoruz dunyayı sömüge haline getien bir zihniyetten çıkan kan ve göz yaşı üzerine bina edilen kendisi söz konusu olunca demokrasi dışındakiler söz konusu olunca adalet onlayışından uzak anlayışlar yerine islamın adalet anlayışı diyor .islamın emir ve yasaklarını günümüz şartlarında nasıl yaşanılması gerekiyorsa o şekliyle yaşamaya gayret edersek allah devamını verecektir.hakkı hak bilip hak yolunda yürüyenlere selam olsun
 
şeriati nurettin meriç 08-05-2008, 20:32:18
üzüldüm.böyle ciddi ve büyük olarak bildiğim düşüncelerine önem verdiğim bir aydının ahir ömründe böyle netlik ifade etmeyen muğlak dil kullanmasını garipsedim.hem adalet diyor hemde ifadeye bakınız.yani bilemiyorum.bence ADALET ve ÖZGÜRLÜK savaşı kadim bir savaş.ve asla bitmeyecek.zira anlamını yitiren nice şey olur o zaman.belki hayatın anlamı bile biter.isterdimk ki net ve keskin tavır koysun.illa uç demek istemem.her şeyin bir vasatı vardır.kanaatimce müslümanların yegane kuvveti ÖLÜM olggusudur.CAN vermeye sevdalılığıdır.yoksa dünden kaybetmişlerdi her şeylerini.demokrasiye gelince önce kadim tarihsel sürece bakalım sonra samimi değerlendirmede bulunalım.asla ADALET ÖZGÜRLÜK TEVHİD yararına olmamıştır demokrasi dedikleri muvhum.zira asla kamil manada icrası kabil-i mümkün olmamıştır ve bu muhaldir.filhakika bu zalimlerin tiranların müstekbirlerin iktidarlarını tahkim etmiştir.adalet bunun neresinde peki?yani daha diriltici ve bilinç aşılayıcı mesaj umardım.işte bizim acı talihsizliğimiz AYDINLARIMIZIN AKİFİN DEYİMİYLE ODUN GİBİ HAKİKATLERİ İZHARDAN HAZER ETMELERİDİR.üzüldüm.yani şurda dolu dolu bir mesaj hakikaten yok.tabi ben kimim ki aslında.tenkite tevessül ediyorum.ama acizane mülahazalarıma göre bir değerlendirmede bulundum.yani bilemiyorum.münhasıran umutsuzluğum tekasür etti.muhabbetle.
 
şeriati nurettin meriç 08-05-2008, 20:34:34
röportajın zamana verildiğini yorumu kaydettikten sonra farkettim.yani anlaşılmıştır.sağlık olsun.ALLAH müslümanların direncini kıranları bilincini katledenleri dirilişlerini erteleynleri ISLAH etsin.amin.
 
serife k 10-05-2008, 13:56:57
iyi hoş yazıy okudum ama hoca türkiyeyi hiçte iyi tanımıyor ve yorumları yerinde değil.özellikle akp hükümeti hakkında adalet dağıtması hakkında söylediği maalesef doğru değil.
 
muhammed şeriati 13-05-2008, 17:18:43
Hamdolsun alemlerin hakimine...salatu selam olsun o tevhid rehberine ve O nun yolunu takip eden muvahhidlere...

Cevdet sait beyin demokrasiye olan inancı ve diyaloga olan yakın görüşlülüğünü islamın hangi nassı ile bağdaştırdığını anlamak imkansız...

''Herhangi bir ülke demokrasiye karşı ise o İslam’a karşıdır'' sözünü bir müslümanın zikretmesinin onu dinden çıkaracağı görüşündeyim.

AB ile uyum içinde ılımlaşma yolunda liberal utanmazlıkların gölgesinde büyüyen,israil ile anlaşma üstüne anlaşma imzalayan bir partiyi savunması tam bi hezeyandı.

Mümin tevazulu olur.hz peygamber ahlak tevazudur buyururken öğrenci sayılarını yazmaktan geri durmayan bir alim(?)e anlam vermek anlamsızlıktır.

11 eylül olaylarına yaklaşımı 'new york times' in manşetinden farksız.

Mustafa hoca şöyle buyuruyordu ' kuranı yüzünden değil kalbinden okuyun'. Cevdet Beye katıldığım tek düşüncesi ALLAH a ve rasulüne inanmasıdır.

Filistin konusunda sıcak yataklarından mücahitlere laf sayan aciz kopyala yapıştır tipi müslüman alimler(?) in islam bilgisi filistinli istişai eylem yapan küçük bir çocuğun islam bilgisinden fersah fersah daha azdır.

merhum şehid seyyid kutubun belirttiği gibi iki sınıf insan var biz ve onlar... bir tarafta ALLAH ın dostları diğer tarafta şeytanın dostları...

Diyalog ve demokrasi naraları atanlara tavsiyem son inen surelerden olan tevbe suresinin tefsirini taberi razi kurtubi ibni kesir gibi müfessirlerden okumalarıdır.
seLam Şahitlere oLsun...
 
muhammed şeriati 22-05-2008, 18:30:02
Farkında olmadan minbere çıkmışım,hakkınızı helal edin.Son sözüm şudur:


''D E M O K R A S İ B İ R D İ N D İ R !''
 
muhammed islam 23-05-2008, 22:39:37
elhamdulillahi rabbilalemin selam allahın resulu mekkelerin fatihi medinelerin imamı muhammed aleyhisselam a ve onun ashabına olsun. '''Bugün, Avrupa ülkeleri birleşmeye başladı, kuvvet ve kabalık ile değil ancak. Görüyoruz ki; bu ülkelerin komşuları “Bizi de bu birliğe alın.” diye haykırıyorlar. İşte gerçeği ve doğruyu belirten fetih budur. Biz büyük bir hurafe içinde yaşıyoruz, kusursuz fethi bilmek için AB’ye bakıp ondan öğrenmemiz lazım. Onlar güçlü orduları gönderip komşu ülkeleri zorla ve dayatma içinde kendilerine katmadılar.''' bu sözleri ancak dünyadan haberi olmayan cahil kimseler yada islamı bozmaya çalışan munafık bir insandan beklerim..biz kusursuz fethi AB ye bakıp öğreneceğimize mekke nin fatihi muhammed aleyhisselama bakıp öğrenelim. o diyalog kurmadı mekkeyi zorla ve ordularla aldı savaşarak aldı ..işte muhammedin yolu budur .. demokrasi dinine mensup birinden de bu beklenirdi zaten. demokrasi ile şura yı anlamayan ahmaklar dört halife dönemini demokrasi ile nitelendirirler.. dört halife demokraside olduğu gibi halkın dediğinimi yaptı yada kendi kafasına göremi hüküm verdi . Yoksa kuran ve sünnete göre mi hüküm verdi.. CEVABINI CEVDET SAİD versin bakalım....
 
Seyyid Ali 28-05-2008, 10:32:57

Bismillahirrahmanirrahim

'' Müminler ancak o kimselerdir ki, ALLAH a ve rasulüne iman ederler. Ve ondan sonra da imanlarında hiçbir zaman şüpheye düşmezler. ALLAH yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad ederler.İşte, ancak onlar imanlarında sadık olanlardır '' (ALLAH-U TEA'LA)

ümitsiz olmaz,sevdasız olmaz,yarasız olmaz,çilesiz olmaz,şehidsiz olmaz,kurbansız olmaz...
 
teymiyye-kutub-azzam 28-05-2008, 10:44:20
Selam olsun şehadete kaldırdığı parmağını küfrü onaylamak için asla kullanmayan, kâfirlerden merhamet dilenmeyip Allahın merhametine kavuşan, yazdıklarını kanı pahasına ödeyen, zayıf bedeniyle kuvvetli kâfirlere meydan okuyan Seyyid Kutublara; hayatını islama adamış ve samimiyetini kanıyla ıspatlamış büyük şehid Abdullah azzamlara, yatakta ölmekle darağacında sallanmak arasında bir fark görmeyen Şeyh Saidlere, Mevdudilere, Ali Şeriatilere,. Yezidin karşısına dikilip Hüseyinin kanının hesabını soran Zeyneb’e ve çağın Zeyneplerine, şehadeti tüm çağlara ve zamanlara taşıyan Hüseyinlere, Hüseyinin misyonunu üstlenen Metin Yüksellere, ölümsüzlüğü ölümde bulan şehitlere, kanlarıyla binlerce mazlumu uyandıran, zalimlerin gerçek çehrelerini gün yüzüne çıkaran Ahmet Yasinlere, israilin tankını topunu imanlarından aldıkları güçle elindeki taşla işlemez hale getiren Filistinli çocuklara selam olsun.

La, yeryüzündeki tağutlara, tağutlaşanlara bir ultimaton, bir başkaldırı, bir kıyam, bir silkiniştir. La islama girişin şartı, tağuti düzenlerin yıkılışı, beşeri ideolojilerin, bize ait olmayan dünyanın son bulmasıdır. La yürekte İslam devletinin kuruluşu, firavuni düzenlerin yıkılışıdır. La beyt’ül mal olan beyt’ül dünya olan kalbin beytullah’a çevrilmesidir.

La demesini bilmeyen, illallah deme hakkını kaybetmiştir...!
 
aziz 02-07-2008, 14:47:17
sevgili muhammed şeriati....islam bu günkü hezeyanını ve sancılarını tarih boyunca celahetleriyle ve kıt bilgileriyle islam hakkında ahkam kesen cahil müslamanlara borçludur...bir müslümanı dinden çıkarmak bu kadar kolaymıdır.biraz alıcılarınızı açın da geleneksel emevi abbasi islamiyetin terkedin..ve Allahın dini olan kuran islamiyetiyle tanışmak için çaba sarfedin..unutmayın siz kendinizi düzeltmedikçe Allah sizi düzeltmez......saygılar...
 
fazlı 01-07-2009, 16:02:31
Şeriati,Amin maalouf daha birçok islam kökenli isim islam kültürü namı hesabına batı kültürüyle islam kültürü arasında bir nevi arabuluculuk görevine soyunmuş görünüyorlar, en azından naçizane benim görüşüm budur. Bu tip arabuluculardan sadır olan eserler picasso tabloları gibi hayranlarınca paha biçilemez değerde fakat pratik hayatta hiçbir kıymeti harbiyyesi olmayan şeylerdir. Eğer tersi olsaydı halihazırda dünyada akan kanın çoğu hatta hepsi müslüman kanı olmazdı..Artık müslümanların referansı batı kültürü ve israiliyyat olmayan hareket noktasını Kuran ve Sünnetten alan bir düşünce ve harekat tarzı geliştirmesinin zamanı gelmedimi sizcede?
 
bilal 30-12-2010, 10:47:44
Dinimizde Allah(cc) un dediği olurken demokraside insanların dediği olur. İslamda çoğuluk ölçü değildir birşey doğru ise isterse onu bir kişi savunsun --KURAN VE SÜNNETE UYGUN ise --o doğrudur. Dinimizin bir sistemi yokmudur ki biz Avrupanın kuyruğuna yapışıp onların izinden gideceğiz? Allah Resulu bir hadisinde "Öyle bir zaman dgelecek ki siz onları adım -adım takip edeceksiniz hatta onlar bir keler (kertenkele) deliğine girseler sizde arkasından gireceksiniz. Sahabe onlardan kasıt yahudi ve hiristiyanlar mı ya resulullah? Başka kim olacak buyurdu." Bu hadisi şerif herşeyi anlatıyor herhalde .vesselam.
 
Wotey Wumar 21-12-2012, 15:10:37
Avrupanın peşinden gitmemek adı altında 1400 yıldır surek dogmalara, guce tapınmaya, saltana yaltaklanmaya dayalı anlayış ve fıkıh ile gücün haklılığını esas alan islam anlayışının akıl ve vicdana ters, dunyaya adalet ve dinin ismi olan barış ve islamı getirmekten uzak 3. ve 4. dünyada kan ve gözyaşı içinde olmayı müslümana reva görenler Cevdet Said ustadın soylediklerini nasıl anlasınlar nasıl kavrasınlarki ...
maymun taklidinden ibaret atalarının dinini Kuran ve sunnet olara insana dayatanlar yuzlerce yıldır birşey başaramadığını ve aklın ve vicdanın üstün kılındığı nadir zaman dilimlerinde Endulus ve Bağtadda ve dahası bir donem Selcukluda medeniyetin bilmin insanlığın nerelere varabildiğini Tum dunyadaki her akıllı kişinin özendiği barış ve esenlik diyarları olmaktan yine bu yobaz anlayışlar nedeni ile kapkara bir ortaçağ zindanına çevrildi ...
Yazık yazık demokrasi, insan hakları, çevre gibi birçok konuda he ne soylense islama uygun ise sunnete uygun ise gibi manupulatif laflar ile hakka, vicdana, akla aykırı yorumlar muslumanların icinde bulundukları zindana mahkum edilmeye calisiliyor. Kusura bakmayın ama azıcık akıl kırıntısı kaldı ise sizin dayattıklarınızın sonucunun bugunku halimiz olduğunu görmezlikten gelemezsiniz. Adaleti oncelemeyen her ne anlayış olursa olsun batıldır... Bizim en dindarlarımızın avrupada oy kullanırken Sosyal demokaratları neden tercih ettiklerini kendinize bir sorun yobazca yorumlar yapmadan evvel. kişinin fikri ne ise dini yorumu odur vs
 
 

BU KATEGORİDEKİ DİĞER ESERLER

Röportaj / Ertuğrul CESUR: Şeriati'nin yapmaya çalıştığı şey, gerçek bir "öze dönüş"tür.
Röportaj: Eşi Ali Şeriati'yi ve İran'ı Anlattı / Adem ÖZKÖSE-TAHRAN
Röportaj: Reza Khojasteh Rahimi’nin, Dr.Abdülkerim SURUŞ ile Ali ŞERİATİ üzerine yaptığı konuşma - I [Çeviri: Ayhan Yıldırım ]
Röportaj: Reza Khojasteh Rahimi’nin, Dr.Abdülkerim SURUŞ ile Ali ŞERİATİ üzerine yaptığı konuşma - II [Çeviri: Ayhan Yıldırım ]
Röportaj [Cevdet SAİD]: Adalet Allah’ın Emridir, İslam Ülkeleri Onu Kaybetmiştir… / Emine DOLMACI
Röportaj: Bütün Bilinç Kapılarını Zorlamalı ve Sonuna Kadar Açmalıyız / Atasoy MÜFTÜOĞLU
 
 
 
 

 

nike huarache Scarpe Abbigliamento Asics nike blazer michael kors Adidas Scarpe Ray ban nike flyknit longchamp scarpe converse nike free air jordan scarpe da calcio nike cortez Cinture air max new balance Scarpe nike roshe louis vuitton Ray ban adidas oakley converse Scarpe Adidas scarpe Nike Adidas superstar air max
new balance nike air max adidas nike roshe michael kors air max nike free nike blazer new balance oakley converse Scarpe Adidas nike huarache Scarpe Ray ban scarpe converse Adidas Scarpe Abbigliamento Asics Scarpe air jordan scarpe da calcio nike free nike cortez nike flyknit

www.aliseriati.com         www.aliseriati.net        www.aliseriati.org

NETWOR YAZILIM