ALİ ŞERİATİ

Ali Şeriati Hüseyniye-i İrşad

Kull. Adı    

:

Şifre 

:  
     

Yeni Üye - Şifremi Unuttum

Modernizm’le Hesaplaşma Çabasında Bir Aydın: Ali Şeriati Portresi / Aydın HIZ
Kendisi Olmayan İnsan
Dünya Görüşü ve İdeoloji
Şia
İran ve İslam
Tüm medyalar için tıklayınız...
Tefsir Dersi

Sesli ve Görüntülü Medya

Ali Şeriati Belgeseli
Belgesel

Tüm Arşivler İçin Tıklayınız...

Hangi Kur’an / Ali ŞERİATİ
Aşk ve Sevgi... / Dr. Ali ŞERİATİ
HACC
DUA / II
Ne Okumalı? -Dört Aşamalı Alternatif Bir Okuma Programı- / Ali BULAÇ

İSLAM BİLİM DERSLERİ BAŞLIYOR

TARİH :19-03-2009

23.03.2009 tarihinden itibaren İslam Bilim dersleri başlıyor

Dr. Ali Şeriati'nin İslam-Bilim adlı konferanslarından oluşan eserini dersler halinde yayına hazırladık. Site üyelerimiz ve ziyaretçiler burada yayınlanacak dersleri takip edebileceklerdir. Pazartesi ve Perşembe günleri yayınlanacak olan dersleri muntazam takip edip tartışan takipçiler muayyen bir vaktin sonunda bu önemli dersleri bitirmiş olacaklardır.

Derslerin bitiminde takipçiler tarih bilinci, tarih felsefesi, toplumsal tevhid ve toplumsal şirk, ideal insan, toplumbilim, tevhidi dünya görüşü, altyapı ve üstyapı, ideoloji olarak İslam, varoluşçuluk, materyalizm, alinasyon, Marksizm gibi birçok önemli konu hakkında önemli bilgiler edinmiş olacaklardır. Hem derslerin takibi hem de dersler üzerine yapılacak tartışmalarla Doktor'un öğrencileri olarak O'nun fikirlerini tanımış, tartışmış ve belki ümidimiz odur ki ilerilere taşımız olacağız
hgs bakiye yükleme
trafik cezas? ödeme
kredi kart? borç sorgulama
kredi kart? borç sorgulama
yap?kredi kredi kart? borç sorgulama
tl yükleme
hgs yükleme


detay
Tüm haberler

.....................................................

ÜYE OLUN

TARİH :17-03-2006

Siteye üye olun yeniliklerden hemen haberiniz olsun.
hgs bakiye yükleme
trafik cezas? ödeme
kredi kart? borç sorgulama
kredi kart? borç sorgulama
yap?kredi kredi kart? borç sorgulama
tl yükleme


detay
Tüm haberler

.....................................................

TARİH : -- tarihinde tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke :
Şehir :



.: Yazarlar :.
Dine Karşı Din / Ali SALDIRAN

Geçenlerde bir arkadaşla tartışırken bana “sen İslam’ı idealize ediyorsun böyle bir İslam yok” dedi. Dedim ki var ama piyasada yok. İşte tam o an aklıma rahmetli Şehid Doktor Ali Şeriati’nin  dine karşı din konferansı geldi. O an arkadaşa bir şey diyemedim çünkü haklıydı çünkü suçlu bizdik, çünkü biz hep yanlış dini anlattık ve sonuçta yanlış din doğru din oldu doğru din de ‘idealize din’ oldu. Düşündüm ki şöyle inkilabi İslamla muhafazakar İslam arasındaki farkları bir tespit etsem nasıl olur hadi daha özele inelim: devrimci müslümanın muhafazakar müslümandan farkı nedir? Uzun süren fikri mütaala ve mülahazalardan sonra aşağıdaki satırları tespit ettim:

 

Bir kere devrimci müslüman devrimi düşler. Doktor’un deyimiyle bu dünyası olmayan dinin öteki dünyası da yoktur. o yüzden yine doktorun deyimiyle her ay muharremdir her gün aşuredir ve her yerde kerbeladır devrimci müslüman için. Muhafazakar müslüman ise her şeyi ahirete erteleme taraftarıdır. Ne yaparsanız yapın henüz çok erkendir ve sabretmek gerekmektedir. Allah bu dünyayı onlara öteki dünyayı bize vermiştir diye düşünür tıpkı ortaçağın köhne kafalı Hristiyanları gibi. Dolayısıyla panik yapmaya gerek yoktur, önemli olan imanı kurtarmak, gerisi fasa fisodur. muhafazakar müslüman için doktorun dediği gibi bugün peşin yarın veresiyedir. Anlayacağınız her gün peşindir, başlamak için hep erkendir. Ne zaman hadi deseniz size tabelayı gösterir ve görmüyor musun bugün peşin yarın veresiye der ve bu hep böyle gider. Sonuçta hep ertelerler ve sonrada kader derler. Demem o ki ‘neo-cebriyecidir’ muhafazakar. Biz yeniliğe karşı değiliz, peygamber deveye biniyordu biz jipe derler. İctihattan anladıkları bu kadardır. Muhafazakar gider yerine ‘neo-muhafazakar’ gelir anlayacağınız. Ve tabi bu da hep öyle gider.

 

İkinci olarak devrimci müslüman sosyal adalet ister. Tıpkı Ebuzer gibi, bir toplumda aç olup da o topluma kılıç çekmeyene şaşarım diye haykırır. İhtiyacının fazlasını verir[1], sevdiklerinden vermedikçe iyiliğe ermiş olmayacağını da bilir[2] ve yine bilir ki zekatını versen de vermesen de İslam’da parayı stoklamak haramdır çünkü Allah Tevbe Suresi 34 ve 35. ayetlerinde demiştir ki:

 

“Ey iman edenler! Şu haham ve rahiplerin birçoğu, insanların mallarını haksızlıkla yiyor hem de onları Allah yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda  harcamayanları elim bir azapla müjdele. o gün biriktirip yığdıkları cehennem ateşinde kızartılacak ve alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak. ”işte bu bencilce biriktirip yığdıklarınız; haydi, tadın bakalım denecek.”                                                                                               

 

Çok açıktır ki bu ayet zekat hatta daha fazlasını verseler de parayı biriktirenleri bir azapla müjdelemektedir[3]. Çünkü peygamber malda zekattan başka da hak vardır[4] demiştir, çünkü peygamber kimin fazla bir bineği varsa onu olmayana versin kimin fazla bir evi varsa onu olmayana versin demiştir ve yine peygamber ki şu dağ kadar altınım olsa onu infak edip kabul edilmesini isterim ve geride altı okkasını bile bırakmak istemem[5] demiştir. Yine o peygamber ki ağalığı yasaklamış[6], toprağın sahibi onu işleyendir demiş; hem sonra Ali ve Ebu Bekir ki herkese eşit maaş vermiş[7]; Allah ki mal aranızda sadece zenginlerde bulunan bir servet haline gelmesin demiş[8], Ömer ki her doğan çocuğu maaşa bağlamış[9], bazı fakihler ki kârın yarısı işçinindir demiş ve yine bazı fakihler ki 27 dinardan fazla biriktirmek haramdır demişlerdir[10]

 

Tabii muhafazakar müslüman bütün bunları pek kale olmaz çünkü ne de olsa bunların tam tersini söyleyen kabil ruhlu fakihler, alimler sözde sahabeler çıkmıştır. Ali’nin dediği gibi onlara Kur’an’dan bir şey getirmeyin çünkü onlar da başka bir şey getirirler; nitekim muhafazakar müslümanın çoğu -Allah dilediğine bol verir dilediğine az- ayetini rahat ortopedik yatağında geceleri sayıklarken görebilirsiniz halbuki ayetin devamını okusalar “başkası için ne harcarsanız yerini başka bir rızıkla doldurur”[34/39] kısmını da okuyacaklar ve Allahın kastının “vermezseniz ben alırım çünkü zaten rızkı ben veriyorum ve verdiğimi harcamanızı istiyorum” demek olduğunu anlarlar. Yine bu konuda Seyyid Kutup İslam-Kapitalizm çatışması adlı eserinde kimileri İslam’ı anlamada düşünce kargaşalığına düşerek: “bazılarınızı bazılarınızdan üstün kıldık ayetini” ayetini, İslam’da sınıflar teşkilinin mevcudiyetine delil sayarlar. Yalnız bizim toplumumuz gibi hasta bir toplumda böyle bir anlayışa imkan vardır.

 

Gerçekte ise buradaki yükseklik sınıfsal yükseklik değil, kişiseldir. Yani burada bir tabakanın doğuştan ötekilere üstünlüğü söz konusu edilemez. Muhakkak ki ferdi kabiliyet, sahibine özel bir yer verecektir.

 

Halbuki doğuştan gelen üstünlük ferde, hayatında hak edemeyeceği kazanamayacağı bir mevkiyi reva görebilir. İşte bu fark kast sistemiyle İslam’ın anlayışı arasındaki ihmal edilmeyecek temel ayrılıktır. çünkü bu ayrılık zümreler saltanatını yıkarak fertler arasında yetenek üstünlüğüne göre bir derecelenme kuracaktır.

 

Hem sonra devrimci isyankardır. İyiliği emreder kötülükten alıkoyar. Yönetim bunu yapmıyorsa yönetime el koyar. Muhafazakar ise tam tersini düşünür. Gerçekten de Malik “adil olmayan bir idareciyi altmış yıl tanımak, onun halkını bir saatlik bile başkansız bırakmaktan daha evladır.” hadisini naklediyordu. Hanbel ise “sultan yeryüzünde Allahın gölgesidir” hadisini söylüyordu. Bu hadislerin sahihliğini tartışmadan önce Kur’an ne söylüyor diye baktığımızda İnatçı her zorbanın emrine uyan Ad kavminin sonu böyle oldu[11/59] dediğini veyahut aynı surenin 97. ayetinde Firavun’un yönetiminin sağduyuya dayanmamasına rağmen ona uyan soylu takımını eleştirdiğini görüyoruz. Sanırım tartışmaya gerek kalmadı.

 

Hem sonra devrimci müslüman siyasi olarak ne kadar radikalse yaşantı olarak bir o kadar ‘medenidir ­-modern değil-[11]. İçtihad kapısı diye bir kapı yoktur ki onun için kapansın. Kur’an yaratıldı mı yaratılmadı mı, nesih var mı yok mu, recm var mı yok mu gibi şeylerle uğraşmaz. Şekilci değildir devrimci müslüman, bilir ki takva elbisesi daha hâyırlıdır[12]. Şeriatı detaylarla öldürmez. O yaşayan İslama inanır[13] ve yaşayan kuranı okur[14]. Bilir ki bir nehir tersine değil de denize doğru aktığı zaman kaynağına sadık kalır ve yine bilir ki atalara sadık kalmak ataların ocağından külü değil de ateşi taşımaktır[15]. Muhafazakar müslüman ise kaynağa dönmek ister. Gerçi akıntının tersine gitmek zordur ama, ne de olsa ne kadar işkence çekerse o kadar sevaba girdiğini zanneder. Öyle ya sürekli şeytan ile cebelleştiğini sanır. Aslında tek cebelleştiği psikoz haline getirdiği dini ve nevroz haline getirdiği kendisidir; ama olsun sevap kazanmaktadır kendisi. Koşa koşa cemaate yetişir, her şey yirmi yedi kat bonus sevap içindir. Namazda ne okuduğunun bir önemi yoktur. Hem anlamını öğrenmesi de caiz değildir. Kim bilir yanlış meal verip dinden çıkabilir. Meal okumaz muhafazakar çünkü mealler yetersizdir; tefsir okumaz çünkü tefsir çok uzundur. Hem sonra peygamber aklı ile tefsir edenin eli ateştedir dememiş miydi.

 

Allahı sevmez muhafazakar, daha doğrusu sevemez çünkü sadece korkar O’ndan. Takva onun için Allah’tan korkmaktır sadece. Devrimci müslüman ise namazda ne kıldığını bilir. Tam bir sığınma duygusu içinde yürekten Allaha yönelip yani huşu duyarak namaz kılar çünkü böyle yapmazsa namaz ona ağır gelecektir[16] ve yine bilir ki “dikkat edin, düşünmeden okunan Kur’anda hayır yoktur; yine dikkat edin anlamadan kılınan namazda da bir hayır yoktur” demiştir Ali. Devrimci müslüman Kur’anı namazda tertil ile yani tane tane okur çünkü Allah öyle istemektedir[17]. Takva onun için Allaha karşı sorumluluk bilinci duyma, İhsan Eliaçık’ın deyimi ile Allah bilinci ile yaşama ve Muhammed Esed’in deyimiyle de Allah’ın her yerde ve her zaman hazır olduğunun farkında olup ve bu fakında oluşun ışığı altında kendi varlığını biçimlendirme arzusudur. Devrimci meal de okur tefsir de ve Kur’an’ın Ebu Leheb’in iki eli kurusun derken kahrolsun Ebu Leheb’in iktidarı demek istediğini bilir.

 

Hem sonra muhafazakar müslüman sağcıdır, gelenekçidir, yobazdır, abdestli kapitalisttir, pragmatisttir ve Kalvinist müslümandır. Peygamberi misvak kullanmada örnek alır ama onun hasırda yatıp arpa ekmeği ile beslendiğini, Rodinson’un deyimi ile eli kılıçlı bir peygamber olduğunu es geçer. Devrimci ise belki misvak kullanmaz ama silah kullanmasını iyi bilir. Peygamberi şeklen değil, ruhen taklit etmek ister. Diyalektiğe inanır çünkü.

 

Hem sonra muhafazakar tedbircidir, devletini çok sever, 12 eylül çocuğudur Türk-İslamına inanır ve kulak kıvamı kadar da Atatürkçüdür,  bütün derdi İnönü’yledir onun. Muhafazakar müslüman ‘baby-boomer’dır;[18] hiç ölmeyecekmiş gibi çalışır, her an ölecekmiş gibi ibadet etmez ama. Anlayacağınız  dünyacıdır her ne kadar ahiretten bir hayli bahsetse de.

 

Devrimci ise üçüncü dünyacıdır, antiemperyalisttir, inançlıdır, toplumcu/ümmetçi bir düzenin ancak ‘inanmış’ insanlarla kurulacağına inanır ve de mücadelecidir. Muhafazakar ise rejim onun kızını almasa da, annesini hastane kapılarında ölüme terk etse de suskundur. Bu hali ile rejimin adeta tebaasıdır, sanki Osmanlıdan bu yana hiçbir şey değişmemiş gibi. Yine de suçlu değildir muhafazakar. Çünkü Doktor’un dediği gibi kötü halk yoktur uyutulmuş/eşekleştirilmiş halk vardır. Bu yüzden anlamaya çalışır onu devrimci, hor görmez onu ve değişmesini bekler, çünkü Che’nin dediği gibi bazen “imkansızı dilemek” gerekir ve yine Che’nin dediği gibi “özgürlüğün en büyük düşmanları onu hemen isteyenlerdir”.

 

Bu yüzden sabreder devrimci. Sabreder çünkü Allah sabredenlerle beraberdir, sabreder çünkü Allah’ın vaadi haktır. İman edenler yalnız Allah’a dayansınlar[19] ayetini aklından çıkarmaz ve şu ayeti hiç unutmaz:

 

“Allah’ın kimin gerçekten mücadele ettiğini, kimin de gerçekten zorluklara göğüs gerdiğini ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi zannettiniz?”[al-i imran 142]

 

Bu soruya muhafazakarın cevabı evettir. “nasıl olsa affedileceğiz”.[Araf 169] derler. Devrimcinin ise bu soruya cevabı hayırdır. O ne kitap yüklü eşektir[20], ne de haham ve rahiplerini rab edinmiştir[21], ne de Kerhi gibi Kur’an ve hadiste imamlarımızın görüşlerine uymayan bir şey bulursak onu nesh olmuş sayarız demiştir[22].

 

Yalnızdır devrimci, ‘yalnızlık sözleri’dir ağzından çıkan her kelime, anlaşılmak ister ama anlaşılmaz çünkü bu asrın adamı değildir. Belki bu dünyanın adamı değildir. Öyle ya da böyle yaşamaktadır, onun için hayat iman ve mücadeleden ibarettir tıpkı İmam Hüseyin’in dediği gibi. O ne ekonomistler gibi paraya tapar, ne natüralistler gibi doğaya tapar, ne siyantistler gibi bilime tapar, ne sosyolojistler gibi topluma tapar, ne Freud gibi cinselliğe tapar, ne de yine Freud gibi insanı it olarak görür. Ne Marx gibi üretim araçlarına tapar, ne Russell benlik güdüsüne tapar, ne de Sartre gibi hayat kusmuktur der. O Allah’a tapar.

 

Hasan Hanefi’nin dediği gibi Allah’ın içinde yaşar, Allah’ın bekası için yaşar, Allah yolunda yaşar. Bir tarafı Marx, bir tarafı Sartre, bir tarafı da Pascal’dır devrimcinin; bir tarafı Mazdek, bir tarafı Buda, bir tarafı da Hallac’tır. Sosyal savaşımcıdır Marx kadar, özgürlükçüdür Sartre kadar ve ruhen mirac etmiştir Hallac kadar[23]. Tasavvufi deyişle ‘insan-ı kâmildir’, Marx’ın deyişi ile ‘tam insandır’, Che’nin deyişiyle de ‘yeni insandır’.

 

Devrimci müslüman için iman eylemin, amelin, praksisin ta kendisidir. İman kafada olup biten bir şey değildir, tersine hayatta olan bir şeydir. Ali’nin de dediği gibi  “imandan amele gidilir, amelden imana”. Amele götürmeyen iman, iman değil; imana götürmeyen amel de amel değildir devrimci için. Yoksa Allah ne diye “dini yalanlayanı gördün mü? İşte odur yetimi terk eden, yoksulu doyurmaya ön ayak olmayan” desin ve niye “vay o namaz kılanların haline. Onlar ki namazlarından gafildirler. Onlar ki gösterişçidirler ve en ufacık yardımı bile men ederler.”  [Maun] desin.

 

İşte böyle arkadaşlar… tüm bu yaptıklarını yüzlerine vurun muhafazakar müslümanların ve olur da onlar utanmazsa siz onlardan utanın, çünkü Marx’ın dediği gibi utanmak devrimci bir duygudur ve peygamber efendimizin dediği gibi de utanmak dinin esaslarındandır.



[1] Bakara 219

[2] Al-i İmran 192

[3] Ali Şeraiti ve Cevdet Es-Sahhar, Bir Kez Daha Ebuzer

[4] Tirmizi

[5] Müsned 453.hadis

[6] İbn-i Hazm, Al-Muhalla

[7] Subhi Salih, İslam Kurumları

[8] Haşr 57

[9] Subhi Salih, İslam Kurumları

[10]Ali Şeraiti, İslam Ekonomisi

[11] Ali Şeraiti, Medeniyet ve Modernizm

[12] Araf 26

[13] Roger Garaudy, Yaşayan İslam

[14] Recep İhsan Eliaçık, Yaşayan Kur’an (meal)

[15] Roger Garaudy, İslam ve Sosyalizm

[16] Bakara 45

[17] Müzemmil 4

[18] Amerika’da 1946-1964 arası doğanlara denir. Bu dönem bizim Özal dönemini hatırlatır.

[19] Maide 11

[20] Cuma 5

[21] Tevbe 31

[22] Ebul Hasan Kerhi, Risale fi’l Usul. Aktaran İlhami Güler.

[23] Ali Şeraiti, Kendini Devrimci Yetiştirmek, s.135-138

 


         -        

 


Bu Yazı 12759 defa okunmuştur
 

 Bu haber için toplam 77 yorum yapılmıştır...

alifurkani 01-03-2009, 17:11:07
LA diyebilmek!Ne Doğu ne Batı sloganını kavramak,açılımını iyi anlamak....Batıdan bahsetme zorunda hissetmemek!İslam üçten biri değil Hak-Batıl savaşımının Hak tarafını temsil ettiğinin ayırdına varabimek!İslamı üçüncü dünya geriliğiyle tanımlama cinayeti iyi düşünülmemiş bir yorumdur.İslam İslamdır.Böyle bir anlatımın içine illede Marksı ilave etmek zorundamısınız?Zihinlerinizi yenilmişlik tavrından artık arındırın ve öyle yazılar, yorumlar hazırlayın...Siz yenilmişken bize neyin mesajını veriyorsunuz ki!Bence verdiğiniz tek mesaj var:biz yenilmişleriz ve birilerinden İmdat bekliyoruz.Bunun adı Marks'tır,kapitalizmdir ya da geri kalmış 3.dünyadır.
 
ömer faruk 01-03-2009, 21:20:26
içinde bulunduğumuz toplumu çok güzel özetlemekle kalmayıp verilen örnekler kadar güzel olmakla beraber, adları geçen kişilerin veciz sözlerin yazılmasıyla yazı renklemekle kalmayıp işin vehametini ortaya konmasından dolayı güzel olmuştur. evet Allah için bir yaşamaı ancak devrimci ruhlu insanlar, varılması gereken nokta için gereken çabayı gösterirler. eline ve yüreğine sağlık..
selam ve dua ile
 
Amir Ahmad Fekri 01-03-2009, 23:13:10
Sevgili dostlar,
ODTÜ 80-81 mezunu, SBF doktoralı biriyim. Ali Şeriati'yi Türkiye'ye ilk tanıtanlardanım belki de.
Humeyni'yi aynı şekilde 1976-77 yıllarında tanıtmıştım ODTÜ'de. Bir derdim var Mevlana'nın dediği gibi:
Herkesi az zanne khod şod yare man
Az darune man nacost asrare man

keşke bir de Ali'yi Ali'nin döneminden ve dönem koşullarından algılayışı üzerinden tercüme edebilsek.
Nir düşünüş ve algıyı retrospektif anlayışa dönüştürmek yanıltıcı olduğu kadar toplumsal kerteler için tehlikeli de sayılır. Sosyolojik anlamda algı kargaşası ya asimilasyona ya da yabancılaşmakla sonuçlanır.

Tercüme eksiklikleriyle anlaşılır düzeydedir ancak algıyı aktarmada oldukça sorunlu gibime geliyor. Ali Şeriati, Başlangıçtan yaşadığı güne yol alırken, biz hep günümüzden geriye doğru onu anlamaya çalışıyoruz. En azından böylesi ağır ve sorumluluk dolu bir irdelemede, yazısının yazılış nedenlerini de iyice irdelememiz gerekir ve girişte vermemiz gerekir diye düşünüyorum.

Sosyolojik derdi olan tüm dostlarıma selam ve başarılar dilerim.
Amir
 
Salim Cihan 02-03-2009, 23:59:24
Selamun aleykum...
Üstadım ellerinize sağlık, harika olmuş...
Her noktasına katılmasam da genel olarak devrimci müslümanın pay alabileceği Ebuzerce bir yazı olmuş...
En azından -kendi adıma- sizin gibi samimi müslüman devrimci kalemler sayesinde "yazınızda marks'ın ne işi var?" türünden basit, yavan ve yüzeysel sorular ve tepkiler tevcih etmeyecek bir şuur düzeyi yakaladığımı rahatlıkla söyleyebilirm...
devamını dileriz, inşaallah...
vesselam veddua...
 
şeriati nurettin meriç 04-03-2009, 16:55:09
muhteşem bir kıyas...fevkalade tespitler...muazzam bir hülasa...DEVRİMCİ M ÜSLÜMAN ile STATÜKO MÜSLÜMANI tipini harika şekilde analiz etmiş...ALİ SALDIRAN üstad mukaddes bir saldırı yapmış...çok iyi yapmış...okuma keyfini taddırdı bizlere...beynine yüreğine ellerine sağlık...çok hoşuma gitti ve üç kez okudum...tekraren okuyacağım...tıpkı AHMET ÖZCAN üstadın AZİZ ŞEHİDE yazdığı mektup gibi...hala okurum ve sonsuz zevk alırım... üstadda İKİ ZİHNİYETİN takipçilerinin net analizini yapmışlar...bir,,,TEVHİD ERLERİ MUVAHHİDLER...iki,,,MÜŞRİK DALKAVUKLARI KİMLİKÇİ MUVAHHİDLER...ama özde MÜŞRİK DÜZEN SAVUNUCULARI...yani hesap kitap işi anlayın...bir yanda mücadele ederek içinde yaşadığı dünyayı insani bir düzene kavuşturmak adına eylemde bulunanlar...bir yanda yatışlarına kılıf bulmak adınaher şeyi oluruna bırakıp sonrada başa gelene kader dmeyi marifet sanan sahtekarlar...bu dünyada bir DEVRİM vardır bir de STATÜKO....devrimci TEVHİD eridir...statükocu ŞİRK eridir...DEVRİMCİ,,,statükonun istediği gibi yaşayıp yaşamayı hak ettiğini sanmaktansa kendi inandığı gibi yaşayıp ölmesi gerekiyorsa ölmeyi seçendir... STATÜKOCU,,,boşver der gir kuyruğa uy buyruğa,,, salla başı al maaşı,,kes traşı eğ başı der ve onursuzca yaşar ve yaşadığını sanır...UMUTLA DİRENÇLE DEVRİMLE
 
hatice 08-03-2009, 17:37:53
Galiba öncelikle vahdeti anlamalıyım, hakikatin bir rengi ,bir elbisesi yoktur ve hakikate ulaşan AllAH'a ulaşandır .Aynı zamanda gördüğü her güzelde sevgilisinden izler bulmak .her mekanda,her isimde ,her şarkıda sonsuza giden bir yol bulmak vahdet .Kafası karışıklardanım ama yazınız bir ufuk kazandırdı bana bunun için müteşekkirim , müslümanlığımızı sorgulamanın zamanı artık ve bu sancılardan emin bir limana sığınmanın vakti DUA İLE
 
veysel menekşe 14-10-2009, 01:19:23
ALİ!..
Bol ceviz ye ve kara üzümü de unutma tamam mı?!
Kendine iyi bak canım ciğerim.
Gözlerinden de ellerinden de öperim!.

Wesselam!.
 
rocker 17-12-2010, 21:42:41
Ben sırf ortaçağda hep halktan alan ve onlara hiç vermeyen din üzerinden maddi menfaat sağlayan 'Ortaçağ Papazları 'gibi lüks yaşayan kiliselerin zengin zira halkın aç oldugu; benzer şekilde cemaatlerin holdingleştiği sizden ve bizden ayrımı yapan, yabancı güçler hegemonyasındaki 'hocaefendi!!!' ler yüzünden etrafımdakilerle tartışmış fakat destek bulamayınca müslümanlıktan istifa etmiş bir inançlıyım. Aslında Ali Şeriati, Mihail Nuayme, Edward Said, gibi düşünürleri okuyunca farklı dinlere ait olmanın hiç önemli olmadığını aslolan o dini nasıl algılayıp toplumsal kurallarını nasıl tatbik ettiğinle alakalı olduğunu kavrıyorsun . Bu anlamda ben hiç tanışmasakta farklı dinden olsakta kendisini din kardeşi saydığım aklını ve vicdanını hiçbir çıkar gurubuna kiralamayan; Ali Bulaç gibi Amerikan güdümlü ' Hoca efendiler ' şakşakçısı olmayan Sayın İhsan Eliaçık kardeşime ve onun nezdinde gönlünü ve kendini Tanrı aydınlanmasına adamış fakat cüzdanı olmayan tüm inançlılara teşekkür ederim. Tanrıyı yüceltecek olan sizlersiniz. Dini siayasete (şu anda top yönetici şeb i Aruz törenlerinde Sevgili Ferisi Mevlena'yı istismat ediyor) ; ticarete alet eden ortaçeg anlayışını yıkacak olan sizlersiniz. Ben ex-muslim ve renegade olarak bu gelişmelerden
çok menmun oldugumu ifagde etmek istiyorum. Tüm peygamberlerin bıraktığı en büyük mirasın 'Mülksüzlük' oldugunu tekrarlıyor tüm dünyada Tanrı'nın egemenliği gelmesi için dua ediyorum
 
 

BU KATEGORİDEKİ DİĞER ESERLER

‘Güvenilecek Ama Sürekli Dalgalı Bir Gerçeklik’: ALİ ŞERİATİ / Cihan AKTAŞ
Şeriati ve Muhalif Çizgisi / Haşim AGACARİ
Şeriati, Yeniden Gündemde / Cihan AKTAŞ
Ali Şeriati’de Kadının Kurtuluşu/ Yıldız RAMAZANOĞLU
Dert Ehli, Sanatkar ve Yiğit Bir Aydın: Şeriati / Abdülkerim SURUŞ
Bir İslami Ütopyacının Siyasi Biyografisi / Ali RAHNEMA
Ali ŞERİATİ Yaşasaydı...? / Turgay EVREN
Ali Şeriati: İran Devriminin İdeologu / Abdülaziz SACHEDİNA
Ali Şeriati ile Kürt Sorununa Bakış ve Yeni İslamcıların Senaryoları / Muhammed CAN
Bir Diriliş Öncüsü: Dr. ALİ ŞERİATİ / Emin MANSURİ
İran Devriminden Sonra Dini Entelektüalizm / Mesud PEDRAM
"Eşim Ali Şeriati" Okuma Notları ve Çevirisi Üzerine / A.AVAMİ
İran, Seçimler ve Ali Şeriati ile Vurulmak İstenen Ne? / Muhammed CAN
Hüseyniye-i İrşad'da Bir Akşam / Cihan AKTAŞ
Modernite: Bugüne Dair Hastalığımız, Yenilenme: Bugüne Dair Sorumluluğumuz / Bülent Şahin ERDEĞER
Seyyid Kutub ve Ali Şeriati: Öznelliğin İktidarı / Charles TRIPP
Ali Şeriati ve Mevlana / Turgay EVREN
Ali Şeriati Üzerine Bir Deneme / Turgay EVREN
Düşünce ve Eylem Adamının Tam Tanımı: Ali Şeriati / Peren BİRSAYGILI
Ali Şeriati'den Esintiler! / Muhammed CAN
Özgür İrade Meselesinde Ali Şeriati ve Bint'uş-Şati / Yudian WAHYUDİ
Cemaleddin Afgani ve Ali Şeriati / Sever IŞIK
Yabancılaşmanın Yeni Maskesi "Postmodemizm" ve Şeriati'yi Hatırlamak/ Bülent Şahin ERDEĞER
İnsanlık ve Halkın Gücü: Dr. Ali Şeriati’ye Bir Övgü / Dr. Mohammad Omar FAROOQ
Ali Şeriati: Kazanımın Ve Gelişimin Öğretmeni -I- / Bülent Şahin ERDEĞER
Göller Bölgesinde Bir Ada / Cemil MERİÇ
Ve Bir Tokat Hem de Ne Tokat! / Öznur BALIK
Bir Ütopyacının Hayatı / Recep ŞENTÜRK
Marksizm, Oryantalizm ve Şeriati / Bülent Şahin ERDEĞER
Göller Bölgesi'nde Bir Ada Olmak / Ümit AKTAŞ
"Yalnızlık Sözleri" / Ahmet ÖZCAN
BİR KARŞILAŞTIRMA: Nasr ve Şeraiti / Mustafa ARMAĞAN
GELENEĞİN PRANGALARI: Weber ve Şeraiti Örneği / Mustafa ARMAĞAN
Ne Yapmalı / M. Kürşad ATALAR
Ali Şeriati (1933-77): Allahperest-Sosyalist / Ertuğrul CESUR
Şeriatî'nin Öze Dönüş Çağrısı / İhsan ELİAÇIK
Marx ve Allah Arasında Ali Şeriati / Nathan COOMBS
EY ALİ! / Muhammed Rıza SERKEŞİK
Geleneksel Ulema ve Laik Aydınlar Arasında Ali Şeriati / Fevzi ZÜLALOĞLU
Rüşenfikr İdeolojisi / Asaf HÜSEYİN
BİZİM YERİMİZE DÜŞÜNENLER / Serkan AKIN
Ali Şeriati’de Sembolizm Sorunu / Bülent Şahin ERDEĞER
Hüdaperest Sosyalistler / Mustafa ÖZCAN
Unutulmuş Devrimci Ali Şeriati / Lawrance Rıza ERŞAGİ
Şeriati’yi Önce Biz Öldürdük! / Zeki BULDUK
Ali Şeriati'de Sanatın Teorik İnşası / Asım ÖZ
İki dini aydın: ŞERİATİ ve SURUŞ / Cihan AKTAŞ
Ali Şeriati ile Söyleşi / Muhammed CAN
Kaynaşma ve Ayrışma Çizgisi/ Mustafa ÖZCAN
Ali Şeriati: "İslam Sosyolojisi" ve "İslam Bilim" / Kadir CANATAN
Ali Şeriati: Yalnızlığa Sığmayan Yazar / Cihan AKTAŞ
Şeriati, Hasan Hanefi ve 'İslami Sol' Denkleminde İbrahim Şita / Yasin DEMİRKIRAN
1980 Sonrası Türkiye’sinde Siyasal İslami Bilinçlenmede Tercümenin Rolü-2 / Cengiz Sunay
Ali Şeriati’de Somutla Soyut Arasında Sanat/ Cemal ŞAKAR
Uyuyanları Uyandıran Bilinç: Ali Şeriati! / Atlan ALGAN
Dr. Ali Şeriati’nin Taklid Mercii Kimdi? / Taki DEJAKAM
Allahperest Sosyalist Ali Şeriati / Mehmet SAİD
Ali Şeriati’nin Yeşillenen Rolü / Mustafa ÖZCAN
Dine Karşı Din / Ali SALDIRAN
hgs yükleme http://www.xn--hgsykle-q2a.gen.tr/
hgs yükleme http://www.xn--hgsykle-q2a.gen.tr/
 
 
 
 

 

nike huarache Scarpe Abbigliamento Asics nike blazer michael kors Adidas Scarpe Ray ban nike flyknit longchamp scarpe converse nike free air jordan scarpe da calcio nike cortez Cinture air max new balance Scarpe nike roshe louis vuitton Ray ban adidas oakley converse Scarpe Adidas scarpe Nike Adidas superstar air max
new balance nike air max adidas nike roshe michael kors air max nike free nike blazer new balance oakley converse Scarpe Adidas nike huarache Scarpe Ray ban scarpe converse Adidas Scarpe Abbigliamento Asics Scarpe air jordan scarpe da calcio nike free nike cortez nike flyknit

www.aliseriati.com         www.aliseriati.net        www.aliseriati.org

NETWOR YAZILIM