ALİ ŞERİATİ

Ali Şeriati Hüseyniye-i İrşad

Kull. Adı    

:

Şifre 

:  
     

Yeni Üye - Şifremi Unuttum

Modernizm’le Hesaplaşma Çabasında Bir Aydın: Ali Şeriati Portresi / Aydın HIZ
Kendisi Olmayan İnsan
Dünya Görüşü ve İdeoloji
Şia
İran ve İslam
Tüm medyalar için tıklayınız...
Tefsir Dersi

Sesli ve Görüntülü Medya

Ali Şeriati Belgeseli
Belgesel

Tüm Arşivler İçin Tıklayınız...

Hangi Kur’an / Ali ŞERİATİ
Aşk ve Sevgi... / Dr. Ali ŞERİATİ
HACC
DUA / II
Kendisi Olmayan İnsan

İSLAM BİLİM DERSLERİ BAŞLIYOR

TARİH :19-03-2009

23.03.2009 tarihinden itibaren İslam Bilim dersleri başlıyor

Dr. Ali Şeriati'nin İslam-Bilim adlı konferanslarından oluşan eserini dersler halinde yayına hazırladık. Site üyelerimiz ve ziyaretçiler burada yayınlanacak dersleri takip edebileceklerdir. Pazartesi ve Perşembe günleri yayınlanacak olan dersleri muntazam takip edip tartışan takipçiler muayyen bir vaktin sonunda bu önemli dersleri bitirmiş olacaklardır.

Derslerin bitiminde takipçiler tarih bilinci, tarih felsefesi, toplumsal tevhid ve toplumsal şirk, ideal insan, toplumbilim, tevhidi dünya görüşü, altyapı ve üstyapı, ideoloji olarak İslam, varoluşçuluk, materyalizm, alinasyon, Marksizm gibi birçok önemli konu hakkında önemli bilgiler edinmiş olacaklardır. Hem derslerin takibi hem de dersler üzerine yapılacak tartışmalarla Doktor'un öğrencileri olarak O'nun fikirlerini tanımış, tartışmış ve belki ümidimiz odur ki ilerilere taşımız olacağız
hgs bakiye yükleme
trafik cezas? ödeme
kredi kart? borç sorgulama
kredi kart? borç sorgulama
yap?kredi kredi kart? borç sorgulama
tl yükleme
hgs yükleme


detay
Tüm haberler

.....................................................

ÜYE OLUN

TARİH :17-03-2006

Siteye üye olun yeniliklerden hemen haberiniz olsun.
hgs bakiye yükleme
trafik cezas? ödeme
kredi kart? borç sorgulama
kredi kart? borç sorgulama
yap?kredi kredi kart? borç sorgulama
tl yükleme


detay
Tüm haberler

.....................................................

TARİH : -- tarihinde tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke :
Şehir :



.: Yazarlar :.
İbn-i Rüşt'ün İzinde / Loay MUDHOON ‘Reformcu İslam Düşünürü Muhammed ŞAHRUR'

İslam söz konusu olduğunda reform kavramı birçok Müslüman tarafından toptan reddedilmektedir, çünkü onlara göre İslam "iyileştirmeye gerek olmayan" ve bu yüzden "reform"dan da geçirilemeyecek, esasen yetkin bir şeyi oluşturmaktadır. Ancak Suriyeli mühendis ve Kuran yorumcusu Muhammed Şahrur kendini ilk planda bir reform düşünürü olarak görüyor.


Şahrur kendini İslami "yenileyiciler" avangardının bir parçası olarak görüyor. Sadece tek bir Tanrı'nın, ama O'na giden birçok yolun olduğu bir bilgiye odaklanıyor. Şahrur reform çalışmalarına başladığı [yaklaşık 20 yıl önce] günden beri yüksek sesle ve yanlış anlamaya mahal vermeyecek bir tarzda, Müslümanların "İslam hukukunun otoritesine" ve vahyin metinsel anlamına boyun eğmeden, kendilerine asıl kıstas olarak ilahi hakikati kılavuz edinebileceklerini, savunuyor.


"Dini Reformlar Gereklidir"


Şahrur, makro politika bağlamında bir adım daha ileri gidiyor ve İslam kültürü ve dininin günümüzü koşullarına uygun bir teşhis temelinde, köklü bir eleştiriden geçirilmesini talep ediyor çünkü, Şahrur'a göre İslam ülkelerinde köklü dinsel reformlar yapılmadan temel siyasal reformlar da yapılamayacaktır.


Bu noktada Şahrur şöyle bir saptamada bulunuyor: İslam Arap dünyasında pratikte her şeyi belirleyen normatif güçtür. "Dinsel mirasın eleştirel bir gözle yeniden okunması ve yorumlanması gerekir. Kültürel ve dinsel reformlar siyasal reformlardan daha önemlidirler, çünkü her türlü seküler reformun ön koşulunu oluştururlar."


Tetikleyici Olarak Kolektif Bilinç Şoku


Muhammed Şahrur 11 Nisan 1938 yılında Şam'da doğdu. 1958 yılında Moskova'da başladığı inşaat mühendisliği eğitimini 1964 yılında başarıyla tamamladı. Ortadoğu'nun yapısının belirlenmesinde önemli rolü olan 1967 Haziran'ındaki Altı Gün Savaşı, Şahrur'un doktorasını önceden planladığı gibi Londra'da değil Dublin'de vermesine neden oldu çünkü, Altı Gün Savaşı Suriye ile İngiltere arasındaki ilişkilerin kopmasına neden olmuştu.


Şahrur'a göre, Arap dünyasının Altı Gün Savaşı'nın ağır bir yenilgiyle sonuçlanmasından sonra yaşadığı kolektif bilinç şoku, Arap kültürünün durumu üzerinde düşünmenin ve âşikar bir hale gelmiş bulunan iktisadi ve –özellikle– etik-entelektüel krizden çıkış yolları aramanın asıl tetikleyicisiydi.


Geleneksel İslami Söylemin Merkezi Sorunları


Muhammed Şahrur, 1990 yılında yayımlanan ve kendi anlatımıyla üzerinde 20 yıldan fazla çalıştığı temel eseri "Yazı ve Kuran- Çağdaş Bir Okuma" kitabının önsözünde, geleneksel İslami söylemin temel sorunlarını teker teker sayıyor: Bu sorunlar, tanrısal metne bilimsel bir yaklaşımın eksikliğinden, fıkıh bilginlerinin savunmacı reflekslere takılıp kalmasından, epistomolojik bir sistemi İslami yöntemlerle temellendirip kurma yeteneksizliğine kadar uzanıyor.


Her halükârda o zamanlar Şahrur için kesin olan bir husus vardı: Egemen İslam anlayışı tanrısal vahyin gerçek ruhuyla apaçık bir çelişki içindeydi.


Şahrur, reform yapıtında sadece "vahyedilmiş metnin çağdaş bir okumasının" söz konusu olduğunu ve bunu yapmaktaki amacının da "aynı zamanda insani ve evrensel olan bir İslami tanrısallık teorisi formüle etmek" olduğunu açık ve net bir biçimde belirttiği halde; ortodoks İslam çevreleri Şahrur'un reformcu yaklaşımlarına yoğun bir karalama çabasıyla tepki verdi.


Ayrıca, beklenildiği gibi, Arap kitle iletişim araçlarındaki birçok yorumcu, peygamberin kişiliğini küçük düşürdüğü gerekçesiyle Şahrur'un yargılanmasını istediler. Şahrur'un kışkırtıcı görüşlerine yanıt olarak şimdiye kadar en az 19 kitap yayımlandı; bunların yanı sıra sayısız makale ve medyadaki konuşmaları da söz konusu.


Peygamberlik ve Elçilik Arasındaki Fark


Şahrur'un mükemmel matematik-doğabilimsel anlayışı, kutsal kitabı çağa uygun bir tarzda okuma niyetinde, ona büyük bir destek oluşturuyordu. Ayrıca dilbilimsel araştırmaların modern yöntemlerinden de yararlanıyordu.


Özellikle, belirli bir dil düzeyinde eşanlamlı sözcükler bulunmadığı, aksine her ifadenin tamamen belirli bir anlam alanını kapsadığı bilgisi de ona yardımcı oldu. Şahrur bu kuralı Kuran'daki surelere uygulamaya başladı ve böylece, İslam hukukunda temelli bir yeniden düşünmeyi en azından kısmen haklı çıkaran sonuçlara vardı.


Şahrur, uyguladığı yöntemle İslam'daki el-kitab ve el Kuran gibi vahiy bağlamında o zamana kadar eşanlamlı olarak görülen temel kavramların her birinin, kendine özgü anlamları olduğunu ortaya çıkardı.


Kuran'ın her şeyi kapsadığı ön kabulü ve bilgisi, Şahrur'u Kuran'ın çağdaş bir okuması yolunda temel bir ayrım yapmaya yöneltti: Kuran'da "peygamberlik" [nubüvvet] ile "elçilik" [risale] arasında bir ayrım söz konusuydu. Peygamberlik tanrısal ve bu yüzden nesnel ve mutlak geçerli doğa yasalarını betimliyordu; elçilik ise, onlara uyup uymamanın insanın tercihine bağlı olması açısından öznel geçerliliğe sahip olan, normatif belirlemeleri içeriyordu.


Şahrur'un Kuran incelemesi sonucunda elde ettiği bir başka belirleyici bilgi kazanımı ise, bu modern incelemenin, İslam için temel önem taşıyan Müslüman kavramının yeni bir anlayışına yol açmasıydı. Şahrur, Kuran'da Müslüman denilince, Tanrıya ve kıyamet gününe inanan, iyi işler yapan bir insanın anlaşıldığı sonucuna varıyor.


Varlık ve Oluş


Şahrur Kuran metnine dayanan bir felsefe geliştiriyor: Ona göre iki temel kategori bulunuyor: "Varlık" [kaynuna] ve "oluş" [sayrura]. Birincisi tanrısaldır ve mutlaktır, ikincisi insanidir ve görelidir. Varlık, Allah'ın Muhammed'e vahiyde ilettiği ve Kuran'da yazılı olan sözleriyle temsil edilir. Allah'ın kitabı "kendi içinde varlık"ı oluşturur, geri kalan her şey ise "oluş"tur.


Bu yüzden ilahi metnin anlaşılması da sürekli bir oluştur. Şahrur bu yüzden "metnin sabitliği ve içeriğin hareketliliği"nden yani metin ile içerik arasındaki diyalektikten söz ediyor. Şahrur'a göre Kuran metni kendi içinde kapalı ve yetkindir.


Ayrıca Şahrur, Kuran metni hakkında söylenen ve yazılmış olan her şeyin, Hz. Muhammed'in hadisleri de dahil olmak üzere, tarihsel bir bağlam içinde yer aldığını kabul ediyor. Ancak, Kuran metni tarihsel değildir. Elbette Kuran ayetlerinde talimatlarla yasalar arasında bir ayrım yapmak gerekir. Kuran metninin yasa değil de talimat içerdiği her durumda, metnin tarihselliğinden söz etmek uygundur.


Yalnızca Allah'ın Sözü Mutlaktır


Şahrur'un Kuran'ın işlevi hakkındaki tanımlaması, İslam bilginleri arasındaki egemen görüşten farklı değildir. Buna göre, Kuran "kitapların mührünü" oluşturur, yani üç kitap [ehl-i kitap] dininin sonuncusu ve nihai olanıdır.


Kuran Allah'ın mutlak hakikatini içerir. Ancak bu hakikat insanlar tarafından sadece göreli olarak anlaşılabilir. Bu yüzden belirli bir zamana ait her Kuran kavrayışı –yorumu- yalnızca o zaman için geçerli olabilir.


Şahrur zamana bağlı Kuran kavrayışına uygun olarak, Peygamberin sünnetini İslami kuralların ilahi kaynağı olarak görmüyor. Çünkü Hz. Muhammed gerçi Allah'la özel bir yakınlık içindeydi, ama 7. yüzyılın Arap kültürüyle ve bu kültürün bilgi seviyesiyle belirlenmiş olan sıradan bir insandı. Ayrıca Şahrur'a göre Hz. Muhammed sünnetin değil Kuran'ın kayıt altına alınmasını emretmişti.


Böylelikle Şahrur Peygamberin sünnetini ve hadisleri İslam hukukunun ikinci buyurucu kaynağı olarak gören İslami yargıyla kaçınılmaz bir biçimde şiddetli bir çatışma içine giriyor.


Şahrur'a göre burada "varlık" ile "oluş" arasındaki sınırlar içiçe geçmiştir, çünkü fıkıh kurucuları, Peygamberin sünnetini aktaran ve 7. yüzyıldaki Abbasi iktidarı zamanında sabitlenen hadisleri, İslam hukukuna temel almışlardır.


Fıkıh kurucuları, hadisleri sorgulamak yerine, Peygamber'in ve dört halifenin yaşadığı çağı idealize etmişler ve böylelikle ilahi bir yasama olarak kabul etmişlerdir. Böylelikle bütün soruların, Hz. Muhammed'in yaşamından kıyas yoluyla yanıtlanabileceğine inandıkları için, özgür karar mekanizmalarının yolu ne yazık ki kapanmıştır.


Sınırlar Teorisi


Şahrur başka bir açıdan da şeriat hukukunu, bu hukukun birincil kaynağını oluşturan Kuran hakkında söyledikleriyle de eleştiri kıskacına aldı. Şahrur, Kuranda yer alan o zamana kadar normatif geçerliliğe sahip olan tüm önermelerin, zamanın koşullarına bağlı olarak kavranmaları gerektiği tezini ısrarla savunuyor.


Bu öncülden yola çıkarak ilahi davranış normlarına yaklaşımda evrensel bir çözüm olarak bir "Sınırlar Teorisi" geliştirmişti. Şahrur sınır [hudud] kavramından, geleneksel İslami yorumdaki gibi Allahın "buyrukları"nı değil, daha ziyade onun tarafından konulmuş sınırları anlıyor.


Şahrur'a göre İslam bir hukuk sistemi inşa etmiyor; yalnızca insanın yargıya varması için ihtiyacı olan olan özgürlüğün sınırlarını belirliyor. Geçerli İslam hukukunun katı yapısı, Kuran'ın esnekliğiyle çelişiyor.


Buna göre Allah Kuran'da sözü edilen tüm insan davranışları için bir üst ve bir alt sınır koymuştur; alt sınır ilahi yasanın özel bir durumda buyurduğu şeyin minimumunu, üst sınır da maksimumunu oluşturmaktadır.


Şeriat, cezaların aşamalı olarak düzenlenişiyle büyük ölçüde esnekleştirilecektir ve gerçek cezanın ölçüsü insanın değerlendirmesine göre saptanacaktır.


"Sınırlar Teorisi"ne örnek olarak hırsızlık için verilen cezadan söz edilmektedir: Şahrur'un anlayışına göre, Kuran'ın Maide Suresi'nin 38. ayetinde sözü edilen, ellerin kesilmesi, verilebilecek yegâne ceza değil, en yüksek cezadır. Şahrur'a göre yargıçlar suçluyu, kamu yararına gönüllü çalışma cezasına da çarptırabilirler.


İslamın Politikadan Arındırılması


Şahrur "Sınırlar Teorisi" ile şeriatı evrensel demokrasi ve insan hakları düşünceleriyle bağdaşabilir kılıyor. Çünkü iki sınır arasında yer alan ceza yasası, demokratik olarak seçilmiş meclislerin karar verme yetkisi içinde yer alıyor.


Şahrur, Allah'ın buyruklarını sınırlar olarak kavrayışıyla, yasama için "yüz milyonlarca olanağın" açıldığını düşünüyor. Ayrıca, devlet ile din arasındaki ayrımın zorunluluğunu vurgulayarak, İslam'ın tamamen politikadan arındırılmasını talep ediyor.


Böylelikle aydınlanmacı Şahrur İslamcılığa taban tabana zıt bir görüşü savunuyor. Şahrur'un yapıtı, İslam dinini hem modern felsefeyle hem de doğa bilimlerinin rasyonel dünya imgesiyle uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir çabadır.


Şahrur'un burada yalnızca ana hatlarıyla tanıtılan argümantasyonunda, hukuk kaynaklarının kavranılmasının tarihsel göreliliğini, ilk planda nesnel zorunluluklarla değil daha ziyade İslami teolojiden yola çıkarak temellendirmesi hususu dikkat çekicidir.


İslami temellere dayanan köklü eleştirileriyle bu tartışmalı İslam yorumcusu, en keskin ama aynı zamanda en verimli eleştirinin de birçok durumda sisteme içkin olduğunun en iyi kanıtını oluşturuyor.


İbn-i Rüşt'ün Mesajını Yeniden Canlandırmak


Şahrur'un tezleri ve bu dünya dininin teorik koordinatlarını yeni bir temellendirilişini ya da yeniden yorumlanışını oluşturma çabaları, gayretkeşlik izlenimi uyandırsalar ve şimdilik yalnızca sınırlı ve ağırlıklı olarak entelektüel donanımlı bir kitleye ulaşsalar da, dikkat çekici görüşleri temelinde İslam içindeki reform tartışmasının yeniden canlandırılmasına katkıda bulunuyorlar.


Dünya çapında etkili bir müftü ve uydu televizyon kanalı El Cezire'nin sürekli konuğu olan Şeyh Yusuf El Kardavi'ye Şahrur'un yapıtları ve İslam dünyası için taşıdıkları önlem hakkında ne düşündüğü sorulduğunda, bu kudretli TV vaizi, özlü ve çok şey söyleyen bir yanıt vermişti: "Bu yeni bir dindir!"


Şahrur, İslam'daki her türlü hiyerarşi oluşumunu, sadece insan tarafından yapılan şeyler oldukları için kesinlikle reddetse de, gerçeklikten metafizik alana her kaçışı bir felaket olarak kavrayan, tamamen katı bir rasyonalist de değildir.


Şahrur elbette İslam'ı yeniden icat etmek istemiyor; daha ziyade İbn-i Rüşt'ün [Averroes] zaman ötesi, vahiy ve aklın birbirleriyle çelişmedikleri, aksine birbirlerini tamamladıkları yolundaki mesajını yeniden hayata geçirmek istiyor.



 

 

 

Kaynak: www.qantara.de



Almancadan Çeviren: Mustafa Tüzel


         -        

 


Bu Yazı 11753 defa okunmuştur
 

 Bu haber için toplam 64 yorum yapılmıştır...

şeriati nurettin meriç 12-04-2009, 14:26:10
ilginç ve üzerinde düşünülmesi gereken düşünceler barındırmakla birlikte asla kabulü mümkün değildir. tabi düşünmeli derince. devrimci umutla
 
 

BU KATEGORİDEKİ DİĞER ESERLER

Mehmet Akif ve Düşündürdükleri / Şuayip MEKEÇ
Sol ve Liberal Muhayyile / Ali BULAÇ
Cüzzamlıyı İyileştirdiyse Zalimliğine Anlayış mı Göstermeliyiz? / Fikritakip
“Öncü Şahsiyetler: Seyyid Kutub ve Ali Şeriati” / [Seminer]
Kendi Semasında Tek Yıldız: Nurettin Topçu Ve Müslüman Anadolu Sosyalizmi / Ümit AKTAŞ
Bilgiden Neo-Nihilizme..: Müslüman Nihilistler / Turan KIŞLAKÇI
Gazali, İbn-i Rüşd’ü Döver mi? / T.Suat DEMRE
Dikkat! Kitap! / Heinrich BÖLL
Suruş ve Sarsılan Kalplerin Tanrısı…/ Meliha ÇELİK
Şeriati Suriye'yi Nasıl Okurdu?/ Cihan AKTAŞ
‘Ehl-i kitâp’ kimdir? / R. İhsan ELİAÇIK
Cahili Tüketim Kültürünü Aşmak Mümkün mü? – 1 / Hamza TÜRKMEN
AK PARTİ Eleştirisi / Ali BULAÇ
Din Modern Zamanlarda Nereye Gidiyor? / Dr.Abdülkerim SURUŞ
Sol İslam, İslam`ın Solu, İslam Düşüncesinde Sol / Kenan ÇAMURCU
Entelektüel, Aydın ve Din / Dr.Aliye ÇINAR
İnsanlık Suçu: Biz Filistinliler, Hakkımızı Helal Etmeyeceğiz / Hayrettin KARAMAN
Bir Seçim Yapın Arkadaşlar/ Ali SALDIRAN
Bayan Humeyni ile Bayan Şeriati... / Sibel ERASLAN
Profesör olmak; Ebu-Zer'in Kişiliğini Manupüle Etme Hakkını Verir Mi? / Muhammed CAN
Surûş, Şimdi de Şeriatî İçin İlginç Şeyler Söylüyor! / Selahaddin Eş ÇAKIRGİL
MUSEVİ NE DİYOR?/ Mir Huseyn MUSEVİ
Özgürlük şairi İkbal, İstanbul'da anılıyor
Evrim Kuramı ne anlatıyor? -2- / Bülent Şahin ERDEĞER
"İslâm Sosyalizmi"nin Serâncâmı/ Bülent Şahin ERDEĞER
Efgani ve Abduh Vehhabi Miydi? / Mehmed Akif ERSOY
“Evrim Kuramı”na Gerçekçi bir Bakış-1/ Bülent Şahin ERDEĞER
Cihan Aktaş Yakın Yabancı İran'ı anlattı/ Asım ÖZ
"İslam ve Sınıfsal Yapı" Türkçe'ye kazandırıldı
Güneye Göç Mevsimi / Stefan WEIDNER Sudanlı Kült Yazar Tayyip Salih'in Ardından…
İslam Dünyasına Evrensel Reçete: Musa Carullah / Yusuf TOSUN
Beykoz’da “Ali Şeriati” Konuşuldu
İnsanlığın Kısa Tarihi: BÜYÜK RESİM
Zehra Hanım'ın Işığını Kapatan Jip / Yıldız RAMAZANOĞLU
Mülkiyet ve İktisadi Kullanımı Üzerine/ Murat AYDOĞDU
Kapitalizmin Efendilerine Karşı Anti-Kapitalist İman! / Bülent Şahin ERDEĞER
Küresel Kibir Çetesi ve Ahlak Devrimi / Bülent Şahin ERDEĞER
İran'ın Yeşil Rasyonalizmi/ Ali BULAÇ
İranlı Göstericiler COŞKULU VE TEMKİNLİ/ Cihan AKTAŞ
İran'da Kim Ne İstiyor? / Bülent Şahin ERDEĞER
İbrahim Yürüyüşü / Ebuzer SAİD
Sanayi Toplumu ve Geleceği- Unabomber'ın Manifestosu/ Teodor KACZINSKY
“Zere, Zora ve Tezvire” (Altına, Güce ve Hileye) Karşı... / Mîr Huseyn MÛSEVÎ
Hamaney Şeriati’yi Savundu / Bülent Şahin ERDEĞER
İmam Öldü; Yaşasın Konformizm! / Mansur YILMAZ
Sağcılık, Solculuk… / M. Kürşad ATALAR
"İslami Mücadelede Öncü Şahsiyetler"
Muhammed Mustafa ve Kur’an Yerine Mevlânâ Ve Mesnevî - Egemenlerin “Problemsiz (Light) İslâm” Projesi- / İlhami GÜLER
Çölde Bir Yalnız Âdem / Rasim ÖZDENÖREN
Bilge Adam Dergisi ve İslam Bilim Hediyesi
Yeni sınıfın ideolojisi: Kariyerizm ve Konformizm / R. İhsan ELİAÇIK
Bizden Korkanlar Sizi Seviyor / İsmet ÖZEL
Dua / Dr.Mustafa ÇAMRAN
Evrensel Bir Müslüman: Cemaleddin AFGANİ [KRONOLOJİK HAYAT HİKAYESİ]
Yeni Bir Zamanı Başlatmak / Atasoy MÜFTÜOĞLU
Cemaleddin Efgani / Mehmed Akif ERSOY
Anlaşılmamış Devrim / Charlotte WIEDEMANN
Ebû-Zerr el-Ğıfârî [v. 32/652] / Prof.Dr.Hayrettin KARAMAN
Sürekli Devrim: "Direniş Teolojisi"/ Prof.Dr. İlhami GÜLER
"Din Mafyası" Şeriati'ye Saldırmaya Devam Ediyor/ Bülent Şahin ERDEĞER
İnsan Üzerine / Ali K.
ANTİEMPERYALİST BAŞBAKAN: MUSADDIK/ Altan ALGAN
Cahili Tüketim Kültürünü Aşmak Mümkün mü? – 2 / Hamza TÜRKMEN
Kur'an'ı Nasıl Okumalıyız? / Aliya İZZETBEGOVİÇ
İbn-i Rüşt'ün İzinde / Loay MUDHOON ‘Reformcu İslam Düşünürü Muhammed ŞAHRUR'
İslâmî Cemaatin Kurucu Öğesi Olarak İslami Şahsiyet / Rıdvan KAYA
Röportaj: R. İhsan ELİAÇIK :İslam'ın Politik Duruşu Sol / Müjgan HALİS
Ne Okumalı? -Dört Aşamalı Alternatif Bir Okuma Programı- / Ali BULAÇ
Musa Carullah Bigiyef’in Sünnet Konusundaki Görüşleri / Mustafa AKMAN
Gençlere Tavsiyeler / Ercüment ÖZKAN
Afganistanlısı Antipatik de Bizim "Cübbeli" Taliban Neden Sevimli? / Serdar ÖZMEN
Kendi İçimizdeki 'İkna Odaları' / İdris ÖZYOL
Fatıma, Fatıma‘dır / Emine K. ARSLANER
"Ali Şiası Safevi Şiası" Kitabının Yeni Baskısı Yapıldı
Kim Müslüman Aydın Değildir? / Abdulkerim SURUŞ
Yeşil Rasyonalizm, Sol İslam, Adalet Devleti: Zihnimiz Yeni Siyasi Kavramlara Hazır mı? / Kenan ÇAMURCU
Bir Mücahidin Kaleminden Fikir-Put Savaşı / M. Numan AŞKAROĞLU
Toparlanın, Gidiyoruz! / İsmet ÖZEL
Ebuzer: Issız Çölde Yalnız Mezar / İhsan ELİAÇIK
Sağcı Bir Şiire Doğru [mu?] / Enes MALİKOĞLU
El-Ğarra Hutbesi / İmam ALİ
Ebu'l Ala Mevdudi Türkiye'de Anılıyor / Sempozyum
GAZZE RİSALESİ / Cahit KOYTAK
Yoksulluğu Görme(me)k ve Bir İntiharın Düşündürdükleri / Serdar Bülent YILMAZ
 
 
 
 

 

nike huarache Scarpe Abbigliamento Asics nike blazer michael kors Adidas Scarpe Ray ban nike flyknit longchamp scarpe converse nike free air jordan scarpe da calcio nike cortez Cinture air max new balance Scarpe nike roshe louis vuitton Ray ban adidas oakley converse Scarpe Adidas scarpe Nike Adidas superstar air max
new balance nike air max adidas nike roshe michael kors air max nike free nike blazer new balance oakley converse Scarpe Adidas nike huarache Scarpe Ray ban scarpe converse Adidas Scarpe Abbigliamento Asics Scarpe air jordan scarpe da calcio nike free nike cortez nike flyknit

www.aliseriati.com         www.aliseriati.net        www.aliseriati.org

NETWOR YAZILIM