ALİ ŞERİATİ

Ali Şeriati Hüseyniye-i İrşad

Kull. Adı    

:

Şifre 

:  
     

Yeni Üye - Şifremi Unuttum

Modernizm’le Hesaplaşma Çabasında Bir Aydın: Ali Şeriati Portresi / Aydın HIZ
Kendisi Olmayan İnsan
Dünya Görüşü ve İdeoloji
Şia
İran ve İslam
Tüm medyalar için tıklayınız...
Tefsir Dersi

Sesli ve Görüntülü Medya

Ali Şeriati Belgeseli
Belgesel

Tüm Arşivler İçin Tıklayınız...

Hangi Kur’an / Ali ŞERİATİ
Aşk ve Sevgi... / Dr. Ali ŞERİATİ
HACC
DUA / II
Kendisi Olmayan İnsan

İSLAM BİLİM DERSLERİ BAŞLIYOR

TARİH :19-03-2009

23.03.2009 tarihinden itibaren İslam Bilim dersleri başlıyor

Dr. Ali Şeriati'nin İslam-Bilim adlı konferanslarından oluşan eserini dersler halinde yayına hazırladık. Site üyelerimiz ve ziyaretçiler burada yayınlanacak dersleri takip edebileceklerdir. Pazartesi ve Perşembe günleri yayınlanacak olan dersleri muntazam takip edip tartışan takipçiler muayyen bir vaktin sonunda bu önemli dersleri bitirmiş olacaklardır.

Derslerin bitiminde takipçiler tarih bilinci, tarih felsefesi, toplumsal tevhid ve toplumsal şirk, ideal insan, toplumbilim, tevhidi dünya görüşü, altyapı ve üstyapı, ideoloji olarak İslam, varoluşçuluk, materyalizm, alinasyon, Marksizm gibi birçok önemli konu hakkında önemli bilgiler edinmiş olacaklardır. Hem derslerin takibi hem de dersler üzerine yapılacak tartışmalarla Doktor'un öğrencileri olarak O'nun fikirlerini tanımış, tartışmış ve belki ümidimiz odur ki ilerilere taşımız olacağız
hgs bakiye yükleme
trafik cezas? ödeme
kredi kart? borç sorgulama
kredi kart? borç sorgulama
yap?kredi kredi kart? borç sorgulama
tl yükleme
hgs yükleme


detay
Tüm haberler

.....................................................

ÜYE OLUN

TARİH :17-03-2006

Siteye üye olun yeniliklerden hemen haberiniz olsun.
hgs bakiye yükleme
trafik cezas? ödeme
kredi kart? borç sorgulama
kredi kart? borç sorgulama
yap?kredi kredi kart? borç sorgulama
tl yükleme


detay
Tüm haberler

.....................................................

TARİH : -- tarihinde tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke :
Şehir :



.: Yazarlar :.
İSLAM BİLİM; DERS-8 (Bölüm 4) - Cehalet, Çıkar ve Korku; Beşeri Sapmanın Temel Etkenleri

Benim inancımda bütün beşerî sapmaların -ahlâkî bakımdan ya da psikolojik ve insanî teşhisler bakımından- kökleri bu üç etkende bulunmaktadır. Eğer dördün­cü bir etken daha bulursanız bana bildirin. Bu etkenler hem insan bireyini bozmakta, hem de toplumu pislikle­re, düşünsel sapmalara ve ahlâkî bozukluğa düşürmek­tedir.

 

Bireyin ve toplumun bozulması, ikisi de birdir. Çün­kü hıyanet eden kimse sadece toplumu mutsuz etmekle kalmaz, kendisini de hain durumuna getirir. Albert Memmi’nin dilinden şöyle demiştim; “Sömürgeci, sadece Doğu ülkelerini ileri ve uygar insan haline getirmekle kalmamış, kendisini de insan şeklinden sömürgeci şekli­ne sokmuştur.” Bir malı çalan bir hırsız, kendisinin çok daha değerli bir servetini yitirmiştir ki bu insanî sada­kattir.

 

Toplumsal etken bakımından, sınıf çatışmasını, te­kelci düzeni ve sömürü düzenini sapmaların etkeni ola­rak aldım ve söyledim. Ama burada konuyu ahlâki ve bi­reysel etken olarak ele alıyorum. Aynı sınıfsal düzende sömürülen sınıfında yer alan ve adaletsizliğe karşı sava­şım yerine boyun eğip dua ettiğini gördüğümüz bireyin davranışı korkudandır, korku ise tehlikeden. Onun bo­yun eğmesi ve hoşnutluğu, onun durumunun açıklaması değildir. Öyle ki yoksul, ırgat, köylü ve işçi sınıfının, ör­neğin derebeylik ya da sermayedarlık düzeninde sömü­rüldüğü yolundaki eleştiriye ve işçiye “Bu ay işimiz var ama günlük olarak beş tümene razı mısın değil misin?” denilmesine, başka bir yol bilemediği için işçinin de kabul etmesine karşı dinî düşünürlerden biri şöyle cevap vermektedir; O, sermayedarın teklifini kabul ettiğinde, sömürü söz konusu olamaz; zorlama yoktur, seçim var­dır. Her iki taraf da hoşnutsa şerî bakımdan da bir sorun yoktur, çünkü bu sömürü değildir. Bir baskı olmadığı için burada kimseye zulmedilmemiştir! Kimse çıkıp da, hoş­nutluk adaletse, öyleyse bütün fesat mekânları, güven mekânlarıdır, çünkü tarafların hoşnutluğu söz konusu­dur. Eğer bu ırgat, bu öneri karşısında boyun eğerse, onun boyun eğip hoşnut olmasına neden olan şey korku­dur. O, öneriyi kabul etmezse elindekileri de yitirmekten korkmaktadır. Bu ‘baş eğme ve zoraki hoşnutluk düze­ni’ni değiştirmek isterse her şeyini yitirecektir.

 

Sömürücü sınıftaysa, sömürücüyü başkasından ya­rarlanmaya iten etken çıkardır; bir duygu, kişisel ve ahlâkî bir eğilim ve insanî bir sürükleniş olarak söylüyorum bunu. Bireysel ve toplumsal etken ayrılmaz olmakla birlikte, burada amaçladığım bireysel etkendir. Çünkü burada insanbilimsel bir konudan söz edilmektedir, ta­rihten değil; ruhbilimden söz edilmektedir, zihinsellik­ten [Subjectivite] söz edilmektedir, özdeşlikten [objektivite] değil. Söylediğim gibi, insan ve çevre arasın­da [bilinç, insan iradesi, tarihsel ve toplumsal etken] kar­şılıklı neden-sonuç ilişkisi bulunmaktadır. Yani her ha­reketteki tam etken, çevre baskısıyla insanın seçme öz­gürlüğü arasındaki ilişkide ortaya çıkan edim ve etkilen­meden ibarettir.

 

Burada öğretim yöntemi açısından, insandan -bir et­ken olarak- söz ediyorum ve insan etkenini bağımsız ola­rak algılıyorum; her ne kadar bilimsel açıdan insan, ne­den olmakla birlikte aynı zamanda sonuç ve tam tersi olsa da. Koruma ve kazanmaya da sahip olma ve isteme biçiminde görünüm kazanan korku ve çıkar etkeni [ki bir insan gerçekliğinin olumlu ve olumsuz iki yönü­dür], insanları sınıfsal, ruhsal ve ahlâkî bakımdan dört tipe [temel] ayırmaktadır [İslam-Şinasi’de üç tip demiş­tim]; Kurt, tilki, fare ve koyun. Fare kimdir? Halkın azık ambarına doluşup yemeye koyulan, doyunca çalmaya, gizlemeye, depolamaya [hazine oluşturmaya] girişen ve para yığmaya başlayan -oysa yığıp gizledikleri ne ye­meye yarar, ne da başka bir işlerine- ve gereksinimlerin­den ve kapasitelerinden fazla şeyi toplayıp depolayan kimselerdir fareler. Sermayedar ve sömürücü dünyalıkçı faredir; paranın kuludur, dişlerinin fazla gelişmemesi için sürekli olarak kemirmelidir, eğer kemirmezse, dişle­ri olağan üstü uzayıp onu incitir. Bu yüzden herşeyi, halıyı, tahtayı, kitabı kemirip un ufak eder. Hem de gereksi­nimini karşılamak ve açlığını gidermek için değil, hasta­lığını yatıştırmak için; çünkü dişleri anormal ve hastalık şeklinde gelişmektedir. Fare, parayla aline olanların ve eşekizmin şerrine tutulanların sembolüdür.

 

Faiz yiyici tip hakkında Kur’an’ın şeytanın çarptığı şeklindeki tabiri, insanın para yoluyla alinasyonunun tam anlamını vermekte olup sözel bakımdan ve söyleyiş olarak da ahlâkçı sosyalistlerin burjuvalar ve para tut­sakları hakkında söylediklerini anlatmaktadır. Oysa uzun uzun anlattıklarını Kur’an iki kelimeyle dakik ola­rak ortaya koymaktadır.

 

Bu yüzden, bilinç ve sorumluluk konusunun günde­me geldiği insanî bakımdan -ahlâk, ruhbilim ve insan­bilim konusunda- mülkiyet düzeninin, sınıflarda ve so­nuçta da bireyi yöneten ya da yönetilen, sömüren ya da sömürülen sınıfa yerleştiren toplumsal çevre zorlama­sında etken olduğu doğrudur. Toplum, bireyi ırgat ya da faizci, işçi ya da sermayedar kılmıştır. Yoksulluğu, yok­sulun seçiminin değil, sınıfsal düzenin yarattığı doğru­dur, ama ben yoksulluk üzerine değil, yoksul üzerine, zulüm üzerine değil, mazlum üzerine konuşuyorum bu­rada. Yoksulluğa niçin katlanmaktadır? Niçin zulmü ka­bullenmektedir? Niçin reddetmemektedir?

 

Ya bilmemektedir; Cehalet.

 

Ya da korkmaktadır; Korku.

 

Ya da bireysel bir ayrıcalık -sınıfının yazgısından ayrı olarak- kazanma umuduyla uyum göstermektedir; Çı­kar. Bu yüzden söz konusudur sorumluluk. Ben’in insanî asaletine inanılmadan sorumluluğun bir anlamı olamaz.

 

Cehalet ise -ki kimi zaman sapma etkenidir ve kitlede çoğu zaman bu etken işbaşındadır- bilimlerin, fi­zik, hukuk ya da fıkıh gibi maddi ya da insanî veya dinî bilimlerin olumsuzlanması anlamına gelmez. Tersine in­sanın onunla tanımlandığı özel bir bilinçtir bilimlerin olumsuzlanması. Bir aydında gözlemlediğimiz özel bi­linç, gerçeklikleri bilmekten ya da zihinde bir şeyin şeklinin belirmesinden ibaret olmayıp hidayet ilmidir; olma bilgisidir; aydın görüşlülük, aydın düşüncelilik, hakkı bulmak ve yönü teşhis etmektir bu bilinç. Bu, insanî ve toplumsal sorumluluğun yarattığı bilinçtir. Bu bilinç, tahsille, öğrenimle, kitapla ve incelemeyle ka­zanılmaz; her ne kadar onu güçlendirmede etkiliyse de... Bu bilinç, dünya görüşünden kaynaklanır.

 

Bütün düşünürlerin ve ayrıca peygamberlerin sözü­nü ettikleri şey, bu bilincin varlığıdır. Yunan’da sop­hia, Zerdüşt dininde men ve Veda mezheplerinde vid­ya, Kur’an’da [İslamî kitaplarda değil] ise hikmet bu­dur.

 

Bu, günümüzde Avrupalı düşünürlerin Promethe­usçu bilgi dedikleri şeyin aynısıdır. Bu, Prometheus’un gökten getirip insana bağışladığı tanrısal bir ateş; ateş gibi ısı [hareket] ve ışık [görüş] doğuran bir bilgidir.

 

Peygamberler insana hikmet vermek için gelmiş­lerdir. İlk İslam’ın dilinde [Kur’an ve hadis] ilimden söz edildiği her yerde bu bilgi amaçlanmaktadır. Işığa ben­zetilen bu bilgidir; yoksa fizik, toplumbilim, fıkıh ve usul bilimdir, görüş ve aydınlık değil. İlim, çok öğretmek ve öğrenmekle elde edilen bir şey değil, Allah’ın dilediğinin kalbine düşürdüğü ışıktır.

 

Bu, bir bilginde bulunmayabilen insanî özbilinçdir; okuma yazması olmayan biri de ona mazhar olabilir. Be­devi Ebuzer’de varken akademisyen olan İbn Sina’da olmayan, bu bilinçtir.

 

İşte bu bilinç, bir ateş gibi, cehalet gecesinde uykuya dalmış uyuşuk kitleye düşüp hepsine yön bağışlar, hepsini harekete geçirir, herkese toplumsal sorumlu­luk duygusu kazandırır ve bireye -bilgili ya da bilgisiz bireye- kendi çağında, kendi halkı içinde peygamberce bir yükümlülük verir.

 

Peygamberler, tarihte aynı şeyi yüklenmişlerdi ve bugün de, peygamberlerin varisleri olan aydınlar yük­lenmektedirler. Bu ilmin -ışık, ısı, ateş ilminin­- olumsuzlanması cehalettir, mutsuzluklardan ve boyun eğmelerden büyük bir bölümünün nedenidir.

 

Tevhid ise evrensel bir düşünce birliği ve bir dünya görüşü anlamında bu ilmin alevleniş merkezi olabilir;

 

“Ki mübarek bir zeytin ağacından yakılır ki o ağaç ne güneşin doğusundadır, ne de batısındadır. O ağacın yağı, ateş dokunmaksızın neredeyse aydınlık verecektir. Nur üstüne nurdur. Allah, dilediğini nuruna hidayet eder. Allah, insanlar için misaller getirir. Allah, her şeyi çok iyi bilendir.” [Nur Suresi, 35]

 


         -        

 


Bu Yazı 10547 defa okunmuştur
 

 Bu haber için toplam 69 yorum yapılmıştır...

veysel menekşe 14-07-2009, 23:47:02
Yorum yapılmıştır.
Yayınlandığı sürece yapılmaya da devam edilecektir..
Din'e Karşı Din var ise sufizm'e karşı bir sufizm daha vardır..
Sufyani Sufizm' e muhalefet üzerinden İslam Hikmet ve İrfanı 'na yönelik yoğun saldırı
tezyif ve tahkir çabalarını hayret ve teessürle izlemeye devam ediyoruz..Batı Felsefesine ve
eserlerine gösterilen ilgi ve müsamahanın binde birini bile esirgediğimiz ehli irfan ve ehli hikme-
ti de çöküş ve inkırazın müsebbibleri olarak görüyoruz. Öfff ! Yazmak içimden gelmiyor....Kişiler
üzerinden konuşmaktan kişileri karalayıp kişileri kutsamaktan da gına geldi yani..
Yorumlar da ya yayınlanmıyor yahut elenerek yayınlanıyor...İlhami Güler'in yazısına V. yorumu-
yazmaya hazırlanırken baktım ki 3.ve 4. yorumum yayınlanmamış.. Sonra üstad'ın yazısına yönel
dim.. Baktım ki o'na yazdığım yorumlar da yayınlanmamış...Hevesim kırılıverdi...
Sayın Moderatör!..
Hoşunuza gidecek yorumlar yazmak zorunda değiliz..
Madem ki okutuyorsunuz yorumuna da katlanacaksınız..
Muhatablarınızın A. Şeriati Şakirdleri olduklarını da unutmayınız..
Yok öyle her söylenene hemen kanıvermek!
Kanırta kanırta düşünür çatır çatır da soru sorar düşündürtürüz..
Biz bu coğrafyanın ele avuca sığmaz yaramaz çocuklarıyız..
Kolay kolay ikna olmayız ..
Olunca da kolay kolay vazgeçmeyiz..

Devamı belki.!
 
veysel menekşe 18-07-2009, 04:23:35
Henrıch Böll 'ün "Alışkanlık" a dair denemesi 'ne "şerh denemesinde " BİLGİ' nin verilen bir done
olmadığı " tesbitine yaptığım itirazdan sonra Öğretmenimiz'in bu nefis paradigmal yazısını yayınla-
yan sevgili moderatörümüz busefer övgüyü gerçekten hak etti. Öğretmeni'nin öğrencisi olduğunu
da bir kere daha böylelikle kanıtlamış oldu..Kocaman bir "muck ! "
Böyledir öğretmenimiz..Noktayı koyduğu yerde oturup beklemez..Derin bir nefes alır ve devam
eder yolculuğuna.." İnsan' ın Dört Zindan ' ı " nda zikrettiği "Ego- Ben'lik -Enaniyet Zindanı"
meselesine de bu yazısı ile dörtbaşı mamur bir izahat getirmiş oluyor..
Allah' sız Bireyci 'liğin mütekebbir ve müntehir (zavallı ) gariban filozoflarına da (Nieczsthe ,Sartre
London -Martin Eden- Zweig ve ilh..) çok mütevazi , çok basit ama çok büyük bir cevab veriyor:
Tanrı Bilgisi ( Teoloji ) ile Tanrı 'nın Bilgisi ( Hidayet - irfan -hikmet ) mahiyeti aynı zannedilse bile
keyfiyeti bir ve aynı değildir..Kitap yüklü olabilirim ama yüküm kitap olmayabilir......
Kierkegaard öğretmenimizi tanısaydı kulak verirmiydi bilinmez. Tanrı ' yı arayıp ta bulamayanlar 'ın
kendi benlik zindanlarından çıkamayanlar olduğunu...Arayış' ın yetmeyeceğini...Bulunuşun da ge-
rekli olduğunu...Olunması gereken yerde olunulmamışsa bulunmuşlardan da olunamayacağının bilgisini nereden almıştır öğretmenimiz?S.H.Nasr'ın olduğu yerdenmi?






 
Veysel Menekşe 18-07-2009, 05:20:29
Sevgili Oğuzhan..Felsefe okumak yetmez..Mevla' yı bulayım derken bela' nı kaybedebilirsin...
Bu bela Qal -u Bela' dan başkası değildir..Sanıldığının aksine İslam Coğrafyası ve / veya
Müslümanlar son iki - üç yüzyıldır " Bilim ve Teknoloji" cahilliği-yetersizliği yüzünden münkariz olmadılar..Bilim ve teknolojinin zirvesinde oldukları çağlarda da İnsan-İnsan...İnsan-Allah...ve ;
İnsan-Doğa ilgi ve ilişkileri bakımından inkıraz halindeydiler..Son üçyüz yıllık tarih ekilenin bi-
çildiği sonuçtan ibarettir..Allah'ın verdiği nimetleri insandan - insanlık 'tan esirgeyip ; egemen
tağutların hizmetine sunarsanız ve Alemlere Rahmet bir dini ve onun insan güzeli .....İnsanlık
güzeli elçisini "alemlere zahmet" olarak telakki ettirirseniz olacağı budur...
Eğer bir İslam Medeniyeti' nden söz edebileceksek ki elbet övünerek söz edebiliriz...Bu me
deniyet Firavunlar'ın Piramitleri' nde , Sultanlar'ın Saraylarında tezahür eden ;, kan , gözyaşı ve
yoğunemek sömürüsü üzerine inşa edilen " Sanat ve Edebiyat Medeniyeti" değil; İlim, İrfan ve
Hikmet Eroğluerleri'nin fisebilillah birebir insan yükü taşıyan-- birebir insanlığı taşıyan alınteri,
can teri,irfanteri ,taşıyan helal süt emmiş emeklerinin üstüne inşa edilen "İnsan ve İrfan"
"Yaşam ve Aşk" medeniyeti idi..".Kılıç Yarasını Otayan El Medeniyeti " idi bizim medeniyetimiz.
Ne Emevi ne Selçuklu ne Osmanlısı?..Tamamıyla bizim ve tamamıyla biz
 
veysel menekşe 18-07-2009, 09:29:23
Sevgili Oğuzhan !.
"Biz şehirler kuran bir medeniyetin çocuklarıyız ! " diye babalanan Nihat GENÇ ' i anıştırdığımı
sanmayasın sakın. Nihat Genç olsa olsa " şehirler yağmalayan , ocaklar söyündüren , ülkeler
tarumar eden ; " taş üstünde taş, baş üstün"de baş bırakmayan " ve iler tutar yanı kaldıysa arta kalanlarını da " ben' im lan ! " diyerek zimmetine geçiren yırtıcı vandal enaniyyetlerin çocukların
dan olsa gerektir..Ki..Hala o şanlı yağma günlerini İ. Özel orataryoları eşliğinde ; Roma üstü
az Bizans , ortaya karışık Endülüs ve üstüne Rum dilberi kahve rüyaları refakatinde yad edip
"ah ulan ah ! "diyerek iç çekmekten de geri durmamaktadır...
Bizim vandal yüreklilerle işimiz olmaz Oğuzhan !.
Mangal Yüreklilerimiz bize yeter de artar bile !.
O mangal yürekliler ki ;
Nice Kewir Issızlarında...Nice Kewir Susuzlarında ....
Her biri birer KARİZ olmuş ve...
O mübarek İlahi İnsan 'ın karizmasını çizdirmemek adına..
Kendilerini İSAR eylemekten de asla geri durmamışlardır.
"Gönül Sultanları " tabiri durduk yerde meşhur olmamıştır kardeş!.
Gidilmesi gereken yere kılıçtan evvel gidenlerdir onlar.
Ben'lik zindanlarından huruc ederek.."Ölmeden önce ölünüz !" önerisi mucibince amel edip...
bulunmaları yerde bulunabilmeyi marifet ve maharetle başarabilerek ..
Bulunuş muradına erebilen devrimci dervişler , evirimci ermişlerdir onlar..


 
veysel menekşe 18-07-2009, 10:43:06
Ve nihayet şimdilik son bir aktarış daha sana sevgili Oğuzhan!..
İmam Ali aydur:
- İki adam belimi kırmıştır.
Fıskını belağatıyla örten fasık..
Ve
Cehaletini ibadetiyle örten abid..
......

Daha ne desindi be kardaş ?
Ha?..
......
Gerçi fısk.
Belağatla da örtülmüyor artık. Alenen övülüyor..
Cehalet se ibadete bile gerek duymuyor..
Orta yerde kırıtıyor.
Bizim Deli Zeki' nin deyimiyle :
- Abid mi kaldı da cahilini alimini arıyalım abi?
........
Ali ' nin çocukları böyledir işte!..
O' nu da geçerler işte..
O' nun övgüleri eşliğinde hemi de..
Wesselam!..
.............
 
 

BU KATEGORİDEKİ DİĞER ESERLER

İSLAM BİLİM; DERS-11 [Bölüm 2]
İSLAM BİLİM; DERS-9 (Bölüm 2) : Ben ve Biz
İSLAM BİLİM; DERS-10 [Bölüm 3]
İSLAM BİLİM; DERS-6 (Bölüm 2)
İSLAM BİLİM; DERS-2
İSLAM BİLİM; DERS-12 [Bölüm 2] / MARX’IN HAYATININ ÜÇ DÖNEMİ
İSLAM BİLİM; DERS-10 [Bölüm 1] / Kur’an ve Öğretiler Açısından Tarih
İSLAM BİLİM; DERS-1
İSLAM BİLİM; DERS-9 (Bölüm 1) - Hac; Tevhid ve İslam’ın Özdeş Cisimlenişi
İSLAM BİLİM; DERS-6 (Bölüm 1)
İSLAM BİLİM; DERS-11 [Bölüm 4]
İSLAM BİLİM DERSLERİ BAŞLIYOR / 23.03.2009 DAN İTİBAREN
İSLAM BİLİM; DERS-7 (Bölüm 2)
İSLAM BİLİM; DERS-10 [Bölüm 4]
İSLAM BİLİM; DERS-5 ( Bölüm 2)
İSLAM BİLİM; DERS-9 (Bölüm 3)
İSLAM BİLİM; DERS-10 [Bölüm 2]
İSLAM BİLİM; DERS-7 (Bölüm 1)
İSLAM BİLİM; DERS-8 (Bölüm 4) - Cehalet, Çıkar ve Korku; Beşeri Sapmanın Temel Etkenleri
İSLAM BİLİM; DERS-8 (Bölüm 2)
İSLAM BİLİM; DERS-9 (Bölüm 4)
İSLAM BİLİM; DERS-12 [Bölüm 1] MARX’IN HAYATININ ÜÇ DÖNEMİNDE MARKSİZM
İSLAM BİLİM; DERS-3
İSLAM BİLİM; DERS-4
İSLAM BİLİM; DERS-5 ( Bölüm 1)
İSLAM BİLİM; DERS-11 [Bölüm 1] : TOYNBEE’NİN TEZİ VE “TARİHİN HAREKETE GEÇİRİCİ ETKENİ”
İSLAM BİLİM; DERS-11 [Bölüm 3]
İSLAM BİLİM; DERS-8 (Bölüm 3) - Alinasyon
İSLAM BİLİM; DERS-8 (Bölüm 1)
 
 
 
 

 

nike huarache Scarpe Abbigliamento Asics nike blazer michael kors Adidas Scarpe Ray ban nike flyknit longchamp scarpe converse nike free air jordan scarpe da calcio nike cortez Cinture air max new balance Scarpe nike roshe louis vuitton Ray ban adidas oakley converse Scarpe Adidas scarpe Nike Adidas superstar air max
new balance nike air max adidas nike roshe michael kors air max nike free nike blazer new balance oakley converse Scarpe Adidas nike huarache Scarpe Ray ban scarpe converse Adidas Scarpe Abbigliamento Asics Scarpe air jordan scarpe da calcio nike free nike cortez nike flyknit

www.aliseriati.com         www.aliseriati.net        www.aliseriati.org

NETWOR YAZILIM