ALİ ŞERİATİ

Ali Şeriati Hüseyniye-i İrşad

Kull. Adı    

:

Şifre 

:  
     

Yeni Üye - Şifremi Unuttum

Modernizm’le Hesaplaşma Çabasında Bir Aydın: Ali Şeriati Portresi / Aydın HIZ
Kendisi Olmayan İnsan
Dünya Görüşü ve İdeoloji
Şia
İran ve İslam
Tüm medyalar için tıklayınız...
Tefsir Dersi

Sesli ve Görüntülü Medya

Ali Şeriati Belgeseli
Belgesel

Tüm Arşivler İçin Tıklayınız...

Hangi Kur’an / Ali ŞERİATİ
Aşk ve Sevgi... / Dr. Ali ŞERİATİ
HACC
DUA / II
Ne Okumalı? -Dört Aşamalı Alternatif Bir Okuma Programı- / Ali BULAÇ

İSLAM BİLİM DERSLERİ BAŞLIYOR

TARİH :19-03-2009

23.03.2009 tarihinden itibaren İslam Bilim dersleri başlıyor

Dr. Ali Şeriati'nin İslam-Bilim adlı konferanslarından oluşan eserini dersler halinde yayına hazırladık. Site üyelerimiz ve ziyaretçiler burada yayınlanacak dersleri takip edebileceklerdir. Pazartesi ve Perşembe günleri yayınlanacak olan dersleri muntazam takip edip tartışan takipçiler muayyen bir vaktin sonunda bu önemli dersleri bitirmiş olacaklardır.

Derslerin bitiminde takipçiler tarih bilinci, tarih felsefesi, toplumsal tevhid ve toplumsal şirk, ideal insan, toplumbilim, tevhidi dünya görüşü, altyapı ve üstyapı, ideoloji olarak İslam, varoluşçuluk, materyalizm, alinasyon, Marksizm gibi birçok önemli konu hakkında önemli bilgiler edinmiş olacaklardır. Hem derslerin takibi hem de dersler üzerine yapılacak tartışmalarla Doktor'un öğrencileri olarak O'nun fikirlerini tanımış, tartışmış ve belki ümidimiz odur ki ilerilere taşımız olacağız
hgs bakiye yükleme
trafik cezas? ödeme
kredi kart? borç sorgulama
kredi kart? borç sorgulama
yap?kredi kredi kart? borç sorgulama
tl yükleme
hgs yükleme


detay
Tüm haberler

.....................................................

ÜYE OLUN

TARİH :17-03-2006

Siteye üye olun yeniliklerden hemen haberiniz olsun.
hgs bakiye yükleme
trafik cezas? ödeme
kredi kart? borç sorgulama
kredi kart? borç sorgulama
yap?kredi kredi kart? borç sorgulama
tl yükleme


detay
Tüm haberler

.....................................................

TARİH : -- tarihinde tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke :
Şehir :



.: Yazarlar :.
Kasitin, Marikin, Nakisin: Üç Cephede Savaş / Mustafa YILMAZ

 

"Ölmek her şey değildir, zamanında ölmek gerekir."

Sartre

 

Anatole de Monzie başkanlığında Fransız Ansiklopedistleri tarafından oluşturulan komite Fransız Ansiklopedisi'nin giriş yazısına şu tarihi cümleyi eklemişti; "Bugünkü nesli entelektüel şuuru muayene etmeye çağırıyoruz."

 

Tarihin önemli dönemeçleri arasında saydığımız modern Batı Aydınlanması hem geleneğini hem de o gün mevcut düşünce dünyasını eleştiriye tabi tutarken, onu bir hastalıkla mamul sayarak bu işe girişiyordu. O günden bugüne kadar diyebilirim ki, aynı anomi hayatını devam ettiriyor. Çünkü yeni olan her şey bir yanıyla yıkıcı bir yanıyla yapıcıdır ve öyle de olmalıdır. Yıkıcı değilse yeni olamaz ama yapıcı da değilse sadece bir anomidir. Batının ürettiği o akıl aynı anomiyi hali hazırda sürdürüyor. Tanrı öldü, kilise egemenliğine son verildi. Gerekli miydi? Elbette. Yerine ne kondu? Hümanizm, rasyonalizm, pozitivizm. Rousseau gibi cumhuriyetçiler, Diderot gibi mutlak monarşistler bir araya gelip yeni zamanların dilini ve düşüncesini kurdu. Dil yeni bir düzene kavuşturulmadıkça düşünce de yenileşemez diyordu, Diderot. Öyle de oldu. Maesefa bu dil çataldır. Beyaz adam çatal dillidir.

 

Kendisini dini hegamonyadan kurtarmaya çalışan Batı, insanlığa beşeri bir hegamonya armağan etti. Bizim "muhit-ül maarif"imiz Kur'an ve Resulullah'ın sünnetidir. Akıl bizim için bir köprüdür. Rasyonalite açısından beşer idrakini aşan her prensip reddedilmelidir! Ne bahtiyarlık! Batının defter-i amali kanla yazılmış zulmün varakalarından ibarettir. Yaşadığımız günler Furkan günleri değil mi? Bir zamanlar Batı tarafından tanrılaştırılan oyuncaklar sefil paçavralar gibi tekmeleniyor. Batılı ağabeylerin sevgili yeğenleri son günlerini yaşıyor. Ortadoğu coğrafyası bir yanıyla kan gölü, bir yanıyla kandan deryalarda gemiler yüzüyor.

 

Savaşın sonu ne olacak sarhoş ve çılgın bir fecir mi? Yoksa şaşalı bir gurub mu? Harabeler üzerinde tevhidin, adaletin ve özgürlüğün ehramı mı yükselecek yoksa para, haset ve haz putları mı boy gösterecek?

Bugün ve bütün zamanlarda savaş üç güruhla ve üç güruha karşı yapıldı. Bunlar Doktor Şeriati'nin deyimiyle hem risaletin hem de kurtuluşun üç ezeli ve ebedi düşmanıdır. Bunlar kasıtin, marıkin ve nakisin gruplarıdır. Bunlar "hakikat düşmanları", "hakikati tanımayan şuursuzlar" ve "hakikati bilen hainler".

 

Savaş kızışmıştır. Kasıtin, marıkin ve nakisin grupları üç cepheden saldırıya geçmiştir. Bir yandan açık düşmana karşı savaşmak gerekliliği aciliyet arz ederken, diğer yandan şuursuz hakperestlere karşı savaşmak gerekiyor. Bu da yetmiyor. Hakkı tanıyan hainlerin tuzaklarını da boşa çıkarmak gerekiyor. Bunun için ideolojik bir zenginliğe, siyasal bir birlikteliğe ve sınıfsız bir sosyal dokuya ihtiyaç vardır. Her hangi bir ahlaki ucuzluğa düşmeden savaşımı sürdürme iddiasını canlı tutanlar savaşı kazanacaklardır.

 

Kasıtin grubu insanların özgürlüklerini satın almaya, onları mahkûm etmeye kalkan iradedir. Marıkin, bilinç ve şuur karşısında muhafazakârlığı bayraklaştırarak savaş açanlardır. Nakisin ise adalet şiarı karşısında ihanetlerini ortaya koyanlardır. Özgürlük, adalet ve bilinç bu üç cepheyi açtı ve onlara karşı savaşımı sürdürdü.

 

Özgürlüğe ipotek koymaya çalışan kılıçlara ve silahlara sabredenler zincirlere tahammül edemezler. Bilim, medeniyet ve kültüre karşı ideolojinin, imanın ve devrimin safında yer alanlar için tevhid tektir. Filozofun tevhidi, sufinin tevhidi, kelamcının tevhidi yoktur. Baltasını putların tepesine indiren İbrahim'in tevhidi vardır. Bu tevhid bize sığınmacı sözlerin ve eylemlerin zaid olduğunu ayan beyan gösteren adalet ve özgürlük yoludur.

Ortadoğu'nun direnen çocukları bir bayrağı yükseltiyor. Bu, direnişçilerin gözleri kapalı, kanlar içinde ve yaralı olarak yükselttikleri bayraktır. Gözlerini açtıklarında görecekleri bayrağın aynı bayrak olmasını istiyorlarsa bayrağın yükseldiği her metreyi iyice hesap etmeleri gerekiyor. Uğruna ölümlere gittikleri ölümün ucuz bir ölüm olmasını istemeyenler ufkun en uzak çizgisine gözlerini dikmelidirler.

 

Kendisini Kur'an'a ve sünneti Rasulullah'a nispet eden herkes bu üç cephede savaş vermek zorundadır. Batılı ve doğulu bütün Tiranlara, Firavunlara, Nemrutlara ve onların işbirlikçi rejimlerine karşı yani kasıtine karşı savaş kaçınılmazdır. Onlar hakkın düşmanları, şeytanın dostlarıdırlar. Onlar Wietnam'ın, Halepçe'nin, Newala Qasaba'nın, Gazze'nin, Hama'nın, Başbağlar'ın, Bağdat'ın, Kahire'nin, Mekke'nin, Bingazi'nin, Şam'ın elleri kanlı katilleridir. Onlar kıst'ın yani adaletin düşmanı olan Kasıtin zümresidir. Adalete kasdetmiş zalimlerdir. Halkın haklarının ve özgürlüklerinin düşmanlarıdır. Zorba, mütecaviz ve diktatörlerdir. Cepheleri, çehreleri, tavırları, geçmişleri, sloganları tümüyle açık ve belirgindir. Halk da bunları tanır ve bilir. Bunlar halkın dış düşmanlarıdır. Bunlar Musa'nın savaştığı Firavun, Karun ve Belam Baur üçlü çetesiydi. Bunlar yerin dibine geçti fakat savaş bitmedi. Onların yerini yenileri aldı. Sezarlar, Brütüsler ve Papalar… İslam Peygamberi geldi… Kureyş aristokrasisi ile savaştı. İran, Mısır, Yemen ve Roma istibdatlarıyla, şairlerle, filozoflarla, ahbarla, azizlerle, keşişlerle savaştı. Onlar yenilince peygamberin halifesi olmaya soyundular. Kayserler ve Kisralar peygamber sarığını başlarına geçirerek halife oldular, ahbarlar, keşişler imam ve fakih oldular, ellerini halifenin elleri üzerine koyarak zer, zor ve tezvire dayalı istibdat güçlerini tevil ettiler. Bunlar siyasal otoriteyi gaspeden zalimler, onların para babaları tüccarlar ve onların emrindeki din adamlarıydı. Siyaset, iktisat ve teoloji el ele vermiş tarih boyunca aziz İslam'a karşı savaş veriyordu. Savaş bitti mi? Hayır.

 

Bir diğer cephede boy gösteren şuursuz, mutaassıp, kötü düşünceli, düşmana zemin hazırlayan, garazkârların, münafıkların, sahtekârların oyuncağı, dinden, doğruluktan ve haktan sapmış, ücretsiz memurlar ve kinleri olmayan garazkârlardır. Bunlar daha önce dindar idiler ve hak cephesinde görünürlerdi. Bunlar Allah'ın Kehf Suresi 103-104. ayetlerde "güzel iş yaptıklarını zannettikleri halde, dünya hayatının peşinde tüm çabaları eğri ve çarpık olan kimseler" diye tarif ettiği hak yoldan sapmış, doğru yoldan yüz çevirmiş marıkin grubudur. Bunları yaşadığımız yüzyılda çok gördük. Bunlar cemiyetin içerisinde dolaşırlar, bizimle aynı kahvehanelerde otururlar, çeşitli makamları işgal ederler, öyle ki bazen bize nasihat etmeye kalkarlar. Yaptıkları işleri kendilerini oyalayan bu kimseler, kimliklerini ve kişiliklerini kaybetmiş zavallılardır. Bunlar dünya istikbarının gönüllü savaşçıları olmuşlardır.

 

Üçüncü cephede savaşımın muhatapları ise dostlarını, dava arkadaşlarını, inanç kardeşlerini yarı yolda bırakan, ucuz dünya karşılığında onları satan, düşmanın eline tutuşturduğu paslı hançerlerle onları arkadan hançerleyen nakisin grubudur. Bunlar ucuz cennet yolcularıdır. Zalimlerin sofralarının kırıntılarını afiyetle yiyen kurtçuklardır. Hainler, ajanlar, işbirlikçilerdir. Zaman zaman ahlaki mazeretler öne sürerler. Zaman zaman sessizce sıvışıp giderler. Gücün köleleri ve paranın kulcuklarıdır. Cahil ve mutaassıp kimselerdir. İnançları zayıf şuursuzlardır. Kufe'ye Hüseyin'i çağıranlar bunlardır. Malik bin Eşter'in kumandasındayken aniden saf değiştirip Muaviye'nin safında Ali'ye karşı savaşanlar bunlardır. Kınayıcıların kınamasından korkarak İslami şiarları gizleyenler bunlardır. Mızrakların ucuna Kur'an'ı takanlar bunlardır. Bu cephe çok yüzlüdür. Hep ayrı sebeple, ayrı bir mazeretle savaş meydanından kaçan, kaçarken dava arkadaşlarını düşmana gammazlayanlar bunlardır.

Bu üç grup el ele vermiş, İslam'a karşı küfrün, sömürünün, şirkin, zulmün, istikbarın, istiğnanın zaferi için savaşmaktadır. Dünyanın ezilen Müslüman ve Müslüman olmayan halkları bu üçlü çeteyi iyi tanımalıdır. Bunlar, hakikatleri geçersiz kılmak için o hakikati söz konusu edebilir ve o hakikate meyledebilirler. İdeolojiyi ve sorumluluğu ortadan kaldırmak için bilim ve kültüre vurgu yapabilirler. İsmet'e karşı hizmet'i öne çıkarabilirler. Hakikatin tahrifi için şiarları süslü ve puslu hale getirerek abartının aldatıcılığı ile göz boyamaya kalkabilirler. Takvayı ortadan kaldırmak için terakki teranesini dinletmeye kalkabilirler. Siretleri unutturmak için suretleri öne çıkarırlar ve manayı şekle kurban ederler. Toplumsal sorumluluğun zayıflatılması ve mahkûm edilmesi için saptırıcı bir hile olarak bireysel ahlakı öne çıkarırlar. Nihayet bunlar hiçbir şey söylememek için çok şey söylerler.

 

Şimdi dünyanın ve Orta Doğunun halkları bu üç gruba karşı savaşmaktadırlar. Diktatörlere, satılmışlara ve hainlere karşı. Savaş açıktır ve sorgulanma kabul etmeyecek kadar saftır. Hedef saptırmaya kalkanlar karşısında uyanık olmak gerekir.

Peygamber Aleyhisselam, Tebük savaşına çıkarken bütün gücünü seferber etmek için çok uğraşıyordu. Rumlarla yapılacak bu ilk savaşı peygamber çok önemsiyordu. Zahidane kılıklı birisi gelerek şöyle dedi: "Efendim ben savaşa katılamayacağım". Peygamber sebebini sordu. O şöyle cevap verdi: "Ben açıkça itiraf ediyorum ki, beyaz tenli ve mavi gözlü Rum kızları karşısında dayanamam, beni muaf tutun bırakın dinimi koruyayım". Görüleceği üzere adam doğru bir ipe tutunuyor. Bir hakikati başka bir hakikatle karşı karşıya getiriyor. Cihada karşı ahlak! Kendisini sakındırıyor ve "Sizin gönlünüz sağlam ama ben zayıfım, siz gidin savaşın ben Medine'de kalayım" diyor. O, toplumsal sorumluluktan kaçınmak için bu yola başvuruyor ve cihadı kendisinden sakıt kılmak için ahlaka sığınıyor. Peygamber bu pis hilekârın davranışından o kadar iğreniyor ve onu o kadar hakir görüyor ki, onu azarlamak veya savaşa razı etmek bir yana adeta ona; "Kal ve sahte dinini koru ki sahte takvanın kötü kokusu mücahitlere bulaşmasın" dercesine ondan yüz çevirip susuyor.

 

Halkın savaştığı hak meydanında, Furkan gününde olmadıktan sonra nerede olursan ol. İster içki sofrasında otur ister namaza dur, ne fark eder. Bugün savaş bu üç zümre iledir. Savaş kızışmıştır. Halka karşı hakkın düşmanları, haktan dönenler ve hakkın şuursuz sevdalıları el ele vermiştir. Hakikati tahrip etmek için ona saldırmaktadırlar. Saldırının sonuç vermediğini gördüklerinde onu sahiplenerek savunmaya kalkmaktadırlar.

Mısır budur, Tunus budur, Yemen budur, Libya budur, Bahreyn budur.

 

Üç tarihsel zümrenin temsilcileri bugün sahnededir ve oyun yeniden oynanmaktadır. Oyun ki ne oyun!


         -        

 


Bu Yazı 12527 defa okunmuştur
 

 Bu haber için toplam 64 yorum yapılmıştır...

AYETULLAH SERDENGEÇTİ 06-05-2011, 11:09:31
İmam Ali bunlarla savaşmış,mücadele etmiş ve tüm insanlığa bunların gerçek ve korkunç yüzlerini

göstermiştir.Siyasi,Menfaatçi ve Ahmak tipler.Evet bunlar her zaman var olmuşlardır,tüm zaman

dilimlerinde.Eğer biz İmam Ali(as) seviyorsak bu tiplerin günümüzdeki temsilcileriyle de aynı İmam gibi

mücadele etmeliyiz.
 
 

BU KATEGORİDEKİ DİĞER ESERLER

Söz Yalnızca ‘Geldim’ İdi.. Ve Allah ve Hacer Vardı... / Dr.Mustafa YILMAZ
Doktor Şeriati’de Sanat: Varolandan Kaçış - 2 / Dr. Mustafa YILMAZ
Şizofren Dibace Yada Suzinak Peşrev / Editör
2006 Yılı Değerlendirmesi / EDİTÖR
Leylekler Aydın da Getirir mi? / Dr. Mustafa YILMAZ
Doktor Şeriati’de Sanat: Varolandan Kaçış - 1 / Dr.Mustafa YILMAZ
İktidarın Teolojisi Üzerine Deneme: "Onlara Eğer Yeryüzünde İktidar Verirsek" / Mustafa YILMAZ
Sireti Suretin Önünde Gitmeli İnsan / EDİTÖR
"Avrupa'nın Zâde-i Melaneti" veya Pravda Gazetecilerinden Namuslu Aydına Bir İnce Yol: Medya, Aydın ve Namus Üzerine / Dr. Mustafa YILMAZ
Kasitin, Marikin, Nakisin: Üç Cephede Savaş / Mustafa YILMAZ
Ali Şeriati’nin Mirası ve İslam-Bilim’e Aşina Olmak / Dr.Mustafa YILMAZ
Tarih Felsefesi’nin Kuruluşu yada Yarının Tarihine Bakış / Dr.Mustafa YILMAZ
Himalayalarda İkbal Arayan Yalnız Bir Adam / Dr.Mustafa YILMAZ
Üye ve Ziyaretçilerle Hasbihal ve İstişare / Editör
"Yaşamı Alışkanlık Durumuna Getirenler Yaşamaktan El Çekmiş Durumdadırlar." / Dr.Mustafa YILMAZ
Bir Virgül Uğruna Ölmek yada Yazmanın Karanlık Kuyusu / Dr.Mustafa YILMAZ
 
 
 
 

 

nike huarache Scarpe Abbigliamento Asics nike blazer michael kors Adidas Scarpe Ray ban nike flyknit longchamp scarpe converse nike free air jordan scarpe da calcio nike cortez Cinture air max new balance Scarpe nike roshe louis vuitton Ray ban adidas oakley converse Scarpe Adidas scarpe Nike Adidas superstar air max
new balance nike air max adidas nike roshe michael kors air max nike free nike blazer new balance oakley converse Scarpe Adidas nike huarache Scarpe Ray ban scarpe converse Adidas Scarpe Abbigliamento Asics Scarpe air jordan scarpe da calcio nike free nike cortez nike flyknit

www.aliseriati.com         www.aliseriati.net        www.aliseriati.org

NETWOR YAZILIM