İçeriğe geç
15 Ağustos 2026, Cumartesi
ALİ ŞERİATİ Bir Şehid, Bir Şahid
MEMLEKET MESELELERİ

Afganistanlısı Antipatik de Bizim "Cübbeli" Taliban Neden Sevimli?

Habertürk televizyonunda Teketek isimli programı yapan Fatih Altaylı “Cübbeli Ahmet” olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’yü pek sevmiş görünüyor. İki kez canlı yayında sabahlara kadar konuşturdu “Cübbeli Ahmet”i. Yetmedi, bu programları birkaç kez de tekrar yayınladı. “Cübbeli Ahmet”, görüşleri ve bakışaçısı itibariyle t…

Yazan Serdar ÖZMEN· 8 Temmuz 2009 · 1 dk okuma · 17.606 okunma
Normal

Habertürk televizyonunda Teketek isimli programı yapan Fatih Altaylı “Cübbeli Ahmet” olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’yü pek sevmiş görünüyor. İki kez canlı yayında sabahlara kadar konuşturdu “Cübbeli Ahmet”i. Yetmedi, bu programları birkaç kez de tekrar yayınladı.

“Cübbeli Ahmet”, görüşleri ve bakışaçısı itibariyle tipik bir Taliban mollası. Yani Afganistan’da Taliban (talebeler) olarak bilinen hareketin üyesi bir medrese öğrencisinden farksız. Dümdüz. Yöntemsiz. Çoğunlukla takiyyeci. Bir fahişeyi ayakkabısından uyuz köpeğe su içirdiği için cennete göndermeye çok istekli, ama Şiileri cehenneme gönderirken gözleri ışıl ışıl, istekli ve hevesli.

Dinî konulara, İslam düşünce veya fıkıh tarihindeki zahiriler gibi bakıyor, mesela Şatıbi’nin yetkinlikle anlattığı “hükümlerin hikmeti” meselesine çok uzak, fıkıh usülü konusunda yetersiz ve 14. yüzyılda Taftazani’nin kaleme aldığı metinlerle oluşan Sünnilik anlayışının hayli sert bir temsilcisi. Her ne kadar kendisini “Ehl-i Sünnet” adı altında sahabe ve tabiine bağlamaya çalışsa da Sünniliği Taftazani’den öteye geçmiyor. Zaten geçse kendisini bir anda çelişkiler yumağının içinde buluverecek. O nedenle daha geriye gitmeyi hiç tercih etmiyor.

“Cübbeli Ahmet”, konuşmalarında görüldüğü gibi, aslında bir talebe. Fakat o acelecilik ve yüzeyselliğine rağmen büyük hükümler vermede de hayli cesur.

Fıkıh tarihi boyunca hiçbir şey tartışılmamış, hiç usül tartışması olmamış, hadisler konusunda hiçbir ihtilaf olmamış gibi davranması da yine yolun çok başındaki talebe safiyetiyle ilgili. Ya da farklılıkları bildiği halde polemik yapıyor.

“Cübbeli Ahmet”in görüşüne göre bir rivayetin sahih olarak bilinen hadis kitaplarında geçmesi hükme dayanak oluşturması için yeterli. Buhari, Müslim diyor hadisin sıhhatini kanıtlamak için. Bilinen şeyler ama, yine de soralım: Muvatta ne olacak? Ya İbn Hanbel’in Müsned’i?

Bu konudaki tartışmaların hiçbirinden haberdar değil mi acaba? Olmayabilir. Çünkü onun geldiği gelenek öyle tartışmayı ve ihtilafları pek sevmez. Kafası karışmasın diye öğrenmek de istemez.

Dini konularda da, bilimsel alan sayılabilecek konularda da pek çok şey anlatıyor ve bütün bunları sahih olduğunu söylediği kitaplardaki rivayetlere dayandırıyor. Büyük hükümler veriyor, ama onlara çok zayıf hadisleri de delil kullanıyor olabilir. Çünkü aktardığı rivayetlerin değerlendirmelerini aktarmıyor. Hatta “zayıf hadis” değerlendirmesi yapıldığını söylediği bir hadisten bahsederken “zayıf mı şişman mı” karşıtlığını kurarak bu konudaki tutumunu belli ediyor. Yani hadisin zayıflığı ancak bu şekilde (zayıf-şişman) komikliğin konusu olabilir ona göre. İyi de koca bir hadis külliyatı ne olacak? Cerh tadiller, rical ilmi, ahad-mütevatir ayrımı vs.

Dayanak olarak kullandığı hadislerin ahad olmaları durumunda çıkardığı hükümler için yeterince güvenilir mi olduğunu hiç tartışmıyor. Ama galiba bundan da önemlisi sürekli hükümler çıkarıyor ama yeri geldiğinde kendisinin mütevazi bir mukallit olduğunu söylüyor.

Karmakarışık bir durum yani.

Şiilik konusunda da bir hayli bilgisiz olduğu anlaşılıyor. Şia kaynaklarına hiç bakmadığı belli. Belki de onları necis, kitaplarını da abdest bozacak boyutta necaset görüyordur! Ama okumasa da, bilmese de Şiiler hakkında çok cesur hükümler veriyor. Tıpkı Afganistanlı emsali Taliban gibi. Oradakiler Şiilerin çoluk çocuk katledilmelerine de fetva vermiş ya, belki “Cübbeli Ahmet” de böyle düşünüyordur ama maslahata binaen bunu açıklamıyordur.

Şiilerin sahabenin önemli bir kısmını tekfir ettiğini, onlardan hadis almadığını, bu yüzden dinin yarısının gittiğini söylüyor mesela. Halbuki Şii ve Sünni hadis yöntemleri üzerine yapılmış onlarca eser olmasına rağmen. Demek ki bir tekine bile bakmamış.

Şiilere kadar gitmeyelim, Sahih hadis kitaplarında fıkıh, sosyal hayat, dini ibadetler vs üzerine binlerce hadis varken İmam Malik’in aynı konu başlıkları üzerine telif ettiği Muvatta’da kaç hadis var? Sahih hadis kitaplarındakinin yüzde biri bile değil. Ne oldu o zaman, dinin tamamı mı gitti?

Şiileri sadece ehli beyt ve onun çevresindeki sahabeden din almakla suçlayan “Cübbeli Ahmet”, İmam Malik’in sadece Medine’nin amelini delil kabul ettiğini bilmiyor mu? Bilmeyebilir, çünkü kendisinin Afganistan’daki emsali talebeler de “molla” sayılmalarına rağmen cehalet konusunda birbiriyle yarışan talebeler.

İslam’ın kendi iç tartışması açısından “Cübbeli Ahmet”in yaklaşımları hakkında söylenebilecek bazı şeyler var kuşkusuz. Fakat Habertürk ve Fatih Altaylı açısından durum pek anlaşılır gibi değil.

Felsefeden hoşlanmayan, hükümlerin hikmeti gibi çok mühim bir konuya uzak yakın alakası olmayan, zahiren ne gördüyse onu temel alan bir fundamentaliste neden bu ilgi?

Habertürk’teki kan kaybı nedeniyle rating kurtarmanın aracı olarak mı kullanıyor “Cübbeli Ahmet”i, yoksa 28 Şubat günlerindekine benzer operasyonlardan birinin başlangıcında mıyız?

Altaylı “Cübbeli Ahmet”i neden bu kadar sevimli gösteriyor? 28 Şubat müdahalesi sırasında yaptıklarıyla övünen Altaylı, uykuya yatmış Ergenekoncu olarak mı yapıyor bunları? Bu yöndeki komplo teorilerine prim vermemiz gerekir mi acaba?

Böyle sormamızın sebebi şu ki, “Cübbeli Ahmet”i pek sevimli bulan Altaylı’nın televizyonunda onun Afganistanlısı için ağız dolusu küfredilmediği kalıyor bir tek çünkü.

“Cübbeli Ahmet”i saf görmemek gerek. Eğer Altaylı yeni bir 28 Şubat operasyonu içindeyse “Cübbeli Ahmet” bundan bihaber değil anlaşılan. Çünkü birinci konuşmasında yurtdışındayken hakkında dava açıldığını, ceza alacağını bile bile Türkiye’ye döndüğünü, başkaları gibi yurtdışında kalmayı tercih etmediğini söylemişti hani, ikinci konuşmasında bu beyanına hemen açıklama getirme ihtiyacı duydu: "Ben Şevki Yılmaz’ı kasdetmiştim. Ceza almıştı da Türkiye’ye dönmemişti. Bazıları Fethullah Hoca’yı kasdettiğimi sanmış, öyle değil!"

Polisin Fethullah Hoca’nın elinde olduğunun bu kadar konuşulduğu ve Ergenekon işinde nerelerden nelerin çıkarıldığını görünce beyanına bu acaip izahı getirmesi anlaşılır bir şey. Ama biz konuşmanın harareti sırasında Fethullah Hoca’nın yurtdışında bulunmasına gönderme yaptığını bilmeye devam edeceğiz. Göndermeyi bu nedenle yaptı ama bu sahada pabucun pahalı gittiğini hatırlayınca çark etti, hiç kıvırmaya gerek yok! Şevki Yılmaz’ın kasdedilecek nesi var yoksa?

Bir de mantık kuruyor: Ben ceza almış Şevki Yılmaz’ı kasdettim, Fethullah Hoca ceza almış değil ki!

Tabii, hepimiz de yuttuk bu izahı!

Bu “Cübbeli Ahmet” meselesini iyi takip etmek gerek. Altından ilginç bir şeyler çıkabilir.

Kaynak: www.fikritakip.com

Bu yazıyı paylaş
Okur Katkısı

Yorumlar (15)

ahmetali 18-05-2010, 16:56

Selam ve Dua ile; öncelikle Serdar Özmen'i bu yazısından dolayı kutlamakla birlikte bazı yerlerde de hatalarının var olduğunu kabul edebiliriz. yazıyla ilgili yorum yapmak isterdim ama yapılan yorumları gözönüne alınca, aynı şeyleri yazmanın bir manasının olmadığı kanaatine vardım, fakat benim demek istediğim şudur: 4 büyük mezhep yoktur tek büyük mezhep vardır veya bilmem kaçtane var ve diğerleri kabul edilmiyor... gibi tartışmaların artık son bulması gerektiği yönünde bir inanç taşımaktayım. çünkü hadislerden de bildiğimiz üzere, Peygamberimiz, Sahabilerinin kendisinden olduğunu, hiç birine dil uzatılamayacağını ve her birinin bir YILDIZ olduğunu vurgulamıştır. Dolayısıyla ne H.z Ali'ye ne de H.z Muviye'ye kimse dil uzatamaz veya öbür sahabilere dil uzatan da hadislere göre Peygamber şefaatinden mahrumdur, bu nedenle; onlar arasında belki savaşlar geçmiş ve ayrılmalar olmuştur ama hepsi özünde İslamın birer yıldızları olduğu gerçeği gözönüne alındığında, hiç bir şekilde hiç kimse onlara dil uzatamaz. Ayrıca mezhepler de; İslam Dinini bir ev olarak ele aldığımızda, her bir Mezhep'in bu ev içerisinde bir oda olduğunu anlayabiliriz. dolayısıyla özünde İslamı barındıran bir kişi ister oturma odasına geçer isterse salona geçer... hiç bir farklılık yoktur hepsinde de baş köşede bir Sahabi oturmaktadır. ama önemli olan o sahabiye takılıp diğerlerini reddetmemektir. çünkü onlar Peygamberin Mübarek arkadaşları, biz ise O'nun Kardeşleriyiz... İSLAM BİRLİKTİR... ÖTESİ KÜFÜRDÜR....

muhammedii 20-08-2009, 01:56

sevgili serdar bey: cübbeli konusundaki tesbitlerinize ve eleştirilerinize canu gönülden katılıyorum. ancak cübbeliyi amerikan emperyalizmine karşı yaklaşık15 senedir cihad eden ve bu sebeble maalesef gafil müslümanların yersiz eleştirilerine hatta linç girişimlerine hedef haline gelmiş bir hareketi karıştırmanız pek yakışık almamış. zira verdikleri mücadelede ancak kendi buluındukları halin fıkhını üretebilirlerdi. şia hakkında eğer böyle bir fetva veriliyorsa bu bir hata ama bu hataya karşılık verip hareketi yıpratmak oda ayrı bir hata ayrıca taliban ve cübbeli benzetmesi hak ve adaletten yoksun bir yargıdan öteye geçmiyor. biri tüm şartlarını cihada bağlarken diğeri saray mollalığına soyunmuş ahkam kesiyor yazı yazarken sizden biraz daha insaflı olmanızı beklerdim. birde mezhep savaşlarının önüne diğerinin tepkisine karşı tepkiyle değil o konuda ketüm olunarak ancak geçilebilinir en azından bizler halinin tavrıyla meseleye yaklaşalım olmazmı?

emir cihad 17-08-2009, 23:37

cübbeli Ahmet efendi oldu ki bir insanın hidayetine vesile olmuş ,

ki ; 100lerce risalesi kitabı var .

hocaya laf söyleyen kişilerin : benim bu kitabım bir kişinin hidayetine vesile oldu alnım ak diyerek çıkmaları gerekmez mi ortaya ?

eğer ki bunu söyleyemiyorlar öyle ise gerisi lafügüzaf vesselam..

hawar 13-08-2009, 17:33

selam
cüppeli hocanın dediklerine katılmıyor olabiliriz ama hiçmi dogrusu yoktu.şiilik için söyledileri islam toplumunun birliği için dogru degildi;islamda milliyetçilik ve ırkçık olmadıgı için,islam toplumunu parçalamanın en kolay yolu mezhebi ayrılıklardır.insan ve akıl özgürse ihtilaflar olacaktır.düşünsel ihtilaf ,fikirlerin çarpışmasını,harekete geçmesini,ilerlemeyi ve hakikate varması sağlar.

etem taşlıyan 12-08-2009, 21:06

hadi diyelim yanlış söylemedi . bu günün müderris geçine şahıslarının zihinlerinin resetlenmesi lazım..
ekmek arası bu din yaşanmaz gazoz arası peygamber hayatın tahkiki yapılmaz ... ters yüz olmuş postlara neyi anlata bilirsiniz ...


islam hiçkimsenin babasının tekelinde kafatasının içinde oluşturduğu viruslerden ibaret değildir...

alifurkani 12-08-2009, 21:04

Biz Bu Bel'amları hakketmiyoruz ! İslamı anlamayan, anlamayı bırakın Anlamanın ne demek olduğunu düşünecek kapasitesi olmadığı konuşma tarzından hareketlerinden belli olan bu tipoloji dayatılan karşıtı olan Furuat e. ve karanlık düşünceleri ile benzerlik göstermekte.... Dikkat ettiniz mi Furuat e. tutarsız-tipik hareketler sergilemekte-göstermekte.Durduk yerde ağlama-ağlamama arasındaki Hastalıklı tavırlar.....Evet Furuat e. ilkokul diploması bile tartışmalı bir tip, komedyenimiz cübbesiyle Terzi abisinin yanında dikiş-nakış işlerini öğrenirken çoook deeerin bilgilere ulaşmış ama o da ilkokul bitirdiği şüpheli bir tip ! İlginç değil mi bu ülkede İslama önderlik konumunu işgal edenler eğitim almamış tipler ; 3 ay medresede bulunan Saidi Kürdi gibi o da sonunda eğitime dayanamaz ve oradan Kaçıverir.....Evet bu ülkenin Deeerin hocaları bunlar......Motor eğitimi almış Parti lideri deeerin Hocayı da unutmayalım !

Habil MERT 12-08-2009, 12:24

Tolga bey... siz hala araştırma aşamasındasınız anlaşılan.. yukarıdaki yorumarın sahipleri belliki uzun zaman önce kimin ne olduğu kim kiminle nerede ne zaman ne yapıyor meselesini çözmüşler.. öfkemiz her fırsatta tevhid adalet ekolünü kafirlikle itham eden tipleredir.. öfkemiz ne olursa olsun kendilerinin bize olan öfkesinin yakınına yaklaşmayız! ellerine geçecek ilk fırsatta bizim gibi tipleri (müslüman - hac 78) asacaklarınıda bilmelisiniz.. emin olun altaylı ve dostlarını asmazlar!

Tolga 12-08-2009, 04:26

Yaa sizler hangi dinin mensubu, hangi medeniyetin müntesibi olarak buraya yorum yazıyorsunuz..İçinizde biriken bu kinin sebebi nedir acaba..Bahsettiğimiz kişi baştan sona yanlış şeyler söylesede o yanlışlar karalamayla, hakaretle mi düzeltilir sizin anlayışınızda..Arkadaşlar hiçbir yanlış bu şekilde kindar bir şekilde düzeltilemez..Bize merhamet, bize hüsn-i zan, bize emin olmadığımız bir haber hakkında yorum yapmama, bize münafığın getirdiği haberi araştırma yakışır..ALLAHA emanet olunuz...

SİMURG 09-08-2009, 19:36

İlim, Amel, takva, cihad ve tevhidi mücadeleyle meşhur olmayan bilakis içi boş cüppesiyle meşhuuuuur medyatik-mafyatik bir prototip olarak karşımıza çıkıyor Ahmet Mahmut Bey. "Onlar müminlere karşı merhametli, kafirlere karşı ise şiddetlidirler." ayetine rağmen islami camiaadan bazı kesimlere ateş püsküren, tekfir eden, hedef gösteren bu zat-ı cüppeli; çarşaflı ve tesettürlü bacılarımıza fahişe diyecek kadar alçak olan Fatih Altay'ın programına çıkarak ona güler yüzle nabza uygun görüşler beyan ederek neyi amaçlamaktadır acaba? Jet-ski haberlerini plaj görüntülerini teşhir eden medyanın önünde zilletvari bir tarzda durarak aslında kendisinin bildikleri gibi biri olamadığını yani irticacı, mürteci, şeriatçı olmadığını bilakis sistemle, laik, kemalist rejimle uyuşan bir yapıya sahip olduğunu mu göstermektedir. Altaylı'nın programında Ata-putu öven onu yücelten Cüppeli acaba takkiye mi yapmaktaydı? Eğer takkiye yapmışsa küfre girmiştir. Çünkü kendisi bir çok sohbetinde şiileri takkiye yaptığından dolayı tekfir etmiştir. Eğer takkiye değilde içtenlikle söylemişse yine de küfre girmiştir. Tağutları meşru ve msüpet göstermek küfür değil de nedir? İlim hikmetsiz olunca karşımıza cüppeliler çıkar. içi boş bir cüppe ve sarıkla ilmi hikmetiyle anlamaya çalışanlara saldırdığı görürsün. Bu da yetmez kendisi gibi dar kalıplar içinde düşünmeyenlere tağutlardan ve dinsiz-siyonist medyadan da destek alarak saldırdığını görmek feraset ehli için ibretlik bir manzaradır.

Muhammed Şeriati 09-08-2009, 18:06

SeLamuLLahi aLeykum ve rahmetuhu,

Kapitalist ve Geleneksel islamın, bidat ve hurafelerle ayyuka çıkarıldığı bir sistemin uzantısı oLan ahmet cübbeli'nin, fatih altaylı gibi islama savaş açmış seküler palavralı bol kahkahalı şahsiyetsiz birini kabul edip, programına katıllması, tencere ile kapak ilişkisini hatırlattı bana.

serdar özmen'in Taliban talebelerine benzettiği ahmet cübbeli konusuna gelince, ebuzerr ile mervan'ın adamlarını bir tutmuştur gözümde. el- insaf.

VesseLam.

Habil MERT 09-08-2009, 14:53

http://www.timeturk.com/img-src=picsyenibb_3gif-border=0Cübbeli-Ahmet-ne-demişti-ne-yaptı-_85748-haberi.html

İslamoğlu için kullandığı ifadelerden "ölüm fetvası" sonucu çıkaranlarda var... Bakın siyon yanlısı medyaya çıkan hocalarla alakalı neler demiş önceleri.. :)

Habil MERT 09-08-2009, 14:50

Said Nursiyi mahkemeye çıkarırlar suçu ağırdır: şeriat istemek! sende şeriati istiyormuşsun doğrumu ?derler.. Mahkeme salonun penceresi açıktır ve dışarıda idam sehpasında isyancılar! (şehidler) sallanmaktadır.. Said Nursi ; "evet şeriat için bin canım olsa feda ederim (mealen) Ancak! onlar gibi değil " !!! diyerek bahçede asılı duran cesetleri gösterir............................. bu tavır bana hep itici gelmiştir.. bugünde kendi menfaati için sistemin cezasına yada nefretine mahkum kişileri saray mollaları ekranlardan aşağılamakta yada Said Nursinin tavrına benzer şekilde "ben öyle biri değilim.. valllah billah değilim.." tarzını sürdürmekteler.. Buradan Fetullah Güleni yada Şevki Yılmazı savunduğum anlaşılmasın... Ama kim olursa olsun hizbi yada cemaatsel çıkarlar adına böyle takla atmak adam gibi adamların işi olamaz..
Bugün birçok tip birilerine yaranmak daha çok kitap satabilmek için başka hizip ve grupları yerin dibine sokarak bir yerlere gelme çabasında.. Kimliğini başkalarını karalayarak ifade eden yada oluşturan tipler rakiplerinin yok olmasıyla yok olma sürecine girerler...
Cübbelinin İslamoğlu için ölüm fetvası denebilecek izahatları duyuyoruzki bazı derin gruplar tarafından "emrin olur" tarzında çoktan anlaşılmıştır..

hüseyin ilhan 08-08-2009, 18:46

sistemden beslenenler sistemi yani veli-i nimetlerini niye tatışadursunlarki!hala 4 mezhep zihniyettini taşıyan zavallılara diyecek pek birşey yok

CCH_HATTAB 08-08-2009, 16:59

Eyvallah Hocam, yazınız ve tespitleriniz gayet güzel.

Cübbeli Hoca'nın Fatih Altaylı ile olan bir kaç bölümlük programına ve yine bir kaç yıl önce Show TV'de haber programına çıkmasına binanen:

Cübbeli Hoca'nın kendisi bir vaazında malum bir kesimden bahsederken söyle diyor: "Onların tasvip ettiği, buyrun kanalımızda çıkın konuşun dediklerinden ne tavizler almışlardır demektir.Bunlara mutlaka dikkat edin! Hangi hoca olursa olsun, Hangi hoca olursa olsun.Bir mason kanalında konuştuğu zaman mutlaka taviz vermiştir..... Niye bu kadar müsbet Hoca'yı konuşturmuyorlar?Konuşturmazlar ! Onlarla (konuşturduklarıyla) anlaşmalıdırlar..."

Videoyu seyretmek isteyenler için: http://www.youtube.com/watch?v=-7cLY5MkeVw

alifurkani 08-08-2009, 14:18

Cübbesiz Komedyen !İslamı temsil etme görüntüsüyle ortaya çıkarılan şu Cahil Bel'ama bakın !Tam lafazan, tekerlemci ve cahil !terzi yamakları İslamın sözde temsilcisi olarak yutturulmaya çalışılıyor.Binlerce dolarlık Villanın içerisinde Geviş getirerek ziftlenen Komedyenimiz, birzamanlar Başörtüsü için eylem yapan yiğit kardeşlerimize çalıştığı radyoda haşa F.... diyebiliyordu... aslında söylediği nitelendirmenin er versiyonu olduğu halde !herhalde bu şeytani şahsiyetler Şeytanın yardımcısı konumundaki Bel'amları tanıtacaklar doğal olarak.

Yorum yaz

Yorumunuz editör onayından sonra yayımlanır.

Bu sitede yalnızca sitenin çalışması için gerekli çerezler kullanılır. Ölçümleme çerezleri için onayınızı isteriz. Ayrıntı: Çerez Politikası ve KVKK Aydınlatma Metni.