İçeriğe geç
15 Ağustos 2026, Cumartesi
ALİ ŞERİATİ Bir Şehid, Bir Şahid
MUSTAFA YILMAZ ŞİİRLERİ

bir avuç eflatun bir tutam gül beyazı

bir avuç eflatun bir tutam gül beyazı kanla yıkanmış lengerlerde közlenir alaca yüreğimiz bir mahpushane türküsü gibi miri malı değil alın terimiz bir avuç eflatun bir tutam gül beyazı bozlaklarla göynüyen bir adam için aşk neyin künyesidir bezirganlar hem muannid hem de sahtegi pıtrak gibi dolanırlar eteklerimize yaz…

Yazan mustafa yılmaz· 7 Nisan 2009 · 1 dk okuma · 15.564 okunma
Normal

bir avuç eflatun bir tutam gül beyazı

kanla yıkanmış lengerlerde

közlenir alaca yüreğimiz

bir mahpushane türküsü gibi

miri malı değil alın terimiz

bir avuç eflatun

bir tutam gül beyazı

bozlaklarla göynüyen bir adam için

aşk neyin künyesidir

bezirganlar hem muannid

hem de sahtegi

pıtrak gibi dolanırlar eteklerimize

yazılmıştır geceye çay ve tütün

tütün ve kahır

kahır ve gurbet

ekmeğimize kattığımız tuz gibi

acının tiryakisi olmuşuz biz

emeğin havalisinde şehsüvar

gaza niyetine yağız ve delikanlı

ölümü bir seccade gibi yayıp

kevser kokularında çil çil

gürgen dallarında gövermiş

getirip serdik alnımızı merdane

ağırlaşan yakamoz gecelerine

ırgat tarlalarında çilekeş

ölümün yumağını çözdük biz

bir köy çobanı gibi

yüreğimizi bir kavala bağlayıp

sırtımızda kepenek

ibrişim kaşlarından geçerek

ay yüzlü sevgilinin

bir mengeneyi kırar gibi

bir tohumu çatlatır gibi

yüzümüz atlas hançeremiz bozlak

göğsünde gedik açtık dünyanın

hey dağlar hey ala dağlarım

koynunda yarim ağlar

huma kuşu uçmaz bizim göğümüzde

fetretine düşmüşüz insanlığın

hançerlenir eşgalimiz ha bre

sözlerimiz kalebent

gergefe çekilmiş erguvan

sel sebil olmuş akar kanımız

idil havası uğramaz şehirlere

çünkü şair sözleri çarmıhtadır

sokaklarda telsiz sesleri

hafta sonu haberlerinde bir kadın

ölü bulunmuştur palas otelde

harmaniyesi soğuk ve taşkındır

zümrüt yakut ve zeberced

sahtiyan bir çantadan dökülür

oysa görklüdür çocukların gözleri

geceye yazılan türküler gibi

gureba tekkesine sığınmıştır ayrılık

ne yana düşer hicabi

böğürtlen tadında gözler

alaca bir kıyamet gibi

gelüben mağrur ve kederli

taflan taflan yağarak

yanarak kerem gibi

tutup kabzasından şimdi

şair sözlerini kaldırmak vaktidir

yani vakit ikindidir

öyleyse eğer yaşamak gerek

yaşamak gerek tek atımlık da olsa

kanla yıkanmış lengerlerde

közlenir alaca yüreğimiz

bir mahpushane türküsü gibi

miri malı değil alın terimiz

bir avuç eflatun

bir tutam gül beyazı

bozlaklarla göynüyen bir adam için

aşk neyin künyesidir

Bu yazıyı paylaş
Okur Katkısı

Yorumlar (3)

veysel menekşe 17-09-2009, 04:01

"Derdin nedir oğlum senin?" in künyesi dir.
Künh'üne ermeyen kari ' nin dibacesidir....

Şairler de kasılır bazen....Olsun..
Kasımpatı koklayınca geçer.
Meğer ki Orkide' ye meyl etmemiş olsun.

Zafer İlkin 05-08-2009, 21:42

evet ali ye katılıyorum... iyice kasmış şair kendisini... zorlama bir şiir olmuş bence de..

ali 04-07-2009, 18:39

sanki biraz kasılmış insanlar anlamasın diye. yunus emre türkçesi bile kullanılmış. çok fazla bilinmeyen kelime var. biraz artistlik yapılmış. editörden ricam kelimelerin anlamları yazılsın aşağıya çünkü bence şiir şair için değil kitle içindir. kuran gibi hem anllaşılır hem de şiir olan yazılar okumak dileğiyle.

Yorum yaz

Yorumunuz editör onayından sonra yayımlanır.

Bu sitede yalnızca sitenin çalışması için gerekli çerezler kullanılır. Ölçümleme çerezleri için onayınızı isteriz. Ayrıntı: Çerez Politikası ve KVKK Aydınlatma Metni.