İçeriğe geç
15 Ağustos 2026, Cumartesi
ALİ ŞERİATİ Bir Şehid, Bir Şahid
MEMLEKET MESELELERİ

Cüzzamlıyı İyileştirdiyse Zalimliğine Anlayış mı Göstermeliyiz?

Türkan Saylan hakkında aklımızda kalan son fotoğraf karesi, Hürriyet gazetesinde kendisiyle yapılan söyleşi oldu. Orada, başörtülü üniversite öğrencilerine haksızlık etmiş olabileceği yönünde içinde küçük bir kuşku kalıp kalmadığı sorusuna kesin inançlı olarak “Asla” demişti. “Asla, bu konuda çok netim!” Bununla da ka…

Yazan Fikritakip· · 1 dk okuma · 13.059 okunma
Normal

Türkan Saylan hakkında aklımızda kalan son fotoğraf karesi, Hürriyet gazetesinde kendisiyle yapılan söyleşi oldu. Orada, başörtülü üniversite öğrencilerine haksızlık etmiş olabileceği yönünde içinde küçük bir kuşku kalıp kalmadığı sorusuna kesin inançlı olarak “Asla” demişti. “Asla, bu konuda çok netim!”

Bununla da kalmadı “ikna odaları”nın mucidi, “Zaten o örtüleriyle erken koca buluyorlar” diyerek ortada bir sorun olmadığını söyledi kendince. Yani son sınıfa gelmiş başörtülü bir öğrenciyi okuldan atarak mağdur etmiş olsalar bile evlenerek paçalarını kurtardıklarını ve ortada üzülmeyi gerektirecek boyutta bir mağduriyet olmadığını söyleyebilmişti pişkin pişkin.

“Çocuklar namaz kılacaklarına bale yapsınlar” diyen Saylan’ın ardından okunan ve okunması talep edilen rahmetler tuhaf bir durum ortaya çıkarıyor bu nedenle. Hem rahmeti dilenen Allah’ın dininin tüm değerlerine karşı savaşmış olması bakımından, hem de uyguladığı ağır faşizm ve ayrımcılığı anlayışla karşılamamızın beklenmesi bakımından.

Saylan cüzzamlıyı iyileştirdi diye hayatı boyunca dindarlara uyguladığı zulüm, ayrımcılık ve faşizmini anlayışla mı karşılamalıyız?

Medyadaki yansımalardan anlaşıldığı kadarıyla, evet öyle, anlayışla karşılamalıyız. Bununla kalınmıyor, ne kadar ayrımcı olursa olsun, ne kadar zulmetmiş olursa olsun, ikna odalarında ne kadar çok sayıda başörtülü öğrencinin hayatını karartmış olursa olsun o sırf cüzzamlıyı iyileştirdi diye cennete gitmeyi garantilemiş biri!

Hz. Ömer şöyle anlatıyor: Hayber savaşı günü, Hz. Peygamber’in arkadaşlarından bazı kimseler, “falanca şehit oldu, filanca şehit oldu” derken, bir adama rastladılar ve onun için de “falanca adam şehit oldu” dediler. Hz. Peygamber başını kaldırdı ve buna itiraz etti: “Hayır! Çaldığı hırka yüzünden ateşte olduğunu gördüm.”

Hz. Peygamber’in yanıbaşında olmuş, çok iyilikler ve yararlılıklar göstermiş, bununla da yetinmemiş, savaşta canını vererek en büyük fedakarlığı göstermiş bir sahabe -Peygamber’in ifadesiyle- cehenneme gitmişse demek ki filan yararlı iş, kötü işi götürürek hayatın neti alınmıyor.

Hayata, insan onuruna, dine saygısı olan bir zihin bu kriteri baştacı etmeli.

Tarihteki ve bugünkü zalimleri eğer yaptıkları iyilikler nedeniyle anlayışla karşılamaya başlarsak zulmün insanlık onuru karşısındaki yeri belirsizleşir.

Saylan’ın kurduğu ikna odalarının ne anlama geldiğini anlamak için orada uygulanan yöntemin faşizmin sorgu yöntemlerinden ödünç alındığı hatırlatalım. Işık altında kamerayla kayıt, kalabalık sorgucu timinin (hepsi de üniversite hocası!) çapraz sorular, hakaretler ve tehditlerle genç kızın başını açması için yaptığı baskının kimi zaman saatlerce sürdüğü anlatılıyor mağdurlar tarafından. Binlerce öğrenci bu işkenceden geçirildi 28 Şubat sürecinde.

Sorgu sonrasında canına kıymak isteyenler de çıktı, hayata küsüp evinde odasına kapananlar da! Psikolojik tedavi görenlerin sayısı ancak tahmin edilebiliyor.

Kendisine rahmet okunması beklenen Saylan ise bu büyük zulümden tövbe etme fırsatını nasıl değerlendirdi? “Asla! Bu konuda çok netim. Onlar militan oluyorlar. Hem zaten örtülü oldukları için erken evleniyorlar.” diyerek.

Bu son sözlerle adaletin Rabbi Allah’ın huzuruna gitti zalim Saylan!

Cenazesinde kendisine övgüler yağdıran imamın günah çıkarma seansı değil, Allah’ın adaletinin nasıl tecelli edeceği önemli artık bu aşamada.

Allah’ın dinine hayatı boyunca uzak durmuş, o dinin dindarlarından nefret etmiş, o dinin dindar kızlarına zulmetmiş Saylan gibi biri bir yana; bu dine hayatı boyunca hizmet etmiş, Hz. Peygamber’in yanıbaşında tüm iyiliklerin insanı olmuş bir sahabe için bile ne diyordu Allah'ın Rasulü: “Hayır! Çaldığı hırka yüzünden ateşte olduğunu gördüm.”

Cami hocasının Saylan’ı cennete göndermeye çok hevesli olması, aldığı siparişi yerine getiren bir tür halkla ilişkiler faaliyeti.

Böyle imamlar bulmak zor değil Türkiye’de. Onlar sayesinde bu dünyadaki imajı kurtarmak da mümkün olabilir. Ama asıl öte dünya önemli değil mi?

Öte dünyaya inanmayanların bile ona rahmet okunmasını talep etmesi asıl meselenin bu dünyadaki halkla ilişkiler olduğunu gösteriyor!

Saylan örneğinde dindarlardan talep edilen, onun yaptığı zulümleri anlayışla karşılayıp ölünün arkasından konuşmamaları. Yani Saylan’ın arkasından hiçbir zulmünü, ayrımcılığını, faşist dünyasını, dini değerler ve dindarlara duyduğu nefreti anlatmamamızı istiyorlar. Sessizce geçiştirelim istiyorlar.

Âdet buymuş onlara göre!

Hayır âdet bu değil. Asıl âdet, zalimin zulmünü unutturmamaktır. Böylelikle insanlık haysiyeti korunabilir, yeni zulümlerin önü alınabilir.

Onların istediğini yapmak, tarihin zalimleri hakkında da konuşmamak demek. Hangi vicdan bunu bekleyebilir bir dindardan.

İkna odalarını unutmamızı beklemek, böyle bir zulmü tarihin tozlu sayfalarında unutulmaya terketmeyi istemek nasıl bir taleptir!

Böyle düşünenlere, karısıyla birlikte kendisini Hz. Peygamber'e ve dindara zalimlik yapmaya adamış Ebu Leheb hakkındaki Allah’ın şu sözleriyle karşılık veririz:

“Ebu Leheb'in elleri kurusun, zaten kurudu da. Ne malı ne de kazandığı onu kurtaramadı. Alevli bir ateşe girecek. Karısı da. Odun taşıyarak hem de…” (Tebbet Suresi)



20 May 2009  

Kaynak: www.fikritakip.com

Bu yazıyı paylaş
Okur Katkısı

Yorumlar (9)

Eser Kirazlı 14-03-2012, 11:04

İnsanların acılarını dindirmek kadar ulvi bir şey varmı.
Bir insan Allaha olan borçlarından cezasını çekecektir. Lakin insanlığa olan katkıları, acı çeken insanları iyileştirirken kelecek kuşaklara dahi hizmet bırakması, allah nezdinde yazıdaki iftiralardan daha değerlidir. Bizler ne dersek diyelim Bizleri Yaratan her şeyi görüyor. Hele hele günümüzde insanlık suçlarının unutturulmaya çalışılması; İlahi Adalet mutlaka tecelli eder ve edecektir. Türkan Saylan için saygı ve muhabbetle.

ömer şafak 14-02-2011, 16:05

Umut arkadaşım, bireyin özgürlüğü devletin bölünmez bütünlüğünden de bilmem ne ideolojisinden de daha kutsaldır,ve bunlara kurban edilemez. ne Saylan'a ne de Soylan'a söz düşmez. İkna odalarını ne sanıyorsun, orada hoş beş mi yapıyorlardı sanıyorsun. Ya güldürme beni gözünü seveyim.

murat 04-06-2009, 01:39

İkna odaları faşistliğin tam bir örneğidir.bir insanı sırf giydiği kıyafet için o odalara almak ve saatlerce psikolojik işkenceye maruz bırakmak...Ne yazık ki Nur serterin iddia ettiği gibi öyle "püsküt ve çay ikramı yapılan odalar"değil.Basbaya bi tür işkencenin yapıldığı odalar.Bunun abartıldığını söyleyen biri ya bu konuda yeteri bilgiye sahip değildir ya da maalesef empati kavramından bihaberdir.TÜrkan Saylanın yaptığı bazı iyilikler konusunda samimiyeti de şüphelidir.ÇYDD nin en büyük projesi olan "haydi kızlar okula"kampanyasının altında bile başka bi niyet vardır ne yazık ki.İsteyen varsa bunun nedenini de yazarım,fazla uzatmak istemiyorum

bünyamin 03-06-2009, 08:50

Ayrık otuna merhamet etmek,buyday'a zulumdür..Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.Ömrü boyunca dine özellikle islam'a,başörtüsüne,başörtülüye düşmalık edmiş,bir kişeye rahmetmi okuyalım yanİ?.

ahmet nas 03-06-2009, 01:39

Eğer bu yazıyı yazan düşündüğüm kişi ise, pes doğrusu diyeceğim. Piyasada herkes kendisini az çok tanır. Bu yazarın bu sitede olması benide çok rahatsız etti. Konu türkan saylan vs değil. Konu bu lafları samimiyetsiz birisinin söylemesi. Burası yeri değil, ama kısaca şunu diyebilirim ki; kendisi onlarca hırka çalmış birisidir. Şimdi milli görüşçü oldu tayyip belediyeden şutladığı için, bir arada turkuaz hareketine girmişti. Yarın kimbiliri ne olacak. Bu samimiyetsizlerin piyasada ahkam kesmleri artık beni kusma noktasına getirdi.

Oğuzhan Özdemir 02-06-2009, 21:26

Burada Türkan Saylan hakkında ve ona bağlı olarak belirtilmesi gerekenler hakkında şu durum söz konusudur: Türkan Saylan dindarlardan nefret edebilir ya da onları sevebilir fakat kimse kimseye "demokratik, insan haklarına sahip, çağdaş ve sosyal adaletin olduğu" söylenen bir ülkede başını örtmeyeceksin diyemez, mini etek giyemezsin denilemeyeceği, denmediği gibi! Türkan Saylan değil başka birisi de bir ateist de olabilir, mesela Sartre, ama hayatına bakın, ömrünü entelektüel alanda ve eylemde sömürülen Cezayirliler, diğer müslümanlar ve diğer zulüm görenler adına Batı'ya karşı söve söve mücadele ile geçirdi, Nobel verdiler ideolojiktir diyerek almadı! Şeriati için bir dinim yok ama olsa idi Şeriati'ninki olurdu dedi, Şeriati de Camus dahil kendisi için insanlığını tamamlamış kişilerdir dedi. Türkan Saylan bir hıristiyan da olabilir, bugün en ufak bir zorlukta eğilip bükülen bizim gibi kokuşmuş müslümanlara karşılık ömrünü ezilenler ve hak için mücadele ile geçirenler olmuştur Hıristiyan veya hatta Yahudiler vardır şuan, hapiste tutuklu gençler var israil'de. Mühim olan düşünceleri, dünya görüşü, şu dine sahip olması, bu mezhepten olması, dindar ya da laik olması değil, her türlü haksızlık, sömürü ve çarpık iktidara karşı olması, İNSAN olması önemli olan. İstiklal Mahkemelerinde bir sürü insan astılar ,her ulus devlet kurarken olan katliamlar. Komünistleri dinsiz diye müslümanlara şikayet eden devlet, bugün dindarları solculara yobaz diye şikayet ediyor. İnsan olmak gerek

şeriati nurettin meriç 02-06-2009, 16:16

UMUT tamamen haksızsın.... bir insanın maddi alandaki başarısı göz önüne alınarak mana alanındaki faşizmi asla sarf-ı nazar edilemez.... MAKYAVEL derki: eğer bir insanın zaferlerini dikkate alarak toplumsal alandaki haksızlıklarını tecziye etmezseniz devlet git gide çürür der.... eğer bir kanun çıkarıyorsanız buna bizzat siz uymazsanız kimse uymaz... ki bunu en bariz şekilde keni ülkemizde görüyoruz... kanun koyucular kendileri uymuyorlar koydukları kanuna önce... biraz dürüst düşünmek gerekir.... söyledikleri sözler daha taze bu mevtanın.... yüce insani değerler ekseninde düşünmek ve karar vermek icap eder... yazılan ne cevabınız ne arada keskin bir paradoks var.... tekrar okumanızı öneririm.... ki bu konudaki yazılan bütün yazıları okudum... umutla selamla duayla muhabbetle kalemle yazıyla kitapla devrimle.....

Ahmet 01-06-2009, 21:39

Hakkı haykıran bir yazı olmuş. Yazanın ve yayınlayanın ellerine sağlık. Ali Şeriati adına açılmış bir site de her zaman ve her zeminde hakkı hakikati haykırmalı zaten. Bazı kişiler ısrarla bir şeyleri görmemeye çalışıyor. Yazılanların hepsi de gerçektir. SELAMETLE...

umut 31-05-2009, 21:37

yalan ve iftirayla hatta daha doğrusu kinle yazılmış bir yazı. ikna odalarının faşizm olduğu yalan ve abrtıdır-ben de tasvip etmesem de-.dindarlara düşmanmış da bilmem neymiş de . hem yazıyı yazanın ismi görünmüyor.rahmetli Saylan a saldırmalarının sebebi siyasidir, işlerine gelmemesidir.bu kadar kinle,nefretle yalanla dolanla nereye varabilirsiniz anlayamıyorum.sırf sizin daracık fikri dünyanıza uymayan şekilde düşündüğü için insanların öteki dünyalarına bile karışmaya kalkıyorsunuz.-hani bu dünyasını tartışmaya bile gerek yok zaten siz haklısınız her zaman-
böyle yazılar Ali Şeriatinin adını anan bir siteye yakışmıyor.

Yorum yaz

Yorumunuz editör onayından sonra yayımlanır.

Bu sitede yalnızca sitenin çalışması için gerekli çerezler kullanılır. Ölçümleme çerezleri için onayınızı isteriz. Ayrıntı: Çerez Politikası ve KVKK Aydınlatma Metni.