İçeriğe geç
15 Ağustos 2026, Cumartesi
ALİ ŞERİATİ Bir Şehid, Bir Şahid
MEMLEKET MESELELERİ

"İslami Mücadelede Öncü Şahsiyetler"

Haksöz dergisinde yayınlanmış inceleme-araştırma, biyografi, kavramlar, Kur'an çalışmaları tarzındaki konuların, konu bütünlüğü gözetilerek kitaplaştırılması yönünde Ekin Yayınları tarafından sürdürülen çalışmalar ilk meyvesini verdi. "İslami Mücadelede Öncü Şahsiyetler" çıktı. İslami mücadeledeki öncü şahsiyetler hak…

· 1 dk okuma · 13.749 okunma
Normal

Haksöz dergisinde yayınlanmış inceleme-araştırma, biyografi, kavramlar, Kur'an çalışmaları tarzındaki konuların, konu bütünlüğü gözetilerek kitaplaştırılması yönünde Ekin Yayınları tarafından sürdürülen çalışmalar ilk meyvesini verdi. "İslami Mücadelede Öncü Şahsiyetler" çıktı.

İslami mücadeledeki öncü şahsiyetler hakkında bilgi sahibi olmayan ya da derli toplu bilgilere ulaşmak isteyen yeni nesillerin mevcut birikimden yararlanmaya olan ihtiyacı da göz önünde bulundurularak yayınlanan "İslami Mücadelede Öncü Şahsiyetler", kadimden bu yana Hz. Peygamber'in yolunu sürdürme, bunun önündeki engelleri kaldırma, yaşanılan çağa uygun bir anlayış ve yaşayış biçimini oluşturma yolunda gayret gösteren; bugün dünyanın pek çok bölgesindeki Müslümanların sahibi olduğuusuli değerlerin ve dünyayı okuma perspektiflerinin oluşumunda katkıları bulunan İslami mücadeleninmümtaz şahsiyetlerini tanıtmayı görev addediyor.

Kitapta İbn Tumert, İbn Teymiyye, Kadızadeliler Hareketi, Muhammed Bin Abdulvehhab, Cemaleddin Afgani, Muhammed Abduh, M. Reşid Rıza, Ebu'l Kelam Azad, Hasan el-Benna, Mevdudi, Seyyid Kutub, Malik Bin Nebi, İmam Humeyni, Ali Şeriati gibi şahsiyetlerin biyografileri, düşünceleri, mücadeleleri, öne çıkan yaklaşımlarının analizleri yer alıyor. Ekin Yayınları, bu şahsiyetlerin bizlerin anlam dünyasındaki yerini; vahyi tecrübenin ortak hakikatlerinin ortaya çıkışına ve farklı çağ ve dönemlerde yaşamış olmalarına rağmen vahyin merkezde olduğu bir din algısı, dünya görüşü ve yaşam biçiminin tesisi için ıslah, ihya ve tecdid çabalarına güçleri oranında katkı sağlamış olmaları olduğunu kitabın önsözünde belirtiyor.

Ekin Yayınları, kitabın önsözünde şu ifadelere yer veriyor: "İslami Mücadelede Öncü Şahsiyetler çalışmasını hazırlarken, geçmişten bu yana ortak kabullerimize omuz vermiş kardeşlerimizin telif yazılarına öncelikli olarak yer vermeye gayret ettik. Haksöz dergisinin yanında, Dünya ve İslam dergisinde neşrolunmuş bazı yazılar ile çalışmamızın amacına uygun bulduğumuz Haksöz-Haber sitesinde yayınlanmış bir makaleyi de kitaba kattık. Bazı yazılara ise konu ile ilgili yeni araştırmaların ışığında elde edilen bilgileri aktarmak amacıyla küçük müdahalelerde bulunduk."

Kitapta gerek Haksöz'de, gerekse Dünya ve İslam dergisinde çeviri mahiyetinde yayınlanmış olan Batılı ve Türkiye dışından bazı araştırmacıların makaleleri konuyla bağlantılı olarak incelenebilmesi/istifade edilebilmesi için her bölümün sonuna kaynak olarak konulmuş. Bazı şahsiyetlerle ilgili olarak yeni dönemde yayınlanan bazı eserler de okuyucuları haberdar etmek açısından "Yararlanılabilecek Kaynaklar" olarak kitapta eklenmiş.

Ekin Yayınları'nın kitapta yayınladığı önsöze göre, Haksöz Okulu Serisi, önümüzdeki tarihlerdeKur'ani kavramlarla devam edecek. Haksöz okuyucularının ve duyarlı çevrelerle yapılan istişarelerin de bu çalışmaları hızlandırma konusunda kendilerini teşvik ettiğini belirten Ekin Yayınları,  Haksöz'ü iki kapak arasındaki bir dergiden çok öte bir çizgi, bir anlayış, bir yaşam biçiminin toplu ifadesi, bir birliktelik halesi olarak algılayan müslümanların doğal süreç içerisinde aidiyet bilincinin bir ifadesi olarak dillendirdikleri "Haksöz Okulu" tabirini, çalışma ve çabalarının semerelerini isimlendirmek amacıyla kullanmayı uygun gördüklerini ifade ediyor.

Haksöz Okulu Serisi'nin bu ve bundan sonraki çalışmalarının tarih, kültür, edebiyat, siyaset, inceleme-araştırma, Kur'ani kavramlar ve çeşitli başlıklar halinde Kur'an çalışmaları yapmak isteyen insanlarımıza katkı sağlamasını umuyor; bu vesileyle geçmişten bugüne Haksöz dergisine emek vermiş/vermeye devam eden kardeşlerimize de emek ve çabalarının devam etmesi duasıyla şükranlarımızı sunuyoruz.

Bu yazıyı paylaş
Okur Katkısı

Yorumlar (10)

mustafa 28-09-2011, 10:38

yukarıda mezkur isimlerin çoğu ehli sünnete muhalif vehhabi öncüleridir aldanmayın

nuray 14-03-2010, 22:16

addedilen görev Allah rasulünün öncülüğünü ettiği tevhidi akidenin devamında azmeden ilmeden şahsiyetleri günümüz insanına tanıtmak örneklendirmek Hak Davanın erlerini mücadeleleri nisbetinde günümüze taşımak inşAllah.Rızayı Allah olan işinize Mevla süreklilik lütfetsin gönüllere tesirli kılsın kolaylıklar versin...esselamu aleykum..

veysel menekşe 20-07-2009, 07:03

İçtihat kapısının kapanmasındaki öncü rolü de asla inkar edilemez..
Bu hususta Gazzali sadece bir günah keçisidir.
Teymiyye başka bir kapı aralamış ta değildir.
Mevcut mirası yıkamış , kirlerinden arındırmış, ütüleyip naftalinledikten sonra da..
Bi daha kirletilmesin deyip bi güzel kilit altına almıştır..
Seleflerine de sandığın üstüne bağdaş kurup oturmak ve bekçilik etmek kalmıştır..
Bu manada kesin ahbaridir.
..............
Teşbih' e karşı çıkarken , mücessime'ye ve ahiren vahdet-i vücud'a geçit verebileceğinin far-
kında mıydı o da meçhuldür..
.......
O'nu öncülediklerini ima edenlerin O'nu örneklediklerini söyleyebilmemiz de kolay kolay mümkün
görünmüyor..Ercüment Bey rahmetli ; Pek severdi Teymiyye' yi...Ancak Teymiyye O'nu pek se-
ver miydi emin değilim..Katline fetva vermez idiyse öpsün de başına kosun du...
Hele hele şu aralar islami hareket'e ara gazı vermekte pek iştahlı olduğu görülen sayın
İlhami Güler' i kıtır kıtır kestirtmez idiy se ben de ne oluyum yani...
Hele hele yok " şiir şizofreni 'nin nesi olur? "....Yok "acaba Almanyalı H.BÖLL alışkanlıklarımızın
iki günü eşit olmayan katolik (ama gizli müslüman)müfettişlerinden midir ? " gibisinden elfaz-- küfr
ler nutk eyleyen Dr . M. Yılmaz' ı da aynı şekilde gıyır gıyır gıydırmaz idiyse yine ben ne oluyum yani. İ.Hareket pilavı daha çook su götürür kardeş

veysel menekşe 20-07-2009, 05:52

İbn-i Teymiyye' ye de temas edelim.(r.a)
9 ila 10. yy.larda yaşamıştır. İbn--i Arabi' (r.a) nin çağdaşı da değildir.
O vakitler "İslami Hareket "nam bir hareket filan da yok idi..
Bu tabire ol hazret dahi muhtemelen gülümsemeden geçemez idi..
Kezalik.
Kadızadeliler ve Abdulvahhab zamanında dahi böyle tesmiye edilen bir hal mevcud değil idi...
Olmayan bir durumun öncüsü olmak nasıl oluyor varın siz takdir eyleyin..
"İslami Hareket " başlangıç noktasını bu kadar gerilere götürecek ise şayet..
Şeyh Bedreddin (r:a) in ne suçu var , Hasan Sabbah' ın ne suçu var?.
Hatta Ahmed Yesevi' nin dahi Dihlevi 'den geri kalır yanı kalmasa gerekti..
.......
İbn-i Teymiyye Şia düşmanı da değildir.
Sufi düşmanı da değildir..
Kendisine dayatıldığı manada mezhebperest filan da değildi..
Bütün Arab alim ve düşünürlerinde olduğu gibi sadece ve birazcık Arabçı idi.
Bu da şimdiki koşullarda bile bir kusur değildir.
Sair ulus ve milletler in alim ve düşünürlerinde de bu hassasiyet aynen mevcuttur.
"Ne mutlu Türk'üm diyene!"
"Yaşasın Farslık gurur ve şuuru! "
"Tanrı Kırgızlar'ı korusun ve bu arada Özbekler'in canına da okusun yani ! "...... Gibi....
...........
İbn-i Teymiyye' nin kaşımızı onarıp gözümüze sürme çektiği doğru bir tesbittir..
Gözümüzü çıkarıp elimizi kolumuzu bağladığı tesbiti de doğru bir tesbittir ama..

veysel menekşe 20-07-2009, 04:56

Kitabına uygun ..Kitabına uydurulmuş her iddia ; her karşı eleştiri daima hoşumuza gidiyor..
Bu kötü alışkanlıktan kesin vazgeçmemiz gerek..Dr. Yılmaz' ın kulakları çınlasın..
..........
Abdulvahhab ' a gelince...
Kitaplarını okuduk..Daha doğrusu Arabça bilen bir dostumuza ...
Arabça aslından okuttuk hemi de..
İbn - Teymiyye öğrencileri hep böyle oluyosa istemez kalsın..Biz almayalım..
Osmanlıya karşı isyan ettiği rivayeti de sahih ve sarih bir rivayet değildir..
Necid' liler adına sair kabilelere karşı bir kalkışmanın müftülüğünü yapmıştır hepsi bu
Ancak mezhebinde hafızdır..Müçtehid anlamında alim de değildir..
Kahve..sigara...vb..keyif vericiler hakkında verdiği mütekeffir fetvalarla meşhur olmuştur..
İşbunları içenlerün katline cevaz virmekle...
IV. Murad ' tan feyz almış olmaklığı kuvvetle muhtemeldir...
Bilad - ı Hicazda döktüğü ve döktürdüğü kanlar ürküttüğü kurbağaya değmemiş olub...
Aksine elan Kabe ve mücavir sahalarını " Mülk-ü Abdülaziz "telakki eden zihniyete..
İnkılabi İslami Devlet hediyye eyleyerek ;
İmam Humeyni' ye öncülük etmekle yetinmiş olsa gerektir..
...

veysel menekşe 20-07-2009, 04:00

Yusuf Kardeş'e
Cevabın güzel...
Oğuzhan' ı bilmem ama benim yorumumda partizanlık kokusu var..Doğrudur..
Nazik uyarınız için teşekkürler..
Sevmek zorunda da değiliz.. Bu da doğrudur.. Ancak...
Sevmemiz için dayatmalara maruz bırakıldığımız da doğrudur..
Bahsi geçen eserde zikredilen isimlerin birbirini tamamlayan isimler olmadıkları ;
Bilakis birbirlerini çoğu yerde anlamayan ve çoğu yerde de..
Anlamak istemeyen şahsiyetler oldukları da ortadadır..
Eğer partizanlık yapmayacaksak ve partimizin şu anki pragma ' sının selameti bakımından...
Bazı acı gerçeklere gözlerimizi kapatacak isek...
Hasan el Benna 'nın isminin "öncü şahsiyet "olarak anıldığı bir kitapta.
Said Nursi'nin , S.Hilmi Tunahan ' ın , A. Arvasi ' nin isimlerinin de zikredilmesi gerekirdi..
Abdulvahhab ' ın İngiliz piyonu olduğu ithamı yanlış malumata dayanan bir itham değil se ; başka bir isimle karıştırılmış olması muhtemeldir...
"Abdulvhhab ' ın hangi kitabını okudunuz da..." eleştirisine gelince...
Che 'nin , Ö.Muhtar' ın ; Malcolm' un herhangi bir kitabını da okumadık..
Hitler ' den de " Kavgam " yüzünden nefret ediyor değiliz..
.....
Ve fakat sen de haklısın Yusuf Kardeş!..
Bu ülkede eleştiriler hep kitap üzerinden yapılıyor..Buna alıştırıldık...

yusuf 19-07-2009, 00:17

partizan kafası ile okunmamasını söylemeniz elbette güzel o isimlere yaklaşımınızda partizanca olmazsa daha güzel olacak.kimseyi sevmek zorunda değilsiniz ama oğuzhan beyin muhammed b. abdulvahap hakkında ingiliz piyonu demesi olya partizanca yaklaştığının göstergesi.muhammed b. abdulvahabı ne kadar tanıyorsunuz kaç tane kitabını okudunuz ki bu yakıştırmaları yapabiliyorsunuz.

muhammed b. abdulvahab a karşı en büyük önyargının olduğu ülke tahminimce türkiye bu da muhammed b. abdulvahabın osmanlıya karşı mücadelesinden kaynaklanıyor uzunm lafın kısası milliyetçilik kokan bir önyargıdır bu...

Veysel Menekşe 16-07-2009, 01:41

Oğuzhan'a katılıyorum...
Ali Şeriati' nin Bu iki isim arasında kompozisyon konusu yapılması bile düşünülemez...
Birkaç isim daha var...Onlar da pek içe sinen isimler değil..
Paket Program izlenimi veren bir çalışma..
Tıkıştırmaya,, Sıkıştırmaya gerek yok..
Yine de okunmalı...
Ancak partizan kafasıyla değil...
Hakikati hakikaten öğrenme arzusu ile...
Wesselam!...

Oğuzhan Özdemir 15-07-2009, 10:52

Kadızadeleri hiç sevmem, teoride gayet mantıklı gözüken istekleri saçma sapan durumlara ve felaketlere yol açmıştır, hurafeleri temizleyeceğiz diye kendileri dönemin başına daha büyük hurafeler getirmişlerdir, özellikle de asırlardır tekke ile kavgalı olan medreseyi sırtlayıp tekkelere karşı kanlı girişimlere sebebiyet vermişlerdir. ibn teymiyye'den de pek haz etmem. Abdulvehab sanırım bu vehhabiliğin kurucusu olarak anılan ingilizlerin piyonu şahsiyet. Mevdudi, Hasan el Benna ve Seyyid Kutub duyulmadık isimler değil, İmam Humeyni ve Şeriati dışında geri kalan isimleri bilmiyorum.

furkan 14-07-2009, 10:32

özelikle gençler için çok faydalı olacak emeği geçen abilerimize teşekürler

Yorum yaz

Yorumunuz editör onayından sonra yayımlanır.

Bu sitede yalnızca sitenin çalışması için gerekli çerezler kullanılır. Ölçümleme çerezleri için onayınızı isteriz. Ayrıntı: Çerez Politikası ve KVKK Aydınlatma Metni.