İçeriğe geç
15 Ağustos 2026, Cumartesi
ALİ ŞERİATİ Bir Şehid, Bir Şahid

‘Kavl-i İnsan’ın Tükenişi yada Yenik ve Öfkelidir Hakikat

Anlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât Bin türlü teseyyüb bulunur hânelerinde Ziya Paşa Yenik ve öfkelidir hakikat. Siz buna namus da diyebilirsiniz. İcatların acılar ürettiği bir çağ yaşadığımız. Etiketlerle kalitenin belirlendiği naylon bir çağ. Kültür dünyası kokuşmuş, bilgi neyin bilgisi belli değil. Toplum narkoz…

Yazan Dr.Mustafa YILMAZ· 8 Mayıs 2007 · 1 dk okuma · 10.290 okunma
Normal

Anlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât

Bin türlü teseyyüb bulunur hânelerinde

                   Ziya Paşa

Yenik ve öfkelidir hakikat. Siz buna namus da diyebilirsiniz. İcatların acılar ürettiği bir çağ yaşadığımız. Etiketlerle kalitenin belirlendiği naylon bir çağ. Kültür dünyası kokuşmuş, bilgi neyin bilgisi belli değil. Toplum narkozlanmış. Toplum için sığınacak bir yer kalmış elbette; ecza! Prozac kullanacaksın kederi dağıtmak için. Oh ne ala! Az gelişmiş bir ülkede geri kafalı aydınlar tiyatrosu buyurun seyredin.

Hakikat yenik ve öfkeli! Başka bir yolu var mı? Hakikate yandaş olmak cüzzamlı gibi kovalanmayı getirir. Her savaşta yenilmiştir hakikat. Öfke kılcallarda yer tutmuştur. Taşlar bağlanmış köpekler azat edilmiştir. Çakallar sofrasında nazik ceylan eti. Hakikat cehaletin kilisesine elbette giremez.

Hürriyet değil markalı kölelik tercih ediliyor.  Gölgesiz ağaçlar, kokusuz çiçekler, tatsız sular, kör gözler, sağır kulaklar moda diye anılıyor. Hayal çoğalmış hatırat azalmıştır. Sesler yerini kakofoniye bırakmıştır. Piyasa şartları, cari yasalar ve gelecek beklentileri içinde varlık gösteren hayaletler ülkesindeyiz.

Değerler yok edilmeli, anomi iktidarını kurmalı. Resmen ‘anarşi’. Her gün yeni bir oyuncak peşinde koşan şımarık çocuklar. Akılsızlar akıl diyor, gönülsüzler gönül. Nerde aklı ve gönlü bir bedende tevhid edecek adamlar. Aristo’dan beri bildiğimiz bir şey var; tabiat boşluk kabul etmiyor. Çanaklar it yalıyla doldurulmuş, çıkınlarda haramzade ganimetleri. Beyinler sulandırılmış, mideler bulandırılmış.

Kırk yıl konuşmuş adamların vaazlarını dinliyoruz hala. Derde derman yok. O çok bilinen türküdeki gibi: ‘ağam buradan gidelim, bu yerler viran oldu’. Hakikat şu ki yenilmişlere muhtacız. Yani hakikate. Liberal utanmazlıklardan bıktık. Ölümlerle büyüyoruz. Büyüdükçe ölüyoruz. Yazarlar, şairler levazımattan bahs açıyorlar hakikatten değil. Görüntülerle uyanıyoruz görüntülerle uyuyoruz. İnsanın kavli bitmiştir.

Hakikat öksüzdür. Yalan kusurları gizleyecek bir merhamet ve iyilik örtüsüne bürünür. Hakikat murailiklerin düşmanıdır. Hakikat, hürriyeti arayan ruhun haykırışı. Yalan, uyuşturucuya müptela olmuş bir beynin sayıklamaları. Hakikat yalnızdır. Öksüzlükten doğar yalnızlığı.

Yazarlık ve şairlik utanmazlıklar için bir kılıf olmuştur. Artık edebin yoksa edebiyat yaparsın! Para çoğalmış iman azalmıştır. Namus yenilmiştir. Hakikat dilsizdir. Dilsiz yani susturulmuş. ‘Siyaset kavas, ilim köle, sanat ihtilaç’. Zıtların birliğine hakikat diyoruz. ‘Aşk varolmak istiyorsa yasakları çiğnemek zorundadır’. Hakikat yasakların üzerine yürür. Çağdaş toplum yalnızlığı yasaklıyor. Yalnızlık yasaklanınca aşk da yasaklanıyor, hakikat de.

Yalan saltanatını kurunca hakikat susturulur. Hakikatin susuşu kavl-i insanın bitişi! Artık hükmi yenilginin sonucu öfkedir. Öfke bir varoluştur orada. Galipler mağlupların hikayesini yazar. Yalan yine hükümrandır. İman bitmiş, namus yok edilmiş, hikaye bitmiştir.

Parçaların bütünün yerini aldığı ayrıntılar dünyasında yaşıyoruz. Bu ayrıntılar dünyası yalan ve kibir üzerine kurulu. Aynı zamanda ümitsizlikler çoğaltan bu dünya, hakikatin lehçesine yabancı. İnsan zindanda. Elleri bağlı insan çakallarla savaşmak zorunda.

İdrakin yok edildiği bir toplumda sloganlar süslü yalanlardır artık. Herkes kendi adasında bir Robinson! Yalanını ezberleteceği bir Cuma arıyor. Hakikat yalanın puslu havasında görünmez olmuştur. Kapitalizme düşman olanlar kapitalistleşme yarışında. Komünistler komünizmden ürküyor. Dindar dinini oyuncak edinmiş. İşte idrak ve onurdan mahrum bir toplum fotoğrafı. Hakikate yandaş olanlar için bir sürgün. Sığınacak bir tekke kalmıştır; yenilginin icbar ettiği yalnızlık ve öfke.

Menfaatlerin onurun yerini aldığı bir yalan dünyasındayız. Hakikate yandaş olarak yazmak artık bir ölüm çığlığı gibi geliyor. Ekranları ve sütunları işgal etmiş gulyabaniler yalanı bin bir hokkabazlıkla satıyor. Her biri bir çetenin borazancısı olmuş idraksiz adamlar onlarca yalanı bir ağızda söyleyiveriyor. Dil yok edilmiştir. İnsanın kavli tükenmiştir.

Öfke ve yenilgi yeniden bir varoluşun imkanıdır artık. Kavl-i insanın namus cilvesiyle ayağa kalkışını istiyoruz. Ey bakışları miyoplaştırılmış kardeşim, kardeşlerim! Görüntülerin arkasındaki hakikati ara. Arama bul. Ayak uçlarına dikilmiş bakışlarını ufka döndür. Yarının tarihi sana ne diyor?

Hakikat, adına reel denilen dünyada olmayanı arama ameliyesidir. Olmayanı arama yada yanlış şeyi arama. Bununla beraber hakikati aramak, peşinde olmak büyük fedakarlık ister. Fedakarlık yapanlar bunu kendilerinden bile saklamak zorundadırlar. Hakikat, karşılıksız ve beklentisiz fedakarlıklar sonucunda tecessüm eder.

Veyl olsun insanın kavlini ayağa düşürenlere, şan olsun hakikate, hakikate yandaş olup yenilenlere.

Bu yazıyı paylaş
Okur Katkısı

Yorumlar (14)

dursun karaman 16-07-2010, 21:19

teşkler güzel mısraların için kardeşim inan bu mısraların içindeki karamanların duygulandırdı beni böyle güzel cümlelerin içinde kendimi bulunca hayal dünyamda kayboldum şimdi ne yana gitsem bulamıyorum kendimi eğer hala arıyosan mutluluğu yakala bu cümlende beni veysel kardeşim sana teşk ..

veysel menekşe 20-07-2009, 11:23

Dursun Karaman'a !.

"Kim titreyen iki küçük mumunu söndürmez!?. "
"Şafağın bir anlık görünümü için !.."

..........
Karanlıktan şikayet eden de kim ?.
Daha söndürecek çook neon' larımız var..
............
Mumlarımızı israf edemeyiz...
Bu karanlık ışıltılar için değmez.
.............
Gören mumla görüyor da değildir.
Görmeyen ' in körlüğü de karanlıktan naşi değildir.
.............
Görür gözleri görmez eden bir ışık vardır ki iyi biliriz.
...........
Yaktığın mum'u da söndür Karaman!
Bırak karanlık kalsın..
.....
Gözlerimiz de dinlensin biraz..
Çook kamaştı çook !...
İşbu karanlıkta
........
Bu kadar Karaman!
Hepsi bu !...
........

Wesselam !

kasım 29-06-2008, 19:33

tesbit etmek düsünmenin hareket etmek imanın ürünüdür

evin 03-05-2008, 16:46

hakikatin güzel tasvircisi sayın mustafa yılmaz bey;
elazığdan bir akşam üstü gül damlayan kaleminizden okuduğum bu satırlar beni yeniden düşünmeye, yaşamın manasını aramaya ve anlamaya teşfik etti..hakikate yandaş olup cüzzamlı gibi kovalanmak olmalı işim,çıkınımda helal ganimetler,yalan değil hakikat kurmalı saltanatını yüreğimde ve varsın bu yalnızlık ölene dek benimle olsun..aşk yalnızlık değilmiydi zaten....saygı ve sevgilerimle..evin çiftçi

memet 29-01-2008, 18:09

ne zaman hüseyinin kurban olduğu hakkikatler yolunda yürümeye başlarsak inşallah ozaman yezid zihniyetlerin sonu gelecektir inşllah

cedit 01-12-2007, 01:25

yüreğinize elinize sağlık Allah razı olsun..

Buluç Tümer 01-11-2007, 22:52

Müvekkilinin hakikat oldugunu ibraz eden bu agabeyimize sonsuz şükranlarımı sunarım.Doğruyu biz Fuzulinin,Nedimin,Yunus Emre'nin torunlarına yakışır bir tertipte, böylesine yoğun hissiyatının numunesini önümüze serer biçimde ikram ettiği için kendisine bahsettiği hakikatin bir gençlik sesi olarak yazın okundu ve gönlümüzü pakladı demek isterim...

hassan 10-09-2007, 17:07

ben diye bir özne olmak istiyorum.ALLHA ŞÜKÜR GÖREN GÖZLER VE ALGILAYABİLEN BİR BEYİN VERMİŞ İNSANA dahası asi ve tam bir farkındalikla yazılmiş bu yazıyı ben son derece samimi bulmakla birlikte artık bu üslubun kendisini hissettirdiği baska bir yazıyı okumak istemiyorum....herkes bunun farkında olmayabilir farkında olmak istemeyeni neylersin????bunun ismi şu olmuş hakaikat öfke ve yenilginin diğer ismi olmuş..vs.bu sömürü üslubun bana hiçbir getirisi olmaz olmadı olmayacak da...artık şikayet etmenin yerine başka bir şeyler bulun mümkünse değilse insanı arabesk sevdalısı yapacak bir gidişe özendirip yaraya tuz basmayın..rica ediyorum..vesselam

rukniddin 21-08-2007, 16:58

" bizlere ait evimizin hakikat bahçesi varken hayallerdeki sözde hakikat bahçelerinde bize ait olmayan bizi öteki gören bahçelerde aradık dolandık durduk"..

Emre Özkan 09-08-2007, 02:33

Mü'min hikmetin peşinde olmalı...
Hikmeti bulduğunda hakikat çıkar ortaya...
Zor'dur hakikati ifade etmek...
Zalim sultanın karşısında hakkı söylemekten daha zor...
Tek başınadır...
Ne yapsın tek başına ise ve herkes yanılıyorsa...

Muhittin 08-08-2007, 13:05

Selam olsun hak ve hakikat bekçilerine.Ruhları şad olsun hakikat uğruna can verenlere... selam olsun size hislerimrze tercüman oldunuz.. dilinize sağlık.....

CESİM GÜLSARI 07-08-2007, 20:35

sa diline sağlık Allah senden razı olsun düşüncelerimize tercüman olmuşsun son cümleniz dahada güzel şan olsun hakikate,yandaş olup enilenre sa

kevser 06-08-2007, 17:51

Bir hakikatta vardır ki hakikatin ta kendisi olan Allah'ın hakikate yüklediği asi özgürlük.Aslında hakikat özgürlüğünü kimsenin tekeline vermiş değil. Sadece insanlar hakikat diye bildikleri kısıtlayıcı geçeklere kanarak beşerliklerine geri döndüler. Bizler ise hakkikate malik olan Allah'ın kitabını pusula edinerek hakka sahib çıkanlarız .Yazınızdan bu vurdumduymazlıklara ne kadar içerlediğiniz belli.Hüznünüzü paylaşıyorum aeo.

DURSUN KARAMAN 06-08-2007, 12:01

HER ŞEYDEN DERT YANACAĞIMIZA BİZDE ELİMİZDEN NE GELİYORSA ONUN İYİSİNİ YAPMALIYIZ. ÇİNLİ BİLGENİN DEDİĞİ GİDİ KARANLIĞA KIZACAĞINA BİR MUM YAK.

Yorum yaz

Yorumunuz editör onayından sonra yayımlanır.

Bu sitede yalnızca sitenin çalışması için gerekli çerezler kullanılır. Ölçümleme çerezleri için onayınızı isteriz. Ayrıntı: Çerez Politikası ve KVKK Aydınlatma Metni.